Tanrı'nın Varlığını Reddeden Görüşler
3 soru
Doğa, kendi yasaları çerçevesinde devinen, başlangıcı ve sonu olmayan maddi bir bütündür. Evrende gözlemlediğimiz her olgu, kendisinden önce gelen fiziksel bir nedenin sonucudur. Bu neden-sonuç zinciri, dışarıdan aşkın bir gücün müdahalesine gerek duyulmadan evrenin kendi varlığını sürdürmesini sağlar. Bu nedenle, evrenin ötesinde aşkın ve kişisel bir yaratıcı tasarlamak, doğanın kendi kendine yeten yapısını görmezden gelmektir.
Bu parçada dile getirilen argüman, aşağıdaki görüşlerden hangisinin Tanrı'nın varlığını reddederken dayandığı temel düşüncelerden biridir?
Evrende mutlak ve her şeye gücü yeten bir yaratıcının var olduğunu rasyonel olarak temellendirmek mümkün değildir. Dünyadaki kanıtlanabilir düzen arayışları yetersiz kaldığı gibi, var olan kötülükler ve acılar da bu tür bir gücün bulunmadığının en açık göstergesidir. Dolayısıyla, Tanrı'nın varlığını kesin bir biçimde reddetmek rasyonel düşüncenin bir gereğidir.
Bu parçada dile getirilen görüşler, din felsefesindeki aşağıdaki yaklaşımlardan hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?
Jean-Paul Sartre varoluşçu felsefesinde, insanın önceden belirlenmiş bir özle dünyaya gelmediğini savunur. Ona göre insan önce var olur, ardından kendi kararları ve eylemleriyle kendi özünü, yani kim olacağını kendisi inşa eder. Eğer her şeyi önceden tasarlayan, mutlak bilgi ve güç sahibi aşkın bir yaratıcı var olsaydı, insanın bu kurucu özgürlüğünden ve ahlaki sorumluluğundan söz edilemezdi. Bu nedenle insan özgürlüğünün ve ahlaki ��zerkliğinin varlığı, aşkın bir yaratıcının yokluğunu gerektirir.
Bu parçada dile getirilen görüşler, Tanrı'nın varlığını reddeden aşağıdaki argümanlardan hangisiyle ilişkilendirilebilir?