Beşeri sermaye teorisi çerçevesinde eğitim yatırımları analiz edilirken; ampirik çalışmalar gelişmekte olan ülkelerde "sosyal getiri oranının" () genellikle "bireysel (özel) getiri oranından" () daha düşük olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- Sosyal getiri hesaplamasına kamu tarafından yapılan eğitim harcamalarının (sübvansiyonlar) tam maliyet olarak eklenmesinin, vergi ve dışsallık kaynaklı fayda artışından daha büyük bir maliyet ağırlığı oluşturmasıAnswer
- BEğitimin bireysel maliyetlerinin, devlet tarafından sağlanan nakdi ve ayni sübvansiyonların toplam tutarından her zaman daha yüksek olması
- CBireysel getiri oranı hesaplanırken eğitim süresince vazgeçilen kazançların (fırsat maliyeti) toplam maliyet kalemlerine dahil edilmemesi
- DSinyal (eleme) etkisinin eğitimin marjinal verimliliğini artırarak sadece sosyal getiri oranını bireysel getirinin altına çekmesi
- EYüksek eğitimli bireylerin yaş-kazanç profillerinin, eğitimsiz bireylere göre daha düşük bir eğime sahip olması ve kazancın tepe noktasına daha erken ulaşması
Answer
Sosyal getiri oranının bireysel getiri oranından düşük olmasının temel nedeni, maliyetler arasına eklenen kamu sübvansiyonlarının, faydalar arasına eklenen vergi ve dışsallıklardan daha ağır basmasıdır.
Bireysel getiri oranı hesaplanırken eğitim maliyetinin önemli bir kısmı (kamu sübvansiyonları) birey tarafından üstlenilmez; ancak sosyal getiri hesaplanırken bu harcamalar 'maliyet' olarak toplama eklenir. Sosyal fayda tarafında vergi öncesi kazançlar ve pozitif dışsallıklar dikkate alınsa da, maliyetler tarafındaki kamu harcaması artışı genellikle daha baskın çıkarak sosyal getiri oranının bireysel orandan düşük kalmasına neden olur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Eğitim yatırımlarında sosyal ve bireysel getiri ayrışması