Geleneksel müzecilik anlayışı, nesneleri koruma ve onlar�� belirli bir tarihsel hiyerarşi içinde sergileme işlevi üzerine kuruluydu. Ziyaretçi ise bu kurguda edilgen bir alımlayıcı konumundaydı. Ancak günümüzde müzeler, sadece geçmişin muhafaza edildiği birer 'bellek tapınağı' olmaktan çıkıp toplumsal sorunların tartışıldığı, farklı seslerin ve yorumların kendine yer bulduğu canlı birer kamusal alana dönüşmektedir. Yeni müzecilik yaklaşımı, sergilenen eserlerin tek bir mutlak doğruyla değil, ziyaretçilerin kendi deneyim ve anlatılarıyla yeniden üretilen çok boyutlu birer anlama dönüşmesini savunur. Bu bağlamda çağdaş bir müze, bilgiyi dayatan değil, ziyaretçiyi anlam üretim sürecine ortak eden ve onu serginin küratöryel süreçlerine dahil eden katılımcı bir platform olmalıdır.
Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- AZiyaretçilerin müzelere olan ilgisini artırmak amacıyla sergilenen eserlerin niteliklerinin ve kronolojik düzeninin dönüştürülmesi hedeflenmektedir.
- BGeleneksel müzecilikten yeni müzecilik yaklaşımlarına geçiş sürecinde sergileme tekniklerinde ve küratörlük yöntemlerinde yaşanan köklü değişimler.
- Çağdaş müzecilik, nesneleri durağan bir biçimde sunmanın ötesine geçerek ziyaretçiyi de anlam üretim sürecinin etkin bir ortağı kılmalıdır.Answer
- DToplumsal sorunların müzelerde özgürce tartışılmaya başlanmasının, tarihi gerçeklerin nesnel bir biçimde sunulmasını zorlaştırdığı.
- EMüzelerin geçmişi saklayan kutsal birer inanç tapınağı gibi işlev görmesi gerektiği, aksi takdirde toplumsal bellek vazifesini yerine getiremeyeceği.