Arşivler ve kütüphaneler genellikle geçmişin tarafsız birer deposu, tarihin sadık birer bekçisi olarak görülür. Ancak bu kurumlarda gerçekleştirilen her tasnif, koruma ve sergileme faaliyeti, özünde derin bir seçme ve eleme sürecini barındırır. Bir belgenin arşive kabul edilmesi ya da bir nesnenin müzede sergilenmesi kararı, kaçınılmaz olarak başka binlerce belgenin ve nesnenin görünmez kılınması, yani unutulmaya terk edilmesi anlamına gelir. Bu yönüyle arşiv oluşturma pratiği, geçmişi olduğu gibi muhafaza eden pasif bir kayıt eylemi değil; neyin 'hatırlanmaya değer' olduğuna karar vererek toplumsal belleği aktif bir biçimde şekillendiren ve kendi sınırları dahilinde iktidar üreten bir inşa sürecidir.
Bu parçada vurgulanmak istenen ana düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- AKütüphaneler ve müzeler, insanlığın ortak mirasını geleceğe taşımak amacıyla belgeleri ve nesneleri tasnif edip koruyan kurumlardır.
- BGeçmişe ait belgelerin tasnif edilmesi, tarih araştırmalarında araştırmacılara yansız veri sunarak objektif bir tarih yazımına katkıda bulunur.
- Arşivler geçmişin tarafsız koruyucuları olmaktan ziyade, neyin hatırlanıp neyin unutulacağını seçen ve böylece toplumsal belleği şekillendiren yapılardır.Answer
- DTarihsel belgelerin arşivlenmesi süreci, geçmişin tamamen korunmasını amaçlayan ve hiçbir bilginin kaybolmasına izin vermeyen bir yapıya sahiptir.
- EArşivcilik faaliyetlerinin geçmişi korumadaki seçici rolü, nesnel bir anlatım dili ve sorgulayıcı bir üslup aracılığıyla açıklanmaktadır.