Bilimsel yayıncılık dünyasında, öne sürülen hipotezleri doğrulayan pozitif sonuçların paylaşılmasına yönelik güçlü ve yerleşik bir eğilim mevcuttur. Akademik prestij kaygılarıyla beslenen bu durum, beklentilerin aksine sonuçlanan ya da başarısızlıkla neticelenen çalışmaları adeta görünmez kılmaktadır. Oysa bilimsel süreçte elde edilen olumsuz sonuçlar da en az olumlular kadar değerlidir; çünkü sonraki araştırmacılara hangi yolların çıkmaz sokak olduğunu göstererek ciddi bir zaman ve kaynak israfını önler. Hataların ve geçersiz kılınan varsayımların sistematik bir biçimde paylaşılmaması, bilim dünyasının benzer yanılgıları tekrar tekrar tecrübe etmesine yol açar. Gerçek anlamda kümülatif bir bilimsel ilerleme, yalnızca neyin işe yaradığını bilmekle değil, neyin işe yaramadığını da tescil edip toplumsal hafızaya aktarmakla mümkündür.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- AAkademik çevrelerde prestij kazanmanın yolunun hipotezleri doğrulayan pozitif sonuçlar yayımlamaktan geçtiği
- BBilim insanlarının başarısızlıklardan ders çıkarma ve hatalarından öğrenme konusunda yeterli olgunluğa sahip olmadığı
- Gerçek bir bilimsel ilerlemenin sağlanabilmesi, başarısızlıkla sonuçlanan çalışmaların ve geçersiz varsayımların da literatürde yer bulmasına bağlıdırAnswer
- DAkademik yayıncılıkta yaşanan aksaklıkların, araştırmacıların motivasyonunu ve kaynak bulma imkânlarını sınırladığı
- EAraştırmalarda yapılan yöntem hatalarının ve yanlış varsayımların, bilimsel çalışmaların güvenilirliğini sarstığı