Bireylerin grup içindeyken, tek başlarına çalıştıkları duruma kıyasla daha az çaba gösterme eğilimi literatürde 'Ringelmann etkisi' veya 'sosyal kaytarma' olarak tanımlanır. Fransız tarım mühendisi Max Ringelmann’ın 1913’te gerçekleştirdiği halat çekme deneyleriyle temelleri atılan bu olgu, grup büyüklüğü ile bireysel performans arasındaki ters orantıyı ortaya koyar. Araştırmalar, bu düşüşün iki temel kaynağı olduğunu göstermektedir: İlki, grup üyelerinin çabalarını koordine etmekte yaşadıkları fiziksel eş güdüm kaybı; ikincisi ise bireysel katkının kalabalık içinde kaybolacağını düşünen bireyin motivasyonel olarak kendini geri çekmesidir. Sosyal kaytarma, sorumluluğun grup üyeleri arasında dağılmasıyla derinleşirken, iş hayatındaki ekiplerin toplam verimliliğini de sekteye uğratmaktadır. Bu verimsizliği aşmanın yolu ise kolektif süreçlerde her bir üyenin rolünü belirginleştirmek ve bireysel performansın ölçülebilirliğini güvence altına almaktır.
Bu parçadan hareketle 'Ringelmann etkisi' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
- AMax Ringelmann'ın çalışmaları, grup büyüklüğü ile bireysel verimlilik arasındaki zıt yönlü ilişkiyi temellendirmiştir.
- BBireylerin grup içindeyken çabalarını azaltmasında hem fiziksel koordinasyon kaybı hem de motivasyonel faktörler etkilidir.
- CKolektif işlerde sorumluluk hissinin grup üyeleri arasında dağılması, verimliliğin düşmesini tetikleyen bir durumdur.
- Ringelmann etkisi, doğası gereği yalnızca fiziksel güç ve motor beceri gerektiren eylemlerde gözlemlenen bir olgudur.Answer
- EGrup çalışmalarında bireysel katkıların görünür ve ölçülebilir kılınması, sosyal kaytarmanın olumsuz etkilerini azaltabilir.