Question

Difficulty: Very hardPazarlık ve Satınalma Gücü Teorileri

John Davidson tarafından sistemleştirilen Pazarlık Teorisi ile yüksek ücretlerin ekonomideki toplam talebi uyararak refah artışı sağlayacağını savunan Satınalma Gücü Teorisi birlikte analiz edildiğinde; bu iki yaklaşımın Klasik 'Tunç Kanunu' ve 'Ücret Fonu' teorilerine yönelttiği en temel ortak eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Ücretlerin sadece işçinin marjinal verimliliğine bağlı olarak belirlendiği ve bu dengenin pazarlık yoluyla bozulmasının piyasada mutlak bir etkinsizlik yarattığı varsayımı
  2. Ücretlerin dışsal ve fiziksel limitlerle (asgari geçim düzeyi veya sabit fon) sınırlandırılamayacağı; aksine kurumsal pazarlık gücüyle elde edilen gelir artışının yarattığı efektif talebin ekonomik sınırları genişletebileceği gerçeğiAnswer
  3. C
    Ücretlerin her zaman doğal bir denge noktası olan asgari geçim düzeyine geri döneceği ve sendikal müdahalelerin bu kaçınılmaz sonu değiştiremeyeceği iddiası
  4. D
    Ücret artışlarının istihdam üzerinde her koşulda negatif bir ikame etkisi yaratarak sermaye yoğun tekniklere geçişi zorunlu kıldığı yönündeki teknolojik determinizm
  5. E
    Pazarlık gücünün sadece nominal ücretleri etkilediği, reel ücretlerin ise piyasadaki tam rekabet şartları tarafından belirlenen tek bir denge noktasında oluştuğu varsayımı

Answer

Ücretlerin dışsal ve fiziksel limitlerle sınırlandırılamayacağı; kurumsal pazarlık gücü ve efektif talep kanalıyla ekonomik sınırların genişletilebileceği savunusu.
Pazarlık ve Satınalma Gücü teorileri, Klasiklerin savunduğu 'ücretlerin asgari geçim düzeyine mahkum olduğu' (Tunç Kanunu) veya 'sermaye miktarının belirlediği sabit bir fonla sınırlı olduğu' (Ücret Fonu) görüşlerine karşı çıkar. Bu teorilere göre ücretler, sosyal ve kurumsal güç dengeleriyle (Davidson) belirlenebilir ve bu yolla sağlanan yüksek gelir, ekonomideki toplam talebi artırarak üretimin genişlemesine (Satınalma Gücü) olanak tanır. Yani ücret, pasif bir maliyet kalemi değil, ekonomik dinamikleri yönlendiren aktif bir değişkendir.

Step-by-Step Solution

1
John Davidson'ın Pazarlık Teorisi varsayımını analiz et.
Ücretlerin Klasiklerin iddia ettiği gibi sabit bir noktada (subsistence) değil, işçi ve işverenin göreli güçlerine göre belirlenen bir 'alan' içinde oluştuğu saptanır.
Teorinin 'neden' pazarlık vurgusu yaptığını anlamak için.
2
Satınalma Gücü Teorisi'nin makroekonomik mantığını incele.
Ücretlerin bir maliyet olmanın ötesinde, üretilen mallara olan talebi (satınalma gücünü) oluşturduğu ve yüksek ücretlerin üretimi teşvik ettiği görülür.
Ücretin ekonomi üzerindeki 'aktif' rolünü tanımlamak için.
3
Klasik teorilerle (Tunç Kanunu/Ücret Fonu) karşılaştır.
Klasikler ücreti 'sabit bir fon' veya 'biyolojik sınır' ile kısıtlarken; bu iki teori ücreti ekonomik büyümeyi tetikleyen bağımsız bir değişken olarak konumlandırır.
Soruda istenen 'eleştiri' noktasını sentezlemek için.

Key Concept

Ücretin Bağımsız Değişken ve Talep Unsuru Olması
Estimated Time:2m 0s
Rate this question