Canlılar Dünyası

58 soru

Soru 41Soru

Canlıların filogenetik sınıflandırılmasında kullanılan bazı kategoriler aşağıda karışık olarak verilmiştir. Bu kategorileri, içerdikleri sağlıklı canlılar arasındaki genetik benzerlik oranı en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama Cins - Familya (Aile) - Takım - Sınıf şeklinde olmalıdır. Filogenetik sınıflandırma basamaklarında türden aleme doğru gidildikçe canlılar arasındaki genetik benzerlik oranı azalır. Bu doğrultuda en dar basamak olan Cins en yüksek genetik benzerliğe sahipken, en geniş basamak olan Sınıf en düşük genetik benzerliğe sahiptir.
Filogenetik sınıflandırmada kullanılan basamaklar küçükten büyüğe doğru Tür, Cins, Familya, Takım, Sınıf, Şube ve Alem şeklindedir. Bu basamaklarda küçük birimden büyük birime doğru gidildikçe canlılar arasındaki ortak gen sayısı, homolog organ benzerliği ve genetik benzerlik oranı azalır. Buna göre, verilen basamaklardan en dar kapsamlı olan Cins kategorisindeki canlılar arasındaki genetik benzerlik en yüksek, en geniş kapsamlı olan Sınıf kategorisindeki canlılar arasındaki genetik benzerlik ise en düşüktür. Sıralama Cins - Familya (Aile) - Takım - Sınıf şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen sınıflandırma basamaklarının hiyerarşik yapıdaki konumlarını belirlemek.
Hiyerarşik sıralama küçükten büyüğe doğru: Cins → Familya → Takım → Sınıf şeklindedir.
Sınıflandırma kategorileri arasındaki büyüklük ilişkisini doğru kurmak çözüm için ilk adımdır.
2
Sınıflandırma basamaklarında değişen özellikler kuralını uygulamak.
Türden aleme (küçükten büyüğe) doğru gidildikçe canlılar arasındaki ortak özellikler ve genetik benzerlik azalır.
Genetik benzerliğin basamaklar arasındaki değişim yönünü belirlemek gerekir.
3
Kategorileri genetik benzerlik oranına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralamak.
Cins (en yüksek benzerlik) → Familya → Takım → Sınıf (en düşük benzerlik) sıralaması elde edilir.
İstenen sıralama yönü en yüksek benzerlikten en düşük benzerliğe doğrudur.

Anahtar Kavram

Sınıflandırma basamaklarında türden aleme doğru değişen özellikler ve hiyerarşik ilişkiler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru

Laboratuvarda protista alemi üyeleri üzerinde araştırma yapan bir öğrenci; amip, paramesyum, öglena ve yeşil alg türlerini incelemektedir. Bu canlıların hücresel özellikleri ve yaşam döngüleri ile ilgili olarak yaptığı aşağıdaki açıklamalardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeşil alglerin selüloz yapılı hücre çeperine sahip olması onların endositoz yapmalarını engellerken, amip hücre çeperi bulundurmadığı için besinlerini fagositozla hücre içine alabilir.

Cevap

Yeşil alglerin selüloz yapılı hücre çeperine sahip olması onların endositoz yapmalarını engellerken, amip hücre çeperi bulundurmadığı için besinlerini fagositozla hücre içine alabilir.
Yeşil algler ökaryotik olmalarına rağmen hücre zarlarının dış kısmında selülozdan yapılmış sert bir çepere sahiptir. Bu çeper, hücre zarının içeriye doğru kıvrılarak besin kofulu oluşturmasını (endositoz) fiziksel olarak engeller. Amip ise hücre çeperi taşımadığı için yalancı ayaklar yardımıyla besinleri fagositoz (endositoz) yoluyla hücre içine kolayca alabilir. Bu durum iki canlı grubu arasındaki temel bir farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre çeperinin varlığının hücre zarından madde geçiş mekanizmalarına (endositoz) etkisini incelemek.
Hücre çeperine sahip olan yeşil alg gibi ökaryotların endositoz yapamadığı, çepersiz amipin ise fagositoz yapabildiği saptanır.
Çeper varlığının endositoz üzerindeki engelleyici etkisini belirlemek.
2
Öglenanın kloroplastında üretilen ATP moleküllerinin hücre içindeki kullanım alanlarını değerlendirmek.
Kloroplastta üretilen ATP'nin sadece fotosentezin ışıktan bağımsız tepkimelerinde (besin sentezi) harcandığı ve sitoplazmik işlerde (aktif taşıma, kamçı hareketi) doğrudan kullanılamayacağı belirlenir.
Kloroplast ATP'sinin hücre içi paylaşım sınırlarını netleştirmek.
3
Paramesyum konjugasyonunun biyolojik amacını ve birey sayısına etkisini sorgulamak.
Konjugasyonun kalıtsal çeşitlilik sağladığı ancak doğrudan birey sayısını artırmadığı (üreme olmadığı) anlaşılır.
Konjugasyon olayının üreme ile karıştırılmasını önlemek.
4
Bakterilerin hücresel organizasyonu ile zarlı organel bulundurma durumunu karşılaştırmak.
Bakterilerin prokaryot olması sebebiyle kontraktil koful gibi zarlı organellere sahip olamayacağı doğrulanır.
Prokaryot hücrelerin organel sınırlarını doğru uygulamak.
5
Protista üyelerinin solunum çeşitlerini ve oksijen gereksinimlerini karşılaştırmak.
Tüm protistlerin hücresel solunum yapmasına rağmen, bazı üyelerin anaerobik (oksijensiz) yollarla enerji ürettiği saptanır.
Hücresel solunum kavramının mutlaka oksijenli solunum olmak zorunda olmadığını ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Protista Alemi üyelerinin hücresel yapıları, madde geçişleri ve fizyolojik özellikleri
Soru 43Soru

Bakterilerin yapısal özellikleri, çoğalma şekilleri ve çevre şartlarına karşı gösterdikleri uyumlar üzerine araştırma yapan bir grup öğrenci, aynı bakteri türünün farklı popülasyonlarını kullanarak aşağıdaki deneyleri gerçekleştirmiştir:

* 1. Deney: Penisiline duyarlı (dirençsiz) ve plazmit taşımayan K popülasyonu ile penisiline dirençli ve plazmit taşıyan L popülasyonu, penisilinsiz uygun bir besi ortamında bir araya getirilmiştir. Bir süre sonra ortamda penisiline dirençli yeni bakterilerin oluştuğu ve toplam bakteri sayısının arttığı gözlenmiştir.
* 2. Deney: L popülasyonunun bulunduğu besi ortamına penisilin eklenmiş ve ortam sıcaklığı 85C85^\circ\text{C}'ye yükseltilmiştir. Süreç sonunda bakterilerin çoğalmasının durduğu ancak bazılarının metabolizma hızını minimuma indirip kalın bir kılıfla çevrili endosporlar olu��turarak hayatta kaldığı belirlenmiştir.

Buna göre, deneylerde gerçekleşen olaylar ve bu bakterilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1. deneyde K popülasyonunun direnç kazanması konjugasyonla sağlanırken, ortamdaki toplam bakteri sayısının artması ikiye bölünme (binar bölünme) ile gerçekleşmiştir.

Cevap

1. deneyde K popülasyonunun direnç kazanması konjugasyonla sağlanırken, ortamdaki toplam bakteri sayısının artması ikiye bölünme (binar bölünme) ile gerçekleşmiştir.
1. deneyde K popülasyonundaki bireylerin antibiyotik direnci kazanması, L popülasyonundan pilus aracılığıyla kurulan konjugasyon köprüsü üzerinden plazmit aktarılmasıyla (konjugasyon) gerçekleşir. Konjugasyon bir üreme şekli olmadığından birey sayısını artırmaz; ortamdaki toplam bakteri sayısının artışı ise bakterilerin eşeysiz üreme şekli olan ikiye bölünme (binar bölünme) ile sağlanır. Bu nedenle bu ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
1. deneydeki direnç kazanma ve sayı artışı süreçlerini analiz etmek.
K popülasyonunun plazmit transferi (konjugasyon) ile penisiline dirençli hale geldiği, toplam bakteri sayısının artmasının ise bakterilerin eşeysiz üreme mekanizması olan ikiye bölünme (binar bölünme) ile gerçekleştiği belirlenir.
Konjugasyon sadece genetik çeşitliliği artıran bir yatay gen aktarımıdır ve birey sayısını artırmaz.
2
Bakterilerin prokaryotik yapısal özelliklerini değerlendirmek.
Bakterilerde mitokondri gibi zarlı organellerin bulunmadığı ve hücre çeperi varlığı nedeniyle endositoz yapamayacakları göz önünde bulundurulur.
Prokaryotlarda sadece zarsız organel olan ribozom bulunur; oksijenli solunum reaksiyonları sitoplazma ve hücre zarındaki enzimlerle yürütülür.
3
2. deneydeki endospor oluşum sürecini yorumlamak.
Endospor oluşumunun olumsuz çevre koşullarına karşı geliştirilen bir hayatta kalma (korunma) mekanizması olduğu, bir üreme yöntemi olmadığı anlaşılır.
Bakteri endospor halindeyken çoğalmaz, metabolizma hızını minimumda tutarak koşulların düzelmesini bekler.

Anahtar Kavram

Bakterilerde konjugasyon (genetik çeşitlilik), binar bölünme (üreme), endospor oluşumu (hayatta kalma) ve prokaryotik hücresel yapı özellikleri arasındaki temel farklar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 44Soru

Aşağıda arkeler aleminde yer alan bazı ekstrem arke grupları ve bu grupların ekolojik/metabolik özellikleri verilmiştir. Bu arke gruplarını uygun a��ıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Metanojenler
Halofiller
Termofiller
Psikrofiller

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Metanojenler - Oksijensiz ortamlarda yaşayarak karbondioksiti hidrojen ile birleştirip metan gazı üreten ve zorunlu anaerob olan canlılar; Halofiller - Tuz Gölü veya deniz tuzu elde edilen havuzlar gibi aşırı tuzlu ortamlarda, hücre içi osmotik basınç dengesini koruyarak yaşayan canlılar; Termofiller - Jeotermal kaynaklar ve derin deniz hidrotermal bacaları gibi sıcaklığın 80C80^\circ\text{C}'nin üzerinde olduğu ekstrem ortamlara adapte olmuş canlılar; Psikrofiller - Kutup bölgeleri ve soğuk deniz dipleri gibi sıcaklığın 5C5^\circ\text{C}'nin altında olduğu ortamlarda aktif enzim sistemlerine sahip olan canlılar.
Doğru eşleştirmede her bir ekstrem arke grubunun biyokimyasal ve ekolojik adaptasyonları gerçeğe uygun şekilde tanımlanmıştır: Metan üretenler metanojenlerle, aşırı tuzlularda yaşayanlar halofillerle, yüksek sıcaklığı tolere edenler termofillerle ve soğuk ortamlarda aktif olanlar psikrofillerle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Metanojenlerin özelliklerini ve yaşam alanlarını belirleme.
Metanojenlerin temel özelliği oksijensiz (anaerobik) koşullarda karbondioksiti hidrojen gazıyla indirgeyerek metan gazı üretmeleridir. Bu nedenle zorunlu anaerob canlıları tanımlayan açıklamayla eşleşir.
Metan sentezi bu grubun ayırt edici metabolik karakteridir.
2
Halofillerin özelliklerini ve yaşam alanlarını belirleme.
Halofiller (tuz sevenler), Tuz Gölü gibi yüksek tuz derişimine sahip ortamlarda hücre içi osmotik dengelerini koruyarak yaşarlar. Bu nedenle aşırı tuzlu ortamları tanımlayan açıklamayla eşleşir.
Tuzcul adaptasyon halofillerin ayırt edici özelliğidir.
3
Termofillerin özelliklerini ve yaşam alanlarını belirleme.
Termofiller (sıcaklık sevenler), yanardağ bacaları ve jeotermal kaynaklar gibi yüksek sıcaklıklı (80C80^\circ\text{C} üzeri) ortamlarda dayanıklı protein ve enzim yapılarıyla canlılıklarını sürdürürler. Bu nedenle yüksek sıcaklığı tanımlayan açıklamayla eşleşir.
Yüksek sıcaklığa tolerans termofillerin ayırt edici özelliğidir.
4
Psikrofillerin özelliklerini ve yaşam alanlarını belirleme.
Psikrofiller (soğuk sevenler), kutup bölgeleri ve soğuk deniz dipleri gibi düşük sıcaklıktaki (5C5^\circ\text{C} ve altı) ekstrem ortamlarda aktif enzim sistemlerine sahiptirler. Bu nedenle soğuk ortamları tanımlayan açıklamayla eşleşir.
Düşük sıcaklıklarda hücre zarı akışkanlığını ve enzim aktivitesini koruma psikrofillerin ayırt edici özelliğidir.

