Bir sanat yapıtının kalıcılığını, yalnızca yansıttığı dönemin toplumsal gerçeklerine sadık kalışıyla açıklayan anlayış, edebiyat dünyasında uzun süre kabul görmüştür. Bu görüşe göre yazar, adeta bir ayna gibi çağının tanıklığını yapmakla yükümlüdür. Oysa sanatın gerçeği, sokağın çıplak gerçeğinden çok farklı bir dokuya sahiptir. Yazarın dünyası, dış gerçekliğin olduğu gibi aktarıldığı bir laboratuvar değil, o gerçekliğin dille yeniden inşa edildiği öznel bir evrendir. Sadece toplumsal olayları kaydetme gayesi güden bir metin, zamanın yıpratıcılığına karşı duramaz ve güncelliğini yitirdi��inde bir arşiv belgesine dönüşür. Dolayısıyla yapıtı geleceğe taşıyan, ele aldığı toplumsal malzeme değil; bu malzemeyi estetik bir forma dönüştürerek yeniden üreten üsluptur.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- AAçıklama
- TartışmaAnswer
- CBetimleme
- DÖyküleme
- EKarşılaştırma