Question

Difficulty: HardÇoklu Paragraf Soruları

38. - 39. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Semmelweis refleksi veya Semmelweis etkisi; bilim ve fikir tarihinde, mevcut paradigmalarla veya kabul görmüş yerleşik inançlarla çelişen yeni ve kanıta dayalı bir bilginin, bilim topluluğu veya toplum tarafından otomatik olarak ve sorgulanmaksızın reddedilmesi eğilimini ifade eder. Bu kavram, adını 19. yüzyılın ortalarında Viyana Genel Hastanesinde çalışan Macar hekim Ignaz Semmelweis’tan alır. Semmelweis, lohusalık hummasından kaynaklanan anne ölümlerinin, hekimlerin otopsi odalarından çıkıp ellerini dezenfekte etmeden doğuma girmelerinden kaynaklandığını fark etmiş ve klorlu kireç çözeltisiyle el yıkama uygulamasını başlatarak ölüm oranlarını dramatik biçimde düşürmüştür. Ancak dönemin tıp otoriteleri, hastalıkların 'kötü hava' (miasma) ya da beden sıvılarındaki dengesizliklerden kaynaklandığına inanıyor ve saygın hekimlerin ellerinin hastalık taşıyıcısı olabileceği fikrini gururlarına yediremiyorlardı. Semmelweis’ın deneysel kanıtları, tıp camiasının yerleşik dogmalarına çarparak reddedilmiş, kendisi dışlanmış ve ancak ölümünden yıllar sonra, Pasteur’ün mikrop teorisiyle haklılığı tescil edilmiştir. Günümüzde bu etki, psikolojide ve bilim sosyolojisinde, bireylerin veya kurumların bilişsel çelişkiyi önlemek amacıyla yeni bilgileri reddederek konforlu alanlarını koruma refleksini tanımlamak için kullanılmaktadır. Bilim felsefecisi Thomas Kuhn'un da belirttiği gibi, yerleşik bir paradigma kolay kolay yıkılmaz; çünkü bilim insanları da inançlarına duygusal ve sosyal yatırımlar yaparlar. Bilimsel ilerlemenin önündeki en büyük engellerden biri olan bu durum, bilginin nesnelliğinden ziyade, kabul edilebilirliğinin sosyal ve psikolojik dinamiklere bağlı olduğunu gösterir.

Bu parçadan hareketle Semmelweis refleksiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  1. A
    Yerleşik bilimsel dogmalarla çelişen yeni ve kanıta dayalı bilgilerin, sorgulanmaksızın geri çevrilmesi eğilimini açıklar.
  2. B
    Adını, sunduğu somut verilere rağmen savunduğu görüşler kendi döneminde kabul görmeyen ve dışlanan bir hekimden alır.
  3. C
    Bireysel veya kurumsal düzeyde karşılaşılan bilişsel çelişkileri önlemek adına, konfor alanını korumaya yönelik psikolojik bir refleksle ilişkilendirilir.
  4. Yeni ve alışılmadık bilgilerin reddedilme sürecinde, sunulan deneysel kanıtların yetersizliğinin ve yöntemsel hataların belirleyici bir rol oynadığını savunur.Answer
  5. E
    Bilimsel gelişmelerin toplumsal kabul görmesinde, bilginin nesnel doğruluğunun yanı sıra psikolojik ve sosyolojik dinamiklerin de etkili olduğunu gösterir.

Answer

Yeni ve alışılmadık bilgilerin reddedilme sürecinde, sunulan deneysel kanıtların yetersizliğinin ve yöntemsel hataların belirleyici bir rol oynadığını savunur.
Semmelweis refleksi, yeni bilgilerin deneysel kanıtlarının yetersizliğinden veya yöntemsel hatalardan dolayı değil; tam aksine, bu kanıtların yerleşik inançlara ve dogmalara ters düşmesi nedeniyle reddedildiğini savunur. Parçada da belirtildiği üzere, Semmelweis'ın sunduğu deneysel kanıtlar tıp camiasının yerleşik dogmalarına çarparak reddedilmiştir; yani reddedilme nedeni kanıt yetersizliği değil, dogmalar ve hekimlerin gururudur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki Semmelweis refleksi tanımını ve temel özelliklerini analiz etmek.
Semmelweis refleksinin, yerleşik dogmalar ve inançlar nedeniyle yeni ve kanıtlanmış bilgilerin reddedilmesi eğilimi olduğu belirlenir.
Soruda istenen söylenemez olan yargıyı bulmak için öncelikle kavramın neyi ifade ettiğini netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri parçada verilen bilgilerle karşılaştırmak.
Yerleşik dogmalarla çelişen bilgilerin reddedilmesi, Semmelweis'ın dışlanması, bilişsel çelişkiyi önleme ve konfor alanını koruma çabası ile sosyal-psikolojik dinamiklerin rolü parçadaki bilgilerle doğrulanır.
Yanlış seçenekleri (parçadan çıkarılabilecek olanları) elemek için parçadaki kanıtlarla eşleştirme yapmak gerekir.
3
Semmelweis refleksinin reddedilme gerekçesi ile seçeneklerdeki iddiayı kıyaslamak.
Parçada bilginin reddedilmesinin kanıt yetersizliğinden veya yöntemsel hatalardan kaynaklanmadığı, aksine deneysel kanıtlara rağmen yerleşik inançlar yüzünden reddedildiği görülür. Bu durumla çelişen seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Parçayla çelişen ve söylenemeyecek olan tek yargıyı saptayarak doğru seçeneğe ulaşmak.

Key Concept

Semmelweis Etkisi (Refleksi) ve Bilim Sosyolojisi
Rate this question