Anahtar Kavram

Arkeler aleminin ekstrem koşullara uyum sağlamış grupları (metanojenler, halofiller, termofiller, psikrofiller) ve bunların ayırt edici özellikleri.
Soru 45Soru

Bakteriler ve arkeler, prokaryotik hücre yapısına sahip tek hücreli mikroorganizmalardır. Ancak arkeler, sahip oldukları bazı hücresel ve moleküler özellikler bak��mından bakterilerden ayrılır ve ökaryotlara daha yakın benzerlik gösterirler.

Buna göre, aşağıda verilen özelliklerden hangisi bakteriler ile arkeler arasındaki farklardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitoplazmalarında ribozom dışında zarlı bir organel bulundurmamaları

Cevap

Sitoplazmalarında ribozom dışında zarlı bir organel bulundurmamaları
Sitoplazmalarında ribozom dışında zarlı bir organel bulundurmamaları ifadesi hem bakteriler hem de arkeler için geçerli ortak bir prokaryotik özelliktir. Bu özellik iki grubu birbirinden ayırt etmekte kullanılamaz, dolayısıyla aralarındaki farklardan biri değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Prokaryot hücre yapısının temel özelliklerini hatırlayınız.
Hem bakteriler hem de arkeler prokaryot hücre yapısına sahiptir ve prokaryotların ortak özelliği zarlı organellere (mitokondri, kloroplast, endoplazmik retikulum vb.) sahip olmamalarıdır.
Soruda verilen özelliklerden hangisinin ortak özellik olduğunu belirlemek için prokaryotik sınırları çizmek gerekir.
2
Arkeler ile bakteriler arasındaki moleküler ve hücresel farklılıkları karşılaştırınız.
Hücre duvarı yapısı (peptidoglikan bulunup bulunmaması), DNA'nın histon proteinleriyle paketlenmesi, intron varlığı ve hücre zarı lipitlerindeki kimyasal bağlar iki alem arasında belirgin farklardır.
Seçeneklerdeki diğer ifadelerin iki grup arasında fark oluşturup oluşturmadığını doğrulamak amacıyla bu karşılaştırma yapılır.
3
Zarlı organel bulundurmama durumunun ayırt edici olup olmadığını değerlendiriniz.
Her iki grupta da zarlı organel bulunmadığı için bu durum arkeleri bakterilerden ayıran bir fark olamaz.
Sonuca ulaşarak doğru seçeneği belirlemek için.

Anahtar Kavram

Arkelerin bakterilerden ayırt edici hücresel ve genetik özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 46Soru

Protista aleminin genel özellikleri ile ilgili olarak sunulan aşağıdaki ifadenin doğru (D) veya yanlı�� (Y) olduğunu belirleyiniz:

"Protista aleminde yer alan canlı türlerinin tamamı ökaryotik hücre yapısına sahip olup, bu alemde hem tek hücreli hem de çok hücreli organizma örneklerine rastlanır."

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

İfade doğrudur. Protista aleminin tüm üyeleri ökaryotik hücre yapısındadır ve bu alemde hem tek hücreli (öglena, amip, paramesyum) hem de çok hücreli (bazı algler) canlılar bulunur.
Protista aleminin tamamının ökaryotik yapıda olması ve algler gibi çok hücreli üyeleri de barındırması nedeniyle sunulan ifade bilimsel olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Protista aleminin hücresel karmaşıklığını incelemek
Alemdeki tüm canlılar ökaryot hücre yapısına sahiptir.
Protista alemi, ökaryotik canlıların sınıflandırıldığı ilk krallıklardan biridir ve prokaryot (bakteri/arke) üye barındırmaz.
2
Alemdeki organizasyon düzeylerini kontrol etmek
Grupta hem tek hücreli (örneğin amip, paramesyum) hem de çok hücreli (örneğin çok hücreli yeşil/kahverengi algler) türler yer alır.
Protista alemi homojen bir grup değildir ve farklı organizasyon düzeylerine sahip canlıları barındırır.
3
Elde edilen bilgileri birleştirerek ifadenin doğruluğunu teyit etmek
İfade tamamen doğrudur.
Ökaryot olma ve hem tek hem çok hücreli formlar barındırma özellikleri biyolojik gerçeklerle tam uyuşmaktadır.

Anahtar Kavram

Protista aleminin genel hücresel özellikleri ve organizasyon düzeyleri
Soru 47Soru

