Din ve İbadet
54 soru
İslam dininin mahiyetini tam olarak kavrayabilmek için onun tanımı, ilahî kaynağı, insanın yaratılışından getirdiği inanma eğilimi ve toplumsal hayattaki etkileri arasındaki ayrımların doğru yapılması gerekir.
Buna göre, sol sütundaki temel dinî kavram ve boyutları sağ sütundaki en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Din; kaynağı itibarıyla Yüce Allah’a dayanan, vahiy yoluyla peygamberlere bildirilen ve insanları kendi hür iradeleriyle dünya ve ahiret mutluluğuna yönlendiren ilahî kurallar bütünüdür. İnsanın doğuştan getirdiği inanma eğilimi (fıtrat), dinin çağrısına muhatap olmasını kolaylaştırır. Din, insana hayatın anlamını açıklar, ahlaki bir bilinç kazandırır ve toplumsal birlikteliği adalet temelinde harmanlar.
Bu parçadan hareketle dinin tanımı, kaynağı ve insan hayatındaki yeri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İslam düşüncesinde dinin tanımı, kaynağı ve insan hayatındaki yeri ile ilgili bazı kavramsal boyutlar verilmiştir. Aşağıdaki sol sütundaki kavramsal boyutları, sağ sütunda verilen açıklamalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İbadet kavramı, kul ile Yaratıcı arasındaki bağı kuran terimleri ve ibadetin temel gayelerini kapsar. Aşağıdaki sol sütunda verilen kavramları, sağ sütunda verilen doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İslam'da ibadetin temel amacı, kulun Yaratıcısına karşı sevgi, saygı ve bağlılığını ifade etmesidir. İbadetlerin yerine getirilmesinde yegâne meşru gaye Allah'ın rızasını kazanmaktır. Bununla birlikte, her ibadetin bireysel ve toplumsal düzeyde birtakım dünyevi faydaları ve hikmetleri de bulunur. Ancak bu faydalar ibadetin asıl amacı değil, ibadetin yerine getirilmesinin doğal birer sonucudur.
Buna göre, ibadetlerin amacı ve faydaları hakk��nda aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Selim'in dedesi, torununa dini sorumluluklarını anlatırken şu tavsiyelerde bulunmuştur:
• 'Yavrum, dinimizin yapmamızı kesin ve bağlayıcı olarak emrettiği ibadetleri asla ihmal etme. Bunları yerine getirmek dini bir yükümlülüktür ve terk edilmeleri günahtır.'
• 'Peygamberimizin farzlar dışında yaptığı, bizlerin de yapmasını tavsiye ettiği güzel davranışları hayatının bir parçası hâline getir ki ahlakın güzelleşsin.'
• 'Dinen yapılması veya yapılmaması konusunda herhangi bir emir ya da yasak bulunmayan, mükellefin tercihine bırakılmış günlük işlerde ise aşırıya kaçmadan serbestçe davranabilirsin.'
Buna göre Selim'in dedesi, yapt��ğı tavsiyelerde sırasıyla aşağıdaki ef'âl-i mükellefîn kavramlarından hangilerine değinmiştir?
Kur’an-ı Kerim’de ibadetlerin yalnızca belirli şekilsel ritüelleri yerine getirmekten ibaret olmadığı, aksine insan ruhunu olgunlaştırmayı ve ahlakı güzelleştirmeyi hedefleyen birer araç olduğu vurgulanır. Örneğin Ankebût suresinin 45. ayetinde, namazın insanı k��tülüklerden ve hayâsızlıktan alıkoyduğu belirtilmektedir. Buradan hareketle, ibadetlerin amacına ulaşabilmesi ancak ibadet edenin bu ameller vasıtasıyla ahlaki bir duyarlılık kazanması ve davranışlarını Allah'ın rızasına uygun şekilde düzenlemesiyle mümkündür. Salt dışsal şekil şartlarına bağlı kalıp ibadetin özünden ve ahlaki yansımalarından uzaklaşan birey, ibadetin asıl gayesini gerçekleştirememiş olur.
