Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen Misak-ı Millî beyannamesinin birinci maddesinde; "Osmanlı Devleti’nin Arap çoğunluğuyla meskûn ve Ekim tarihli ateşkesin imzalanması sırasında düşman orduları işgali altında kalan kısımlarının kaderi, halkın serbestçe vereceği oylara göre belirlenmelidir." denilmiştir. Aynı maddede ateşkes hattı içinde ve dışında kalan Türk ve İslam çoğunluğuyla meskûn bölgelerin ise "ayrılmaz bir bütün" olduğu belirtilmiştir.
Misak-ı Millî'deki bu ikili sınır tanımı yaklaşımının temel dayanağı ve ulaşılmak istenen hedefi aşağıdakilerden hangisidir?
- Wilson İlkeleri'nin "kendi kaderini tayin" (self-determinasyon) hakkını Arap coğrafyası için diplomatik bir meşruiyet zemini olarak kullanırken, Türk ve Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bölgeleri ateşkes sırasındaki fiili duruma göre milli ana vatan tanımı içine almakAnswer
- BArap topraklarının stratejik değerinin savunma için düşük olduğunu kabul ederek direniş odağını Anadolu'ya çekmek ve bölgedeki Müslüman nüfusun İngiliz mandasını kabul etmesini kolaylaştırmak
- CErzurum Kongresi'nde alınan "Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür" kararının sadece Anadolu coğrafyasıyla sınırlı olduğunu kanıtlayarak İtilaf Devletleri'nin işgal bölgelerinden çekilmesini sağlamak
- Dİstanbul Hükümeti'nin İngiltere ile yaptığı gizli antlaşmalar uyarınca Orta Doğu topraklarından tamamen vazgeçildiğini ve bu bölgelerin yönetiminin Milletler Cemiyeti'ne bırakıldığını resmileştirmek
- EDinsel ve kültürel bağların siyasi sınır belirlemede etkisiz olduğunu, sınırların sadece etnik çoğunluğa göre belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak İslamcılık fikrinden tamamen vazgeçildiğini göstermek
Answer
Misak-ı Millî'de Arap toprakları için halk oylaması istenirken Türk-İslam bölgelerinin bölünmez bir bütün ilan edilmesi; Wilson İlkeleri'ni diplomatik bir araç olarak kullanıp, ateşkes hattını milli sınırların temeli kabul etmektir.
Doğru cevap, Misak-ı Millî'nin hem fiili durumu ( Ekim ateşkes hattı) hem de uluslararası diplomatik prensipleri (Wilson İlkeleri) bir arada kullandığını açıklar. Arap toprakları için halk oylaması istenmesi, İtilaf Devletleri'nin kendi savunduğu self-determinasyon hakkına dayanarak bir meşruiyet zemini oluşturma çabasıdır. Aynı zamanda Türk ve Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bölgelerin bölünmez bir bütün ilan edilmesi, bu toprakların pazarlık konusu yapılamayacak milli bir ana vatan olduğunu ilan eder.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Misak-ı Millî Sınır Anlayışı ve Meşruiyet Zemini
Hints
1
Metindeki 'Halk oylaması' (plebisit) kavramının o dönem hangi uluslararası prensiplerle özdeşleştiğini hatırlayın.
2
Misak-ı Millî belirlenirken temel alınan tarihsel sınır, Mondros Ateşkesi'nin imzalandığı günkü sınırlardır.
3
Arap toprakları için halkın oyuna başvurulması, İtilaf Devletleri'ni kendi silahıyla (Wilson İlkeleri) vurmak ve Türk çoğunluklu bölgelerin haklılığını kanıtlamak için bir diplomasi taktiğidir.
Practice More
Misak-ı Millî'de halk oylaması (plebisit) istenen diğer üç bölgenin (Kars, Ardahan, Batum ve Batı Trakya) bu karara dahil edilme mantığını plebisit kavramı üzerinden karşılaştırın.
Estimated Time:2m 0s