Modern romanda güvenilmez anlatıcı kullanımı, okuru şaşırtmak ya da kurguda beklenmedik kırılmalar yaratmak amacıyla başvurulan geçici bir kurgusal oyun değildir. Aksine bu anlatım stratejisi, bireyin dış dünyayı algılama biçimindeki kaçınılmaz öznelliği ve hafızanın kaygan yapısını doğrudan yansıtır. Güvenilmez anlatıcı, gerçeğin tekil ve nesnel bir biçimde aktarılamayacağını, her aktarımın aslında zihinsel bir kurgulama ve dolayısıyla kaçınılmaz bir yeniden inşa süreci olduğunu gösterir. Okur, anlatıcının sınırları, önyargıları veya yanılgılarıyla yüzleştiğinde, metindeki boşlukları kendi sezgileriyle doldurmak zorunda kalır. Bu teknik, okuru edilgen bir alıcı konumundan çıkarıp anlamın üretiminde aktif bir paydaş haline getirerek edebi eseri mutlak bir kesinlik alanı olmaktan kurtarır ve çoğulcu bir sorgulama zeminine taşır.
Bu parçada güvenilmez anlatıcı kullanımıyla ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- ABireyin dünyayı algılama şeklindeki öznelliği ve insan hafızasının değişkenliğini kurgusal düzlemde yansıttığı
- BAnlatıcının taraflı ve kusurlu bakış açısı nedeniyle okurda metnin içeriğine yönelik bir güvensizlik hissi uyandırdığı
- Kurguda tek ve mutlak bir gerçeklik anlayışını sarsarak okuru anlamın üretimine doğrudan ortak ettiğiAnswer
- DYazarın kendi yargılarını okura dayatmasını önleyerek esere tamamen tarafsız ve nesnel bir yapı kazandırdığı
- EOkurun kurgusal boşlukları kendi sezgileriyle doldurmasını sağlayarak olay örgüsünü ikinci plana ittiği