Gömülü biliş kuramı, zihinsel süreçlerimizin yalnızca beyin içinde gerçekleşen soyut bilgi işlemelerden ibaret olmadığını, bedenimizin fiziksel yapısı ve çevreyle olan etkileşimimiz tarafından şekillendirildiğini savunur. Klasik bilişsel bilim zihni bir bilgisayar yazılımına, beyni ise donanıma benzetirken; gömülü biliş savunucuları bu ayrımı reddeder. Bu yaklaşıma göre, örneğin bir nesneyi algılamak sadece onun görsel görüntüsünün beyinde işlenmesi değil, o nesneyle nasıl etkileşime geçebileceğimize dair motor becerilerimizin de devreye girmesidir. Nitekim yapılan deneyler, ellerinde sıcak bir içecek tutan kişilerin, soğuk bir içecek tutanlara kıyasla karşılarındaki insanları daha sıcakkanlı ve güvenilir olarak değerlendirme eğiliminde olduğunu göstermektedir. Bu durum, fiziksel duyumların soyut sosyal yargılarım��zı doğrudan etkilediğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla biliş, bedenden bağımsız, yalıtılmış bir odada çalışan bir hesaplama mekanizması değildir.
Bu parçadan hareketle gömülü biliş yaklaşımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
- AKlasik bilişsel bilimin öne sürd��ğü zihin-beyin ayrımını kabul etmediğine
- BBilişsel süreçlerin yalnızca beyindeki soyut işlemlerden ibaret olmadığını savunduğuna
- CSomut bedensel duyumların, insanlar hakkındaki soyut değerlendirmelerimizi etkilediğine
- Zihinsel kapasitenin artırılmasının, bedensel hareketlerin çeşitlendirilmesiyle mümkün olduğunaAnswer
- ENesneleri algılama eyleminin, onlarla nasıl etkileşime geçileceği bilgisiyle ilişkili olduğuna