Kant, bilginin sınırlarını ve kaynağını sorgularken insan zihninin kurucu rolünü ön plana çıkarır. Ona göre, bilginin oluşumu için deneyim yoluyla gelen duyusal veriler şarttır; ancak bu veriler zihnin apriori (deney öncesi) formları ve kategorileri tarafından işlenmedikçe anlamsız birer yığından ibarettir. Zihin duyulardan gelen malzemeyi kendi yasalarına göre düzenleyerek bilgiye dönüştürür. Dolayısıyla insan, nesneleri 'kendilerinde oldukları gibi' (numen) değil, zihninin kurucu yapısının izin verdiği biçimde yani 'görünüşler' (fenomen) olarak bilir.
Bu parçadan hareketle Kant'ın kritisizmiyle ilgili;
I. Bilgi, sujeden (özne) bağımsız nesnel bir gerçekliğin zihne doğrudan yansımasıdır.
II. Bilginin inşasında akıl aktif bir biçimlendirici, deney ise bu biçimlendirme için gerekli içeriği sağlayan bir kaynaktır.
III. İnsan zihni, kendi sınırlarını aşan metafiziksel alanın (numen) kesin bilgisine deneyüstü akıl yoluyla ulaşabilir.
yargılarından hangileri savunulabilir?
- AYalnız I
- Yalnız IICevap
- CI ve II
- DII ve III
- EI, II ve III