Question

Difficulty: Very hardKolluk Faaliyetleri

Türkiye Cumhuriyeti idari teşkilat yapısında kolluk faaliyetleri; kamu düzenini korumaya yönelik 'idari kolluk' ve suçun işlenmesinden sonra devreye giren 'adli kolluk' olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu iki faaliyet türünün hukuki rejimleri, bağlı oldukları makamlar ve denetim usulleri hukuk devleti ilkesi gereği birbirinden kesin çizgilerle ayrılmıştır.

Buna göre, idari ve adli kolluk faaliyetlerinin ayrımı ile kolluk yetkilerinin kullanımı hakkında aşağıda yer alan hukuki nitelendirmelerden hangisi *yanlıştır*?

  1. A
    İdari kolluk faaliyetleri, bir suçun işlenmesini önlemek amacıyla yürütülen 'önleyici' nitelikte işlemler olup; bu faaliyetlerin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar kural olarak idari yargıda çözümlenir.
  2. B
    Genel idari kolluk makamları olan Vali ve Kaymakamlar, idari kolluk faaliyetleri sırasında hiyerarşik olarak İçişleri Bakanı'na bağlı iken; aynı personel suç soruşturması (adli kolluk) safhasına geçtiğinde Cumhuriyet Savcısı'nın emir ve talimatları altına girer.
  3. Kolluk personelinin, kamu düzenini bozan bir eylem sırasında yaptığı müdahalenin niteliği suçun işlenmesiyle birlikte 'adli kolluk' rejimine dönüştüğünde, bu faaliyetin sevk ve idaresinden sorumlu olan yetkili makam mülki amir (Vali veya Kaymakam) olmaya devam eder.Answer
  4. D
    Kamu düzeninin unsurlarından olan 'genel ahlak', idari kolluk yetkilerinin kullanımı bakımından bireylerin iç dünyasındaki sübjektif ahlaki değerleri değil, toplumun genelince kabul görmüş ve kamusal alana yansıyan objektif kuralları kapsar.
  5. E
    Mahalli idare kollukları (belediye zabıtası vb.), sadece kendi görev alanlarındaki belirli hizmetlerin düzenini sağlamakla görevli 'özel idari kolluk' birimleri olup; bu birimlerin varlığı genel idari kolluğun kamu düzenini sağlama yönündeki asli yetkilerini kısıtlamaz.

Answer

İdari ve adli kolluk ayrımında, faaliyetin niteliği adli rejime dönüştüğünde yetkili makamın mülki amir olmaya devam edeceği yönündeki ifade yanlıştır; zira adli kolluk makamı Cumhuriyet Savcısıdır.
Doğru cevap, mülki amirlerin adli kolluk sürecindeki yetkisizliğini ifade eden tespittir. Türkiye'de bir suç işlendiği andan itibaren kolluk görevlileri 'adli kolluk' sıfatıyla hareket ederler ve bu aşamada artık mülki amirlerin (Vali/Kaymakam) değil, doğrudan yargı makamı olan Cumhuriyet Savcılarının emir ve talimatlarına tabi olurlar. Bu durum, idari görev ile yargısal görev arasındaki temel anayasal ayrımdır.

Step-by-Step Solution

1
İdari ve adli kolluk ayrım kriterini belirle.
Ayrım kriteri suçun işlenmiş olup olmamasıdır. Suçtan önce idari (önleyici), suçtan sonra adli (bastırıcı) kolluk devreye girer.
Kolluk faaliyetlerinin hangi hukuk rejimine (İdare Hukuku vs. Ceza Muhakemesi Hukuku) tabi olduğunu anlamak için bu temel ayrım şarttır.
2
Kolluk faaliyetlerini yürüten makamları analiz et.
İdari kolluk makamları CB, İçişleri Bakanı, Vali, Kaymakam'dır. Adli kolluk makamı ise Cumhuriyet Savcısı'dır.
Kolluk personelinin (polis, jandarma) kime karşı sorumlu olduğunu belirlemek, idari hiyerarşi ile yargısal bağımsızlık arasındaki çizgiyi korur.
3
Mülki amirlerin yetki sınırlarını değerlendir.
Vali ve Kaymakamlar mülki amir olarak idari kolluk makamıdır, ancak adli kolluk personeli üzerinde emir ve talimat yetkileri yoktur.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği, yürütme organı (idare) yargısal bir süreç olan suç soruşturmasına müdahale edemez.

Key Concept

İdari Kolluk ve Adli Kolluk Makamlarının Ayrımı

Hints

1
Kolluk faaliyetlerini 'önleyici' (suç öncesi) ve 'bastırıcı' (suç sonrası) olarak ayırın.
2
Mülki amirler (Vali, Kaymakam) yürütme organı içinde yer alırken; Cumhuriyet Savcıları yargısal süreçleri yönetir.
3
Bir polis memuru sokakta devriye gezerken Valiye, bir hırsızı yakalayıp sorgularken Savcıya bağlıdır.

Practice More

Adli kolluk ile idari kolluk arasındaki yargı yolu (idari yargı vs. adli yargı) farklarını inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question