Okuma eylemi sırasında çoğumuzun farkında olmadan gerçekleştirdiği 'iç seslendirme' (subvocalization), okunan sözcüklerin zihinde sessizce telaffuz edilmesidir. Okuma h��zını konuşma hızına sınırladığı gerekçesiyle bu durum, hızlı okuma tekniklerinde genellikle aşılması gereken bir engel olarak görülür. Ancak bilişsel psikoloji çalışmaları, bu içsel sesin özellikle karmaşık ve soyut metinlerin anlaşılmasında üstlendiği yapıcı rolü ortaya koymaktadır. Zira insan zihni, okuduğu cümleleri sadece görsel olarak algılamakla kalmaz; onları işitsel bir kodlamaya dönüştürerek çalışan bellekte işler. ----. Bu yüzden, iç seslendirmeyi tamamen yok etmeye çalışmak okuma hızını artırabilse de okuma deneyiminin asıl amacı olan kavrama ve derinlemesine nüfuz etme sürecine zarar vermektedir.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- ABu nedenle, okuma h��zını artırmak isteyen bireylerin öncelikle kelimeleri gruplandırarak görme alanını genişletmeyi öğrenmesi gerekir.
- BOysa görsel hafızanın gücüne dayanan bu tarama yöntemi, okuyucunun metindeki ana fikre çok daha kısa sürede ulaşmasını kolaylaştırır.
- Dolayısıyla ses telleri titreşmese bile zihinde yankılanan o ses, cümlenin dil bilgisel yapısını çözümlemede ve anlam boşluklarını doldurmada rehberlik eder.Answer
- DNitekim dil öğreniminde konuşma becerisinin okuma becerisinden önce gelişmesi, beynin işitsel uyaranlara karşı gösterdiği bu öncelikli hassasiyetten kaynaklanır.
- EHâlbuki sessiz okuma esnasında göz hareketlerinin izlenmesi, okuyucunun metinle kurduğu etkileşimin niteliği hakkında kesin veriler sunmaktadır.