Aşağıda verilen bitki grupları veya örnek türler ile bu canlılara ait ayırt edici morfolojik, anatomik ve üreme özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kara yosunları (Damarsız tohumsuz)
Eğrelti otları (Damarlı tohumsuz)
Açık tohumlular (Kozalaklılar)
Tek çenekli kapalı tohumlular (Monokotiller)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kara yosunları -> İletim demeti bulundurmayan ve rizoit taşıyan özellik; Eğrelti otları -> İletim demeti olan fakat tohumsuz olan özellik; Açık tohumlular -> Gerçek çiçek/meyvesi olmayan ve kozalak taşıyan özellik; Tek çenekliler -> Tek çenekli tohum, paralel damarlanma ve otsu gövdeye sahip özellik.
Bitkiler alemi; iletim demetlerinin varlığına göre damarsız ve damarlı, tohum oluşturma durumlarına göre tohumsuz ve tohumlu olarak gruplandırılır. Kara yosunu damarsız tohumsuz olduğundan iletim demeti içermez ve rizoit taşır. Eğrelti otu damarlı tohumsuz olduğundan iletim demeti içerir ancak tohum yapmaz, sporla ürer. Açık tohumlular kozalaklı olup meyve/çiçek bulundurmaz. Tek çenekliler ise paralel damarlı yapraklara ve tek çenekli tohumlara sahiptir. Eşleştirmeler bu kriterlere tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Damarsız ve tohumsuz bitkilerin özelliklerini belirleme.
Kara yosunlarında iletim demetlerinin (odun ve soymuk borularının) bulunmadığı, suyun osmoz ve difüzyonla taşındığı ve gerçek kök yerine rizoit yapılarının olduğu tespit edilir. Bu özellik ilk seçenekteki ifadeyle eşleşir.
Bitkiler aleminde iletim demetine sahip olmayan tek ana grubun damarsız tohumsuzlar olduğunu ayırt etmek için.
2
Damarlı ve tohumsuz bitkilerin özelliklerini belirleme.
Eğrelti otlarının iletim demeti bulundurduğu ancak tohum üretmeyip sporla çoğaldığı ve döl almaşı gerçekleştirdiği tespit edilir. Bu özellik ikinci seçenekteki ifadeyle eşleşir.
Evrimsel süreçte iletim demetinin ilk kez damarlı tohumsuz bitkilerde ortaya çıktığını ve tohum gelişiminin henüz gerçekleşmediğini göstermek için.
3
Açık tohumlu bitkilerin özelliklerini belirleme.
Çam, ardıç gibi açık tohumluların meyve yapmadığı, tohumlarının kozalak pullarında açıkta bulunduğu tespit edilir. Bu özellik üçüncü seçenekteki ifadeyle eşleşir.
Tohumlu bitkilerde açık ve kapalı tohumlu ayrımının meyve ve çiçek varlığına dayandığını netleştirmek için.
4
Tek çenekli kapalı tohumlu bitkilerin özelliklerini belirleme.
Mısır, buğday gibi monokotillerin tek çenekli olduğu, yapraklarında paralel damarlanma gösterdiği ve otsu gövde yapısında olduğu tespit edilir. Bu özellik dördüncü seçenekteki ifadeyle eşleşir.
Kapalı tohumlu bitkilerin sınıflandırılmasında kullanılan tek çenekli ve çift çenekli özelliklerini ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Bitki gruplarının iletim demeti varlığı, tohum oluşturma yeteneği ve tohum yapısına göre morfolojik ve anatomik özellikleri yönüyle sınıflandırılması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru

Bitkiler aleminde yer alan bazı türlerin morfolojik ve anatomik özellikleri incelenerek, sahip oldukları yapısal organizasyon karmaşıklıklarına göre basitten gelişmişe doğru bir sıralama yapılmak istenmektedir.

Buna göre; ciğer otu, at kuyruğu, göknar ve domates bitkilerinin yapısal gelişmişlik düzeylerine göre en basit (en ilkel) olandan en gelişmiş olana doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ciğer otu, At kuyruğu, Göknar, Domates
Bitkiler aleminde gelişmişlik sırası basitten karmaşığa doğru; damarsız tohumsuz bitkiler (ciğer otu), damarlı tohumsuz bitkiler (at kuyruğu), açık tohumlu bitkiler (göknar) ve kapalı tohumlu bitkiler (domates) şeklindedir. Bu nedenle doğru sıralamada en başta ciğer otu, en sonda ise domates bulunmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Bitki türlerinin ait oldukları sistematik grupları belirleyin.
Ciğer otu: Damarsız tohumsuz, At kuyruğu: Damarlı tohumsuz, Göknar: Açık tohumlu, Domates: Kapalı tohumlu.
Sıralamayı yapabilmek için öncelikle her türün taksonomik grubunun ve bu gruplara ait temel özelliklerin bilinmesi gerekir.
2
Grupları iletim demeti varlığına göre karşılaştırın.
Ciğer otunda iletim demeti bulunmaz (en basit). At kuyruğu, göknar ve domateste iletim demeti bulunur.
Karasal yaşama uyumda en temel evrimsel basamaklardan biri iletim demetlerinin (damar yapısının) kazanılmasıdır.
3
İletim demetine sahip olan grupları tohum oluşturma yeteneğine göre karşılaştırın.
At kuyruğunda tohum yoktur (sporla ürer). Göknar ve domateste tohum oluşumu gözlenir.
Tohum yapısının kazanılması, üremede suya bağımlılığı azaltan daha gelişmiş bir adaptasyondur.
4
Tohumlu bitkileri tohumun korunma durumuna (meyve/çiçek varlığına) göre karşılaştırın.
Göknar açık tohumludur (kozalak yapısı vardır, meyve yoktur). Domates kapalı tohumludur (tohum meyve içindedir, gerçek çiçek vardır).
Tohumun meyve yaprağı (ovaryum) içinde korunması ve çiçek yapısı, karasal adaptasyonun en üst seviyesini temsil eder.
5
Elde edilen verileri en basit olandan en gelişmiş olana doğru sıralayın.
Ciğer otu -> At kuyruğu -> Göknar -> Domates sıralaması elde edilir.
Elde edilen evrimsel basamaklar karmaşıklık derecesine göre düzgünce dizilmiştir.

Anahtar Kavram

Bitkiler Aleminin Sınıflandırılması ve Evrimsel Gelişmişlik Kriterleri
Soru 49Soru

Orman ekosisteminde organik atıkların ayrıştırılmasında görev alan şapkalı mantarlar ile hamurun kabarmasını sağlayan maya mantarları (bira mayası) biyolojik özellikleri bakımından karşılaştırılmıştır.

Buna göre, bu iki mantar grubu için aşağıdakilerden hangisi ortak bir özellik değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücreleri aras��nda koordinasyonu ve besin emilimini sağlayan hif ve miselyum yapılarına sahip olma

