Çeviri, yalnızca iki farklı dil arasındaki sözcük değiş tokuşu değil; bir kültürün ruhunu, dünya görüşünü başka bir coğrafyaya taşıma eylemidir. Tanınmış çevirmen Walter Benjamin’in de belirttiği gibi, "Çeviri, bir yapıtın yaşama devam etme biçimidir ve onun ömrünü uzatır." Gerçekten de çeviri sayesinde edebi bir eser, doğduğu toprakların sınırlarını aşarak evrensel bir nitelik kazanır. Bu yönüyle çeviri, yazarın ürettiği orijinal metni başka bir dilde yeniden inşa eden yaratıcı bir sanattır. Nitekim telif eser yazmak sıfırdan bir dünya kurmaksa çeviri yapmak o dünyayı başka bir iklime, ağaçlarını ve nehirlerini soldurmadan nakletmektir. Edebiyat dünyasında çevirinin bu dönüştürücü gücü, orijinal metnin durağanlığını kırarak ona dinamik bir soluk kazandırır.
Bu metnin anlatımında düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, tanık gösterme ve karşılaştırmaya başvurulduğu yargısı doğru mudur?
Cevap: Cevap