Fotoğraf, icat edildiği ilk günlerden itibaren gerçekliği olduğu gibi donduran, nesnel bir belge olarak kabul edilmiştir. Ancak bir fotoğrafçı, vizörden bakıp deklanşöre basacağı anı seçerken aslında dünyadan belirli bir kesiti ayıklamakta, diğer her şeyi çerçeve dışında bırakmaktadır. Bu yönüyle her fotoğraf karesi, iddia edildiğinin aksine, gerçekliğin kendisi değil; fotoğrafçının kişisel bakış açısı, estetik kaygıları ve toplumsal algısıyla şekillenmiş öznel bir kurgudur. Dolayısıyla kameranın teknik nesnelliği, üretilen görüntünün tarafsızlığı anlamına gelmez.
Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- Fotoğrafın, nesnel bir belge olmaktan ziyade fotoğrafçının seçici müdahalesiyle şekillenen öznel bir kurgu olduğu.Answer
- BFotoğrafın icadından bu yana gerçeği kaydetme ve belgeleme işlevini başarıyla sürdürdüğü.
- CNitelikli bir fotoğrafçının kadraja alacağ�� kesitleri belirlerken toplumsal değerlere sadık kalması gerektiği.
- DTeknolojik gelişmelerin kameranın teknik nesnelliğini artırarak fotoğrafçının işini kolaylaştırdığı.
- EFotoğrafçının gerçekliği aktarırken kullandığı üslubun, seçtiği konunun içeriğinden daha belirleyici olduğu.
Answer
Fotoğrafın, nesnel bir belge olmaktan ziyade fotoğrafçının seçici müdahalesiyle şekillenen öznel bir kurgu olduğu
Doğru seçenek parçanın ana düşüncesini tam olarak yansıtmaktadır. Paragrafta kameranın teknik yapısının nesnel olmasına rağmen, fotoğrafçının kadraj seçimi, dünyadan belli bir kesiti ayıklaması ve dışarıda bıraktıkları nedeniyle fotoğrafın aslında öznel bir kurgu haline geldiği vurgulanmaktadır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Paragrafta ana düşünce, yazarın okuyucuya iletmek istediği en temel mesajdır ve genellikle parçanın sonundaki özetleyici cümlelerde veya karşıtlık bildiren bağlaçlardan sonra belirginleşir.