Cevap

Hücreleri arasında koordinasyonu ve besin emilimini sağlayan hif ve miselyum yapılarına sahip olma
Hücreleri arasında koordinasyonu ve besin emilimini sağlayan hif ve miselyum yapılarına sahip olma seçeneği doğru cevaptır. Çünkü maya mantarları (bira mayası gibi) tek hücreli organizmalardır ve çok hücreli mantarlarda görülen hif ve miselyum yapılarını oluşturmazlar. Şapkalı mantarlar ise hif adı verilen ipliksi yapıların birleşmesiyle oluşan miselyumlara sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Maya mantarlarının (bira mayası) tek hücreli, şapkalı mantarların ise çok hücreli ökaryotik yapısını analiz edin.
Maya mantarlarının hif ve miselyum içermediğini, şapkalı mantarların ise hiflerden oluşan miselyum yapısına sahip olduğunu belirleyin.
Mantarlarda tek hücrelilik ve çok hücrelilik arasındaki yapısal farkları ayırt etmek.
2
Mantarlar aleminin ortak özelliklerini (ökaryotik hücre yapısı, kitin çeper, glikojen depolama, heterotrof beslenme ve hücresel solunumla ATP üretimi) gözden geçirin.
Verilen diğer özelliklerin (glikojen depolama, ekzositozla enzim salgılama, zarlı organel bulundurma ve hücresel solunum yapma) her iki grup için de ortak olduğunu doğrulayın.
Diğer seçeneklerin neden ortak özellik olduğunu açıklayarak doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Mantarlar alemindeki canlıların tek hücreli (maya mantarı) ve çok hücreli (şapkalı mantar) formlarının karşılaştırılması ile mantarların genel özellikleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 50Soru

Mantarlar aleminin yapısal özellikleri, üreme şekilleri ve ekolojik ilişkileri ile ilgili aşağıdaki kavramları karşılarında verilen doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Miselyum
Kitin
Tomurcuklanma
Mikoriza

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Miselyum hiflerin oluşturduğu ağsı yapı ile, kitin azotlu çeper bileşeni ile, tomurcuklanma maya mantarlarındaki üreme biçimi ile, mikoriza ise bitki kökleriyle kurulan ortaklık ile eşleşir.
Mantarlar alemindeki organizmaların yapısal elemanları (miselyum, kitin hücre çeperi), üreme modelleri (tomurcuklanma) ve ekolojik simbiyotik ilişkileri (mikoriza) doğru biyolojik tanımlarıyla eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Mantarların vücut yapısını inceleyerek hiflerin oluşturduğu dallanmış yapıyı belirlemek.
Hiflerin birleşerek oluşturduğu ağsı yapının 'miselyum' olduğu ve substrata tutunmayı sağladığı anlaşılır.
Miselyum yapısının tanımı ile doğru tanım eşleştirilir.
2
Mantar hücre duvarının kimyasal bileşimini gözden geçirmek.
Hücre çeperinin yapısında azotlu bir polisakkarit olan 'kitin' bulunduğu tespit edilir.
Kitin kavramı ile hücre çeperi bileşeni tanımı eşleştirilir.
3
Maya mantarlarındaki üreme faaliyetlerini analiz etmek.
Tek hücreli bira mayasında hücreden tomurcuk şeklinde çıkıntı oluşarak üremenin 'tomurcuklanma' olduğu belirlenir.
Tomurcuklanma üreme biçimi ile ilgili tanım eşleştirilir.
4
Mantarların bitkilerle kurduğu simbiyotik yaşam birlikteliğini incelemek.
Mantar hifleri ile bitki köklerinin karşılıklı fayda esasına dayanan ortaklığının 'mikoriza' olduğu bulunur.
Mikoriza kavramı ile bitki kökü mütualizmi tanımı eşleştirilir.

Anahtar Kavram

Mantarlar aleminin genel özellikleri, vücut yapıları, üremeleri ve ekolojik önemleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 51Soru

Omurgasız hayvanlar şubesinde yer alan canlılar; vücutlarında omurganın bulunmaması ve sinir şeritlerinin karın kısmında yer alması gibi bazı genel ortak özelliklere sahip olsalar da anatomik ve fizyolojik açıdan kendi aralarında çok büyük bir çeşitlilik gösterirler.

Buna göre, omurgasız hayvan türlerinde görülebilen;

I. kitin yapılı dış iskelete sahip olma,
II. açık kan dolaşımı gösterme,
III. bilateral (iki yanlı) vücut simetrisine sahip olma,
IV. solunumu trake borularıyla gerçekleştirme

özelliklerinden hangileri birden fazla omurgasız hayvan filumunda (şubesinde) ortak olarak gözlenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Açık kan dolaşımı gösterme ve bilateral vücut simetrisine sahip olma özellikleri birden fazla omurgasız hayvan şubesinde ortak olarak görülür.
Açık kan dolaşımı gösterme ve bilateral vücut simetrisine sahip olma özellikleri birden fazla omurgasız hayvan şubesinde ortak olarak görülür. Kitin yapılı dış iskelet ve trake solunumu ise sadece eklem bacaklılar şubesine özgüdür. Bu nedenle doğru cevap açık dolaşım ve bilateral simetriyi içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Omurgasız hayvanlar şubesi altında yer alan temel filumlar (şubeler) listelenir: Süngerler, Sölenterler, Solucanlar, Yumuşakçalar, Eklem bacaklılar ve Derisi dikenliler.
Şubeler ve genel özellikleri analiz edilmeye hazır hale getirilir.
Canlı gruplarının doğru karşılaştırılması için şubelerin netleştirilmesi gerekir.
2
Verilen özelliklerin hangi şubelere ait olduğu incelenir: Kitin yapılı dış iskelet sadece eklem bacaklılarda bulunur. Açık kan dolaşımı yumuşakçalarda (kalamar, ahtapot hariç), eklem bacaklılarda ve derisi dikenlilerde ortaktır. Bilateral simetri solucanlar, yumuşakçalar ve eklem bacaklılar gibi birden fazla şubede ortaktır. Trake solunumu ise sadece karasal eklem bacaklılara (böcekler vb.) özgüdür.
Öncüllerin şubeler arasındaki dağılımı belirlenir.
Hangi özelliklerin birden fazla şubede görüldüğünü bulmak için dağılımın belirlenmesi gerekir.
3
Birden fazla şubede ortak olan özelliklerin açık kan dolaşımı (II) ve bilateral simetri (III) olduğu tespit edilir.
Doğru öncüller II ve III olarak belirlenir.
Soru kökündeki ortaklık kriterini sağlayan öncüller seçilir.

