Ekonomik daralma dönemlerinde işgücü piyasasında ortaya çıkan 'ek işçi' ( ) ve 'cesareti kırılmış işçi' ( ) etkileri, işgücüne katılma oranı ve resmi işsizlik verileri üzerinde farklı sonuçlar doğurmaktadır. Bir ekonomide resesyon sürecinde, işgücüne katılma oranında belirgin bir düşüş yaşanmasına rağmen resmi işsizlik oranındaki artışın, üretimin daralma hızına göre oldukça sınırlı kaldığı gözlemlenmiştir.
Buna göre, söz konusu ekonomideki işgücü piyasası dinamikleriyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?
- Cesareti kırılmış işçi etkisinin ek işçi etkisinden daha baskın olması, resmi işsizlik oranının gerçek işsizlik boyutlarını olduğundan daha düşük göstermesine yol açmıştır.Answer
- BEk işçi etkisinin cesareti kırılmış işçi etkisinden daha güçlü olması sonucunda, hanehalkı refahı korunmuş ve gizli işsizlik düzeyi minimize edilmiştir.
- CÜcretlerdeki düşüşün yarattığı ikame etkisinin, hanehalkı toplam gelirindeki kaybın yarattığı gelir etkisinden küçük olması nedeniyle bireyler piyasadan çekilmiştir.
- DCesareti kırılmış işçi etkisinin zayıf kalması, işgücü piyasasındaki esnekliğin yüksek olduğunu ve resmi verilerin gerçek durumu yansıttığını kanıtlamaktadır.
- Eİşgücü piyasasında gözlemlenen bu durum, friksiyonel işsizliğin yapısal işsizliğe dönüşmesi sonucunda doğal işsizlik oranının düştüğünü göstermektedir.
Answer
Cesareti kırılmış işçi etkisinin ek işçi etkisinden baskın olduğu ve bu durumun resmi işsizlik verilerini aşağı yönlü saptırdığı seçenek doğrudur.
Doğru yanıt olan seçenek, resesyon döneminde işgücüne katılım oranındaki düşüşü, piyasadan çekilen (cesareti kırılmış) işçilerin girenlerden (ek işçi) fazla olmasıyla açıklar. Bu durum, iş aramayı bırakanların resmi rakamlarda işsiz sayılmaması nedeniyle gerçek tablonun gizlenmesine (istatistiksel sapma) yol açar.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İşgücü Arzı Konjonktürel Değişimleri ve İstatistiksel Sapmalar