Çeviri, uzun yıllar boyunca bir dilden diğerine sözcüklerin mekanik bir şekilde aktarılması süreci olarak gör��lmüştür. Oysa nitelikli bir edebi çeviri, yalnızca sözlük dağarcığının eşleştirilmesinden ibaret değildir. Her dil, kendi kültürünün, özgün dünya görüşünün ve tarihsel birikiminin canlı bir taşıyıcısıdır. Bir çevirmen, kaynak metindeki kelimelerin ardında yatan kültürel kodları derinlemesine çözümleyip bunları hedef dilin duygu ve düşünce evrenine yeniden inşa ederken aslında eseri baştan yaratır. Bu bağlamda çevirmen, yazarın gölgesinde kalmış edilgen bir aktarıcı değil; metne kendi sanatsal duyarlılığını katan, onu yeniden üreten bir yaratıcı ortaktır. Dolayısıyla başarılı bir çeviri, iki farklı dil ve kültür arasında kurulan kuru bir köprü değil, yeni bir estetik var oluştur.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- Edebi çeviri, sözcüklerin aktarımının ötesine geçerek çevirmenin sanatsal katkısıyla şekillenen yeniden bir üretim sürecidir.Answer
- BTarih boyunca çevirinin sadece diller arası kelime aktarımı olarak görülmesinin nedenleri.
- CKültürel kodları tam olarak yansıtamayan çevirilerin okuyucu kitlesi tarafından kabul görmeyeceği.
- DEdebi eserlerin başarısı, kaynak dildeki sözcük dağarcığının zenginliği ile doğru orantılıdır.
- EÇevirmenin asıl görevi, kendi sanatsal üslubunu metne yansıtmadan yazarın özgün sesini aynen korumaktır.