Anahtar Kavram

Omurgasız hayvan şubelerinin genel ve ayırt edici yapısal özellikleri
Soru 52Soru

Aşağıda verilen omurgasız hayvan türlerini, sahip oldukları vücut organizasyonlarının karmaşıklığı ve evrimsel gelişmişlik düzeyleri bakımından en basitten en gelişmişe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Banyo süngeri, Denizanası, Toprak solucanı, Çekirge
Banyo süngeri (Süngerler) dokulaşma göstermeyen en ilkel gruptur. Denizanası (Sölenterler) ilk kez gerçek dokulara ve difüz sinir ağına sahip olmasıyla onu takip eder. Toprak solucanı (Halkalı Solucanlar) bilateral simetri, gerçek sölom ve kapalı dolaşımla daha gelişmiştir. Çekirge (Eklem Bacaklılar) ise kitin dış iskelet, trake solunumu ve çizgili kaslar gibi karasal adaptasyonlarla en karmaşık organizasyonu temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Canlıların ait oldukları filumları belirleyin.
Banyo süngeri Süngerler filumuna, denizanası Sölenterler filumuna, toprak solucanı Halkalı Solucanlar filumuna, çekirge ise Eklem Bacaklılar filumuna aittir.
Evrimsel gelişmişlik sırasını doğru analiz edebilmek için canlı örneklerinin sınıflandırma basamaklarındaki yerinin saptanması gerekir.
2
Filumların yapısal organizasyon seviyelerini karşılaştırın.
Süngerler dokulaşma göstermez. Sölenterlerde ilk kez gerçek doku ve difüz sinir sistemi görülür. Halkalı solucanlarda iki açıklıklı sindirim sistemi, bilateral simetri ve kapalı dolaşım bulunur. Eklem bacaklılar ise çizgili kas, kitin dış iskelet ve gelişmiş solunum/boşaltım sistemlerine sahiptir.
Omurgasız filumları basitten gelişmişe doğru evrimsel bir sıra takip eder.
3
Türleri en basitten en gelişmişe doğru dizin.
Banyo süngeri - Denizanası - Toprak solucanı - Çekirge dizilimi elde edilir.
Sorudaki basitten gelişmişe sıralama yönergesini tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Omurgasız hayvan filumlarının anatomik karmaşıklık ve evrimsel gelişmişlik düzeylerine göre karşılaştırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 53Soru

Bir biyoloji öğretmeni, hayvanlar aleminin omurgasızlar şubesinde yer alan farklı canlı gruplarının yapısal özellikleri ile ilgili tahtaya aşağıdaki bilgileri yazmıştır:

I. Yassı solucanlar grubunda yer alan planaryada bilateral simetri görülür ve sindirim kanalı tek açıklıklıdır.
II. Halkalı solucanlar grubunda yer alan toprak solucanında kan, damar dışına çıkmadan dolaşır ve gaz alışverişi nemli deriden difüzyonla sağlanır.
III. Derisi dikenliler grubunda yer alan deniz yıldızında kalker plakçıklardan oluşan iç iskelet bulunur.

Buna göre, öğretmenin tahtaya yazdığı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III
Öncüllerde verilen tüm ifadeler doğrudur. Planaryada bilateral simetri ve tek açıklıklı sindirim sistemi bulunur. Toprak solucanlarında kapalı dolaşım görülür ve nemli deriden gaz alışverişi yapılır. Deniz yıldızları ise omurgasız olmalarına rağmen kalker plakçıklardan oluşan iç iskelete sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Planarya (yassı solucan) vücut yapısının incelenmesi.
Planaryada bilateral (bilateral) simetri görülür. Sindirim boşluğu tek açıklıklı olup hem ağız hem de anüs görevi görür. Dolayısıyla birinci ifade doğrudur.
Yassı solucanların genel özellikleri ve vücut planı hakkında bilgi tespiti yapmak.
2
Toprak solucanı (halkalı solucan) dolaşım ve solunum sistemlerinin incelenmesi.
Toprak solucanlarında kan damar dışına çıkmaz, yani kapalı dolaşım sistemi bulunur. Ayrıca gaz alışverişi nemli deri yüzeyinden difüzyonla gerçekleşir. Dolayısıyla ikinci ifade doğrudur.
Halkalı solucanların dolaşım ve solunum mekanizmalarını değerlendirmek.
3
Deniz yıldızı (derisi dikenliler) iskelet yapısının incelenmesi.
Deniz yıldızı omurgasız bir canlı olmasına rağmen, mezoderm kökenli kalker plakçıklardan oluşan bir iç iskelete (endoskeleton) sahiptir. Dolayısıyla üçüncü ifade doğrudur.
Derisi dikenlilerin destek ve hareket sistemi özelliklerini analiz etmek.

Anahtar Kavram

Omurgasız hayvan gruplarının genel özellikleri, dolaşım, solunum, simetri ve iskelet yapılarının karşılaştırılması.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 54Soru

Virüslerin genel özellikleri ve yaşam döngüleri ile ilgili araştırma yapan bir öğrenci, aşağıdaki bilgilere ulaşmıştır:

I. Hücresel bir yapıya ve kendi metabolik enzim sistemine sahip olmadıkları için ancak canlı bir konak hücre içinde aktifleşip çoğalabilirler.
II. Enerji üretecek organelleri bulunmadığından, yaşamsal faaliyetleri için gerekli olan ATP'yi ortamda bulunan su ve mineralleri hücresel solunumda yıkarak elde ederler.
III. Antibiyotikler, virüslerin metabolik enzim sistemlerini doğrudan bloke ederek hücre dışı ortamda kristalleşmelerini ve konak hücreye tutunmalar��nı engeller.

Buna göre, öğrencinin ulaştığı bilgilerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Yalnız I ifadesi doğrudur.
Virüsler hücresel yapıya sahip olmayan ve kendilerine ait bir metabolizmaları bulunmayan zorunlu hücre içi parazitleridir. Bu nedenle ancak uygun bir canlı konak hücre bulduklarında aktifleşip çoğalabilirler. Birinci öncülde verilen bilgi bu doğrultuda tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu kontrol etmek.
Birinci öncül doğrudur.
Virüsler hücresel yapı göstermezler, organelleri ve metabolik enzimleri yoktur. Canlılık özelliklerini ancak bir konak hücre içinde gösterebildikleri için zorunlu hücre içi parazitidirler.
2
İkinci öncülün doğruluğunu kontrol etmek.
İkinci öncül yanlıştır.
Su ve mineraller inorganik maddelerdir ve canlılar tarafından hücresel solunumda enerji (ATP) eldesi amacıyla yıkılamazlar. Virüsler de solunum yapmaz, enerjilerini konakçı hücreden alırlar.
3
Üçüncü öncülün doğruluğunu kontrol etmek.
Üçüncü öncül yanlıştır.
Antibiyotikler yalnızca hücresel yapıya ve metabolik enzimlere sahip bakteri gibi canlılara etki edebilir. Virüslerin metabolik enzim sistemi bulunmadığı için antibiyotikler virüslere etki etmez.

