Devletin Ortaya Çıkışı (Doğal ve Yapay Devlet Görüşleri)
5 soru
Platon'a göre devlet, insan doğasının bir devamı ve canlı bir organizmanın daha büyük bir ölçekteki benzeridir. İnsan, kendi kendine yetmeyen ve ihtiyaçlar��nı karşılamak için başkalarına gereksinim duyan bir varlıktır. Bu doğal ihtiyaçlar, insanları bir arada yaşamaya ve iş bölümü yapmaya yöneltir. Bu durumun en örgütlü ve olgun biçimi ise devlettir. Dolayıs��yla devlet, sonradan uzlaşmayla kurulmuş yapay bir yapı değil, insan doğasının zorunlu ve organik bir uzantısıdır.
Buna göre, Platon’un devletin ortaya çıkışına ilişkin görüşü hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
İnsanların hiçbir ortak otoritenin bulunmadığı bir 'doğa durumunda' yaşadıklarını varsayalım. Bu durumda herkes kendi varlığını koruma güdüsüyle hareket edecek, bu da kaçınılmaz olarak bir çatışma ve güvensizlik ortamı yaratacaktır. Bireyler, bu sürekli korku ve ölüm tehdidinden kurtulmak amacıyla bir araya gelerek haklarını ve güçlerini ortak bir egemene devretmek üzere uzlaşırlar. Bu uzlaşı sonucunda, toplumsal barışı ve güvenliği sağlayacak olan ortak güç, yani devlet kurulmuş olur.
Buna göre parçada dile getirilen görüşler, devletin ortaya çıkışı ile ilgili aşağıdaki yaklaşımlardan hangisini desteklemektedir?
John Locke'a göre doğa durumunda insanlar tamamen özgür ve eşittir; aklın yasası olan doğa yasası herkes için geçerlidir. Ancak doğa durumunda, bu yasayı uygulayacak, tarafs��z kararlar verecek ve ihlalleri cezalandıracak kurumsallaşmış ortak bir otorite yoktur. Her birey kendi davasının yargıcı ve infazcısı konumundadır. Bu durum, adaletsizliğe, çatışmaya ve mülkiyetin korunamamasına yol açar. İnsanlar bu olumsuzluklardan kurtulmak ve haklarını güvence altına almak için bir araya gelerek belirli yetkilerini ortak bir güce devrederler.
Buna göre, John Locke'un devletin ortaya çıkışına dair bu görüşlerinden hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Jean-Jacques Rousseau’ya göre, doğa durumunda kendi kendine yeten, barışçı ve özgür bir yaşam süren insanı bu durumdan uzaklaştıran temel etken, bir toprak parçasını çevirip 'Burası benimdir!' diyen ilk insanın çıkışı ve diğerlerinin de buna inanması olmuştur. Mülkiyetin ortaya çıkışıyla birlikte doğal eşitlik bozulmuş, çatışma ve güvensizlik ortamı doğmuştur. İnsanlar, kaybettikleri özgürlük ve güvenliği ortak bir iradeyle koruma altına almak amacıyla toplumsal sözleşme yaparak devleti kurmuşlardır.
Buna göre Rousseau’nun devletin ortaya çıkışına yönelik yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisi s��ylenebilir?
Aristoteles'e göre insan, doğası gereği siyasal bir hayvandır. O, tek başına kendi kendine yetemeyen, ahlaki ve entelektüel gelişimini ancak bir topluluk içinde gerçekleştirebilen bir varlıktır. Bu doğrultuda aile ile başlayan toplumsal birliktelik, köy ve en nihayetinde en yetkin organizasyon olan kent devletine (polis) doğru kendiliğinden evrilmiştir. Devlet, insanın bu doğal gelişiminin en üst ve kaçınılmaz aşamasıdır.
Buna göre Aristoteles'in devlet görüşüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?