Bu parçadan hareketle ibadetin amacı ve mahiyeti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
Aşağıda günlük hayatta dinî yükümlülüklerini yerine getiren üç farklı bireyin durumu verilmiştir. Bu kişilerin gerçekleştirdiği ibadetlerin, yapılış şekillerine (ifa biçimlerine) göre dahil olduğu ibadet sınıflandırmalarıyla doğru eşleşmesini sağlayınız.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İslam dininde ibadetler mükelleflerin yapılış şekillerine göre bedenî, malî ve hem bedenî hem malî ibadetler olmak üzere sınıflandırılır. Bu sınıflandırma, ibadetlerin vekaletle (başkasının yerine yapılması) ifa edilip edilemeyeceğini doğrudan etkiler.
Üç arkadaş arasında geçen konuşmada yapmak istedikleri şu şekilde ifade edilmiştir:
* Hilal: "Geçirdiğim ağır hastalık sebebiyle Ramazan orucumu tutamıyorum. Maddi durumum yerinde olduğu için benim yerime bir başkasını vekil tayin edip ona oruç tutturabilir miyim?"
* Tarık: "Üzerime farz olan zekat ibadetini, yoğun iş tempomdan dolayı kendim dağıtamayacağım için güvendiğim bir yardım kuruluşu aracılığıyla hak sahiplerine ulaştırmak istiyorum."
* Merve: "Maddi gücüm yerinde fakat seyahat etmeme engel olan kronik bir rahatsızlığım var. Bu nedenle üzerime farz olan hac ibadetini yerine getirmesi için adıma bir başkasını göndermeyi planlıyorum."
Buna göre Hilal, Tarık ve Merve'nin durumları ile ibadetlerin sınıflandırılması ilişkisi göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
İslam dininde mükelleflerin yapmakla yükümlü olduğu, yapması tavsiye edilen veya uzak durması gereken tüm eylemler 'ef'âl-i mükellefîn' başlığı altında sınıflandırılmıştır. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde öğretmen, bu kavramların günlük hayattaki karşılıklarını somutlaştırmak amacıyla bir eşleştirme tablosu hazırlamıştır.
Buna göre, aşağıda verilen eylemler ile bu eylemlerin fıkhî hükümlerini (ef'âl-i mükellefîn) doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıda verilen dinî yükümlülük tanımları ve örneklerini, İslam fıkhındaki ef'âl-i mükellefîn kavramlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıdaki ibadet ve davranış durumlarını, İslam fıkh��ndaki ef'âl-i mükellefîn (mükelleflerin fiilleri) kategorileriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İslam hukukunda (fıkıh) mükelleflerin yapması veya yapmaması gereken davranışlar (ef'âl-i mükellefîn) belirli gruplara ayrılmıştır. Bu ayrımda, eylemin yapılmasını isteyen dinî delilin kesinlik derecesi belirleyici bir rol oynar. Örneğin; yapılması şüphe barındırmayan kesin delillerle (ayet veya mütevatir sünnet) emredilen eylemler ile yapılması farz kadar kesin olmayan zannî delillerle (haber-i vahid gibi) emredilen eylemler birbirinden farklı başlıklar altında sınıflandırılmıştır.
Bu parçada sözü edilen iki dinî yükümlülük kategorisi aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
Zeynep, Ramazan ayında aile büyüklerinin yaptığı bazı mali yardımları ve ibadetleri gözlemlemiştir. Babasının zekat verdiğini, dedesinin ise bayram namazından önce ailedeki herkes adına fıtır sadakası (fitre) dağıttığını görmüştür. Ayrıca kendisi de harçlığından bir miktar parayı bir ihtiyaç sahibine sadaka olarak vermiştir. Zeynep, bu davranışların tamamının dinen aynı sorumluluk derecesine sahip olup olmadığını merak etmektedir.
Buna göre Zeynep ve ailesinin gerçekleştirdiği bu davranışların ef'âl-i mükellefîn kapsamındaki karşılıkları sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?