Anahtar Kavram

Virüslerin Genel Özellikleri ve Hücresel Olmayan Yapısı
Soru 55Soru

Biyoloji dersinde omurgalı hayvan sınıflarını inceleyen bir öğrenci, suda yaşayan iki farklı omurgalı türü olan mavi balina (BalaenopteraBalaenoptera musculusmusculus) ve balina köpek balığı (RhincodonRhincodon typustypus) ile ilgili araştırma yapmış ve aşağıdaki bilgilere ulaşmıştır:

* Mavi balina: Akciğer solunumu yapan, yavrularını sütle besleyen bir memelidir.
* Balina köpek balığı: Solungaç solunumu yapan, kıkırdaklı iskelete sahip bir balıktır.

Öğrenci bu canlılarla ilgili şu öncülleri ileri sürmüştür:

I. Mavi balinada alveollü akciğer bulunurken, balina köpek balığında solungaç solunumu görülür.
II. Her iki canlı da gaz alışverişini yaşadıkları su ortamından aldıkları çözünmüş oksijenle gerçekleştirir.
III. Mavi balinanın olgun alyuvar hücreleri çekirdeksizken, balina köpek balığının olgun alyuvarları çekirdeklidir.

Buna göre, öğrencinin ileri sürdüğü yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III ifadelerinin yer aldığı seçenek doğrudur.
Mavi balina memeliler sınıfına ait olduğundan alveollü akciğerlere sahiptir ve olgun alyuvar hücreleri çekirdeksizdir. Balina köpek balığı ise kıkırdaklı bir balık olup solungaç solunumu yapar ve alyuvarları çekirdeklidir. Dolayısıyla birinci ve üçüncü ifadelerin doğru, ikinci ifadenin ise yanlış olduğu seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Canlıların ait oldukları sınıfları ve solunum organı yapılarını analiz etmek.
Mavi balina memeliler sınıfında yer aldığı için alveollü akciğerlere sahiptir. Balina köpek balığı ise balıklar sınıfında (kıkırdaklı balıklar) yer aldığı için solungaç solunumu yapar. Bu nedenle I. ifade doğrudur.
Mavi balina ve balina köpek balığının temel solunum yapılarının doğru karşılaştırılması için bu analiz gereklidir.
2
Solunum gazlarının alınma şekillerini değerlendirmek.
Mavi balina bir memelidir ve atmosferdeki oksijeni doğrudan solur. Balina köpek balığı ise solungaçlarıyla sudaki çözünmüş oksijeni kullanır. Her iki canlının da çözünmüş oksijen kullandığı iddiası yanlıştır (II. ifade yanlış).
Suda yaşayan memelilerin solungaç solunumu yapmadığı ve atmosfer havasını soluduğu yanılgısını test etmek.
3
Alyuvar hücrelerinin çekirdek durumlarını incelemek.
Memeliler sınıfına özgü bir özellik olarak olgun alyuvar hücreleri çekirdeksizdir (mavi balina). Balıklar dahil diğer omurgalı sınıflarında ise olgun alyuvarlar çekirdeklidir (balina köpek balığı). Dolayısıyla III. ifade doğrudur.
Omurgalı sınıfları arasındaki hücresel düzeydeki farkları ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Omurgalı sınıflarının (memeliler ve balıklar) anatomik ve fizyolojik ayırt edici özellikleri
Soru 56Soru

Aşağıda omurgalı canlı gruplarında görülen bazı anatomik yapılar ve bu yapıların açıklamaları karışık olarak verilmiştir. Soldaki anatomik yapıları, sağdaki doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Alveol
Diyafram kası
Hava kesesi
Kıl
Yarım perde

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Alveol yapısı memelilerdeki gaz alışverişini artıran keselerle; diyafram kası memelilerde göğüs ve karın boşluğunu ayıran kaslı yapıyla; hava kesesi kuşlardaki akciğer solunumunu destekleyen hava depolarıyla; kıl örtüsü memelilere özgü keratinleşmiş yapılarla; yarım perde ise sürüngenlerin kalbindeki karıncık bölmesiyle eşleşir.
Eşleştirmede her anatomik yapı kendi sınıfına özgü olan tanımla doğru şekilde eşleşmiştir. Alveol memelilere ait gaz alışveriş kesesidir, diyafram kası memelilerde göğüs-karın boşluğunu ayırır, hava kesesi kuşlarda solunumu destekleyen hava depolarıdır, kıl memelilere özgü vücut örtüsüdür, yarım perde ise sürüngenlerde karıncıktaki kalp bölmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Alveol yapısının hangi omurgalı sınıfına özgü olduğunu ve işlevini belirleme.
Alveol, sadece memelilere özgü olan ve akciğerlerde gaz alışverişini sağlayan mikroskobik keselerdir. Bu nedenle ikinci açıklama ile eşleşir.
Omurgalı sınıflarındaki solunum yüzeyi adaptasyonlarının ayırt edilmesini sağlamak.
2
Diyafram kası yapısının hangi omurgalı sınıfına özgü olduğunu ve işlevini belirleme.
Kaslı diyafram yapısı memelilere özgüdür (kuşlarda zarsı diyafram bulunur). Göğüs ve karın boşluğunu ayırır. Bu nedenle üçüncü açıklama ile eşleşir.
Solunum sistemindeki kas yapısı farklılıklarının ayırt edilmesini sağlamak.
3
Hava kesesi yapısının hangi omurgalı sınıfına özgü olduğunu ve işlevini belirleme.
Hava keseleri kuşlara özgü olup akciğer solunumuna destek olur ve uçmayı kolaylaştırır. Bu nedenle birinci açıklama ile eşleşir.
Kuşlardaki uçma ve solunum adaptasyonlarının belirlenmesini sağlamak.
4
Kıl yapısının hangi omurgalı sınıfına özgü olduğunu ve kökenini belirleme.
Kıllar sadece memelilere özgü keratinleşmiş vücut örtüleridir. Bu nedenle dördüncü açıklama ile eşleşir.
Kuşlardaki tüy yapısı ile memelilerdeki kıl yapısı arasındaki farkın ortaya konulmasını sağlamak.
5
Yarım perde yapısının hangi omurgalı sınıfına özgü olduğunu ve işlevini belirleme.
Yarım perde, timsahlar hariç sürüngenlerin kalbinde yer alan ve karıncıkta kanın karışmasını kısmen engelleyen yapıdır. Bu nedenle beşinci açıklama ile eşleşir.
Dolaşım sistemindeki kalbin odacık yapıları ve evrimsel gelişimlerinin analiz edilmesini sağlamak.

Anahtar Kavram

Omurgalı hayvan sınıflarına (balıklar, iki yaşamlılar, sürüngenler, kuşlar, memeliler) özgü karakteristik anatomik ve fizyolojik yapılar
Soru 57Soru

Aşağıda omurgalı hayvanlar şubesinde yer alan bazı canlı gruplarına ait ayırt edici özellikler ve bu özelliklerin görüldüğü sınıflar verilmiştir. Sol sütunda yer alan özellikleri, sağ sütunda yer alan uygun sınıflarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Akciğerlerine bağlı hava keselerinin bulunması, uçmayı kolaylaştıran içi boş hafif kemik yapısı ve vücudun tüylerle kaplı olması
Olgun alyuvarlarının çekirdeksiz olması, kaslı diyafram bulundurma ve yavrularını sütle besleme
Kalplerinde karıncıklar arasında yarım perde bulunması (timsahlar hariç) ve vücutlarının keratin pullarla kaplı olması
Larva döneminde solungaç solunumu, ergin döneminde ise akciğer ve deri solunumu yapma

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki özellikler sırasıyla Kuşlar, Memeliler, Sürüngenler ve İki Yaşamlılar sınıfları ile eşleşmektedir.
Sol sütunda verilen özelliklerden birincisi kuşların uçma adaptasyonlarıyla, ikincisi memelilerin metabolik ve üreme özellikleriyle, üçüncüsü sürüngenlerin keratin pulları ve yarım perdesiyle, dördüncüsü ise iki yaşamlıların başkalaşım sürecindeki solunum organı değişiklikleriyle tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Akciğerlerine bağlı hava kesesi, içi boş hafif kemik yapısı ve vücudun tüylerle kaplı olması özelliğini taşıyan grubu belirleyin.
Bu özellikler Kuşlar sınıfına (Aves) aittir.
Hava keseleri uçma sırasında solunum verimini artırırken, içi boş kemikler hafiflik sağlar ve tüyler kuşlara özgüdür.
2
Olgun alyuvarlarının çekirdeksiz olması, kaslı diyafram ve yavrularını sütle besleme özelliklerini analiz edin.
Bu özellikler yalnızca Memeliler sınıfına (Mammalia) aittir.
Kaslı diyafram ve çekirdeksiz alyuvarlar yüksek metabolizma hızını desteklerken, süt salgısı yavruların beslenmesini sağlar.
3
Kalplerinde yarım perde bulunması ve vücutlarının keratin pullarla kaplı olması özelliklerini taşıyan grubu bulun.
Bu özellikler Sürüngenler sınıfının (Reptilia) karakteristik özellikleridir.
Keratin pullar karada su kaybını önlerken, kalpteki yarım perde karıncık düzeyinde kan karışımını kısmen sınırlar.
4
Larva döneminde solungaç, ergin döneminde ise akciğer ve deri solunumu yapma özelliğini değerlendirin.
Bu özellik İki Yaşamlılar (Amfibiler) sınıfına aittir.
İki yaşamlılar metamorfoz geçirirler; sucul larva evresinden karasal ergin evresine geçtiklerinde solunum organları değişir.

Anahtar Kavram

Omurgalı Hayvan Sınıflarının Ayırt Edici Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 58Soru

Virüslerin genel özellikleri ve çoğalma mekanizmaları ile ilgili hazırlanan bir çalışmada şu bilgiler verilmiştir:

I. Hücre dışı ortamlarda kristalize yapıya geçerek metabolik faaliyet göstermezler.
II. Kalıtım materyali olarak sadece DNA veya sadece RNA bulundururlar.
III. Viral hastalıklarda antibiyotik kullanımı ile virüslerin çoğalması doğrudan engellenebilir.

Buna göre, virüsler ile ilgili verilen ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Birinci ve ikinci ifadeler virüsler için doğrudur.
Virüsler hücre zarı, sitoplazma ve organelleri bulunmayan, zorunlu hücre içi parazitidir. Hücre dışı ortamlarda canlılık faaliyeti gösteremeyerek kristalleşirler. Yapılarında yönetici molekül olarak sadece DNA veya sadece RNA bulundururlar. Bu yüzden birinci ve ikinci öncüller doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadenin doğruluğunu değerlendirme.
Doğru. Virüsler sitoplazma ve organelleri olmayan hücresiz yapılardır. Kendi başlarına metabolizmaları bulunmadığı için hücre dışı ortamlarda cansız kristaller gibi davranırlar.
Virüslerin hücre dışındaki biyolojik durumunu belirlemek amacıyla.
2
İkinci ifadenin doğruluğunu değerlendirme.
Doğru. Virüslerin yapısında ya DNA ya da RNA bulunur; her iki nükleik asit çeşidini aynı anda bulunduran bir virüs yoktur.
Virüslerin genetik materyal özelliklerini incelemek amacıyla.
3
Üçüncü ifadenin doğruluğunu değerlendirme.
Yanlış. Antibiyotikler bakterilerin hücre çeperi sentezi, protein sentezi veya metabolik enzim sistemleri gibi hücresel yapılarını hedef alarak çalışır. Virüslerin hücresel bir yapısı ve kendilerine ait bağımsız bir metabolik enzim sistemi olmadığı için antibiyotiklerin virüslere karşı doğrudan bir etkisi yoktur.
Antibiyotiklerin virüsler üzerindeki etkisini ve etki mekanizmasını sorgulamak amacıyla.

Anahtar Kavram

Virüslerin genel yapısal özellikleri ve antibiyotiklere karşı duyarlılık durumları
ÖncekiSayfa 3 / 3