Haritalar, yeryüzünün fiziksel coğrafyasını yansıtan tamamen nesnel ve tarafsız bilimsel belgeler olarak kabul edilme eğilimindedir. Oysa her harita tasarımı, en nihayetinde onu üreten coğrafyacının ya da arkasındaki egemen siyasi otoritenin ideolojik, kültürel ve ekonomik tercihlerinin somut birer yansımasıdır. Hangi ülkenin merkeze yerleştirileceği, kıtaların projeksiyon yöntemleriyle birbirine göre nasıl boyutlandırılacağı veya hangi sınırların daha keskin gösterileceği gibi kararlar tamamen öznel kabuller doğrultusunda şekillenir. Dolayısıyla haritalar bize coğrafi ger��ekliği olduğu gibi, çıplak bir biçimde aktarmaz; tam aksine, dünyayı belirli bir perspektiften yeniden kurgulayarak mekân algımızı ve küresel güç dengelerini zihnimizde inşa eder. Sonuç olarak mekânı harita üzerinden okuyan birey, farkında olmadan haritacının çizdiği zihinsel sınırların içinde düşünmeye yönlendirilir.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- AHarita tasarımlarının coğrafi verilerin yanı sıra tarihi, ideolojik ve kültürel ögeleri de bünyesinde barındırdığı.
- BHaritacılığın, egemen güçlerin kitleleri yönlendirmek amacıyla kullandığı en etkili propaganda aracı haline geldiği.
- Haritaların, yansıtmak iddiasında oldukları coğrafi gerçekliği nesnel biçimde sunmaktan ziyade, belirli bir bakış açısı doğrultusunda zihinsel mekân algısını inşa eden öznel yapılar olduğu.Answer
- DFarklı coğrafi projeksiyon yöntemlerinin, yeryüzündeki fiziksel unsurların gerçek boyutlarıyla gösterilmesini engellediği.
- EBilimsel tarafsızlığın sağlanması için harita üretiminde öznel kabullerden ve siyasi otoritelerin etkisinden uzak durulması gerektiği.