Soru

Zorluk: ZorHz. Muhammed'in İstişareye Önem Vermesi

Hz. Muhammed, Bedir Savaşı’nda ordunun yerleştirileceği yer hususunda Hubâb b. Münzir’in önerisiyle kendi fikrinden vazgeçmiş; Hendek Savaşı’nda ise Selmân-�� Fârisî’nin önerisi doğrultusunda şehrin etrafına hendek kazılması kararını onaylamıştır. Buna mukabil, Hudeybiye Antlaşması sürecinde sahabenin bazı maddelere yönelik yoğun itirazlarına rağmen, kendisine bildirilen vahiy ve ilahi işaretler doğrultusunda antlaşmayı imzalamıştır. Bu tarihsel uygulamalar birlikte değerlendirildiğinde, İslam’daki istişare prensibi ve Hz. Muhammed’in bu prensibi hayata geçirme biçimiyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılabilir?

  1. A
    Hz. Muhammed, toplumsal mutabakatı vahyin bildirdiği hükümlerden daha öncelikli görerek sahabenin ortak iradesini her alanda nihai karar mercii olarak kabul etmiştir.
  2. B
    Vahiyle bildirilen dinî hükümler ile dünyevi işler arasında bir ayrım bulunmadığı için istişare, ibadet ve inanç esasları da dahil olmak üzere dinin tüm alanlarında uygulanmıştır.
  3. İstişare, vahyin doğrudan belirlemediği içtihat ve strateji gerektiren beşerî ve toplumsal alanlarda işletilen bir süreç olup vahiyle sabit olan mutlak dinî hükümlerin sınırlarını aşamaz.Cevap
  4. D
    Sahabenin görüşlerine başvurulması, vahyin eksik veya belirsiz kaldığı inanç ve ahlak meselelerinde dinî hükümlerin tamamlanması amacına hizmet etmiştir.
  5. E
    İstişareye dayalı kararlar yalnızca Hz. Muhammed'in kişisel tercihlerini yansıttığı için, bu kararlardan dinî bir ilke veya ahlaki bir önderlik modeli çıkarılması mümkün değildir.

Cevap

İstişare, vahyin doğrudan belirlemediği içtihat ve strateji gerektiren beşerî ve toplumsal alanlarda işletilen bir süreç olup vahiyle sabit olan mutlak dinî hükümlerin sınırlarını aşamaz.
Doğru cevap, istişarenin alanını ve sınırlarını doğru bir şekilde açıklamaktadır. Hz. Muhammed, vahiy ile kesin olarak belirlenmiş ibadet ve inanç esasları gibi mutlak dinî hükümlerde istişareye başvurmamış, vahiyle belirlenen sınırlara uymuştur. Buna karşılık, savaş stratejisi (Bedir ve Hendek gibi) ve toplumsal yönetim gibi vahiyle doğrudan belirlenmemiş, içtihat ve strateji gerektiren beşerî/dünyevi konularda sahabenin görüşlerini almış ve onlarla istişare etmiştir. Bu durum, istişarenin vahyin sınırlarını aşamayacağını ama vahiyle düzenlenmemiş alanlarda ortak aklı harekete geçirmek için kullanıldığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüldeki tarihsel olayların analiz edilmesi
Bedir ve Hendek savaşlarındaki kararların askeri/stratejik dünyevi konular olduğu, Hudeybiye Antlaşması'ndaki kararın ise vahiy/ilahi işaret kaynaklı dini/ilahi bir sınır içerdiği tespit edilir.
Soruda verilen örneklerin hangi temellere dayandığını ayırt etmek, istişare ile vahiy arasındaki sınır çizgisini bulmak için gereklidir.
2
İstişare kavramının sınırlarının belirlenmesi
Peygamberin, hakkında kesin vahiy bulunmayan konularda arkadaşlarına danıştığı (istişare ettiği), ancak vahiy gelen hususlarda sahabenin itirazlarına rağmen vahye itaat ettiği belirlenir.
İstişarenin hangi alanlarda geçerli olduğunu ve vahye göre konumunu saptamak sorunun çözümünü sağlar.
3
Doğru yargının seçeneklerden seçilmesi
İstişarenin vahyin doğrudan belirlemediği dünyevi ve toplumsal alanlarla sınırlı olduğu ve vahiyle gelen mutlak hükümleri aşamayacağı yargısına ulaşılır.
Tarihsel verilerden çıkarılabilecek en kapsamlı ve doğru ilkeyi bulmak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

İstişare ve Vahiy İlişkisi
Bu soruyu puanla