Lozan Antlaşması'ndan sonra Osmanlı Devleti'nden kalan ve Duyun-u Umumiye borçları kapsamında değerlendirilen yükümlülüklerin tasfiyesi sürecinde Türkiye, 1928 yılında alacaklı devletlerle bir ödeme planı hazırlamıştır. Ancak 1929 Dünya Ekonomik Buhranı, Türkiye’nin bu ödeme takvimine uymasını imkansız hale getirmiş ve Türkiye, ABD Başkanı Hoover tarafından yayınlanan borç erteleme çağrısından (Hoover Moratoryumu) yararlanmak istemiştir.
Türkiye'nin bu talebinin en büyük alacaklı konumundaki Fransa ile diplomatik gerginliğe yol açmasının ardından, borçların Türk ekonomisinin mevcut şartlarına göre yeniden yapılandırıldığı ve taksitlendirildiği nihai gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
- 1933 Paris Borçlar Sözleşmesi’nin imzalanmasıAnswer
- BMusul Sorunu’nun Ankara Antlaşması ile çözüme kavuşturulması
- CNüfus Mübadelesi (Etabli) sorununun Yunanistan ile nihai karara bağlanması
- DSadabat Paktı’nın imzalanarak doğu sınırlarının güvence altına alınması
- EMontrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar Komisyonu’nun yetkilerinin devralınması
Answer
Türkiye'nin dış borçlar sorununu 1929 krizi sonrası nihai olarak çözüme kavuşturan gelişme 1933 Paris Borçlar Sözleşmesi’nin imzalanmasıdır.
Dış borçlar sorunu, 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrasında Türkiye'nin ödeme güçlüğü çekmesi üzerine Hoover Moratoryumu'na dayanarak yaptığı erteleme talebiyle yeni bir boyuta taşınmıştır. En büyük alacaklı olan Fransa ile yapılan müzakereler sonucunda imzalanan 1933 Paris Borçlar Sözleşmesi, borçları Türkiye'nin ekonomik gerçeklerine göre yeniden yapılandırarak sorunu nihai olarak çözüme kavuşturmuştur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
1929 Ekonomik Buhranı'nın Türk dış politikasına etkisi ve 1933 Paris Borçlar Sözleşmesi
Alternative Method
Kronolojik eleme yöntemi kullanılabilir. 1929 krizi ve 1931 Hoover Moratoryumu'ndan hemen sonra gelen ve ekonomiyle ilgili olan tek seçenek 1933 Paris Sözleşmesi'dir.
Estimated Time:1m 40s