Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Türk anayasa tarihinde "çerçeve" niteliği taşıyan tek anayasa örneğidir. Bu nitelik, anayasanın sadece devletin temel yapısını kuran kısa ve öz bir metin olmasını, ayrıntılı düzenlemelerden kaçınmasını ifade eder. Buna göre, Anayasası'nın içeriği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu anayasanın "çerçeve" olma özelliğini doğrudan kanıtlayan bir durumdur?
- Temel hak ve hürriyetler ile yargı organına ilişkin hükümlere metinde yer verilmemesiAnswer
- BAnayasa hükümlerinin değiştirilmesi için kanunların kabulündeki usulün (salt çoğunluk) yeterli olması
- CEgemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinin anayasal düzeyde ilk kez kabul edilmesi
- DYasama ve yürütme yetkilerinin "Meclis Hükümeti" sistemine göre tek bir organda toplanması
- EAnayasanın toplamda madde ve bir geçici maddeden oluşacak şekilde hazırlanması
Answer
Temel hak ve hürriyetler ile yargı organına ilişkin hükümlere metinde yer verilmemesi
Anayasası, Türk tarihinin tek çerçeve anayasasıdır. Bir anayasanın çerçeve sayılabilmesi için sadece temel devlet teşkilatını (yasama-yürütme) düzenlemesi, temel haklar ve yargı gibi detaylı bölümlere yer vermemesi gerekir. Bu özellikler ancak bir sonraki anayasa olan Anayasası ile hukuk sistemine dahil olmuştur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Çerçeve Anayasa (Framework Constitution)
Hints
1
Bir anayasanın 'çerçeve' olması demek, metnin çok kısa olması ve bazı temel devlet fonksiyonlarını (örneğin yargı) veya kişi haklarını hiç düzenlememesi demektir.
Practice More
1921 Anayasası'nın tek yumuşak anayasa olma özelliğini, 1924'ün neden sert anayasa kabul edildiğiyle karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Estimated Time:50s