Sanat eserlerinin restorasyonu, sadece yıpranmış bir yüzeyi eski hâline getirme uğraşı değildir; o, geçmişin estetik dilini bugünün teknik imkânlarıyla yeniden üretme sanatıdır. Restoratör, adeta bir zaman yolcusu gibi çalışarak eserin üretildiği dönemin ruhuna nüfuz etmek zorundadır. Örne��in, bir Rönesans tablosundaki solmuş boyaları canlandırırken o dönemin pigment kimyasını ve fırça vuruş tekniğini birebir taklit eder. Bu süreç, antik bir el yazmasını onaran bir filologun, metindeki eksik harfleri dönemin dil özelliklerine göre tamamlamasına benzer. Ancak restoratörün işi filologdan daha çetindir; çünkü o, hem malzemenin fiziksel kimyasıyla hem de sanatçının özgün üslubuyla aynı anda mücadele eder.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ATanımlama yapılarak ele alınan kavramın çerçevesi çizilmiştir.
- BBenzerlik ilişkilerinden yararlanılarak anlatım somutlaştırılmıştır.
- Savunulan düşünceyi desteklemek için tanık göstermeye başvurulmuştur.Answer
- DÖrnekleme yoluyla genel bir yargı daha anlaşılır kılınmıştır.
- EKarşılaştırma aracılığıyla bir çalışma alanının güçlükleri ortaya konmuştur.