Siyaset Felsefesinin Temel Kavramları
6 soru
Demokratik toplumlarda iktidarın kararları ve uygulamaları, kurumsallaşmış memurlar topluluğunun oluşturduğu rasyonel-yasal bir çerçeve olan bürokrasi tarafından yürütülür. Ancak iktidar, yasal yetkilerini kullanırken yalnızca yasaların kendisine verdiği güce veya bu bürokratik aygıta sırtını dayayamaz. Yönetilenlerin, bu kararların ahlaki ve hukuki açıdan hakl�� olduğuna inanması, yani iktidarın eylemlerinin meşruiyetini onaylaması gerekir. Eğer iktidar bu onayı kaybederse, elindeki egemenlik gücünü yasal olarak kullanmaya devam etse dahi, sivil toplumun muhalefetiyle karşılaşır ve toplumsal düzenin istikrarı sarsılır.
Bu parçadan hareketle siyaset felsefesinin temel kavramlarıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Bir ülkede yürürlükte olan hukuk kuralları (yasallık), siyasal iktidarın kararlarına biçimsel bir geçerlilik kazandırabilir. Ancak bu kurallar, toplumun ortak iradesiyle kurduğu etik-politik uzlaşıya dayanmadığında, vatandaşlar için yalnızca dışsal bir zorlama olarak kalır. Gerçek bir siyasal düzen, emirlerin sadece 'yasal' olduğu için değil, aynı zamanda yönetilenler tarafından içselleştirilmiş bir 'haklılık' inancıyla kabul edildiği oranda istikrar kazanır. Dolayısıyla, iktidarın gücü fiziksel yaptırımdan veya yazılı normlardan değil; bu normların kaynağındaki ahlaki ve toplumsal kabul edilebilirlikten beslenir.
Bu parçadan hareketle, siyasal iktidarın varlığını sürdürebilmesinin koşulu aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
Bir siyasal gücün ya da iktidarın varlığını sürdürebilmesi yalnızca kaba kuvvete veya yasalara dayanmasıyla mümkün değildir. İktidarın kararlarının toplum vicdanında kabul görmesi, yönetilenlerin bu güce gönüllü olarak itaat etmesi ve yönetimi haklı bulması gerekir. Eğer bir yönetim halkın rızasını kazanamamışsa, aldığı kararlar yasal olsa bile toplumsal tabanda kalıcı bir karşılık bulamaz.
Bu parçada vurgulanan durum, siyaset felsefesinin aşağıdaki kavramlarından hangisiyle açıklanabilir?
Thomas Hobbes Leviathan adlı eserinde, insan eylemlerini yönlendiren iki kurucu ögeyi karşılaştırırken şu ayrımı yapar: Bunlardan birincisi, bireyin bir eylemi yapma ya da yapmama konusundaki serbestliğini, yani engellenmeden hareket edebilme gücünü ifade eder. İkincisi ise bireye belirli bir ödev yükler ve onu belli bir davranış kalıbına yönlendirip bağlar. Hobbes, bu iki kavramın arasındaki farkın 'özgürlük' ile 'yükümlülük' arasındaki fark kadar belirgin olduğunu savunur.
Bu parçadan hareketle Thomas Hobbes'un karşılaştırdığı ve sırasıyla 'özgürlük' ile 'yükümlülük' ilişkisi üzerinden temellendirdiği siyaset felsefesi kavramları aşağıdakilerden hangisidir?
John Locke'a göre insan; yaşam, özgürlük ve mülkiyet gibi haklara herhangi bir devlet ya da yasa henüz kurulmadan önce, doğa durumundayken de sahipti. Bu haklar, bireyin yalnızca insan olması bakımından taşıdığı, devredilemez ve vazgeçilemez değerlerdir. Siyasal iktidarın temel varlık gerekçesi ise bu hakları sıfırdan yaratmak değil, bireylerin doğuştan getirdiği bu kazanımları korumak ve güvence altına almaktır.
Bu parçadan hareketle siyaset felsefesinin temel kavramlarından biri olan 'hak' ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
Alexis de Tocqueville'e göre, demokratik yönetimlerde bireylerin haklarını koruyabilmesi ve siyasal gücün kontrolsüzce büyümesini engelleyebilmesi için kendi aralarında gönüllü birlikler oluşturmaları hayati bir öneme sahiptir. Vakıflar, meslek örgütleri, bağımsız basın ve dernekler gibi yapılar; bireyin yalnızlaşmasını önlerken aynı zamanda yönetimin her alana müdahale etmesini zorlaştırır. Düşünür, bu tür bağımsız yapıların bulunmadığı toplumlarda demokrasinin çoğunluk despotizmine dönüşebileceğini savunur.
Bu parçadan hareketle, Tocqueville'in demokratik bir düzende iktidarı dengelemek ve bireysel özgürlükleri korumak adına zorunlu gördüğü devlet dışı bağımsız örgütlenmeler alanı aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilir?