İdare Hukuku

613 questions

Question 1Question

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre; adaylık süresi içerisinde temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olan aday memurlar hakkında uygulanacak hukuki işlem ve bu kişilerin yeniden memuriyete atanabilme durumu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İlişikleri kesilir ve 33 yıl süreyle Devlet memurluğuna alınmazlar.

Answer

Adaylık süresinde başarısız olanların görevine son verilir (ilişikleri kesilir) ve bu kişiler 3 yıl boyunca Devlet memurluğuna tekrar kabul edilmezler.
657 sayılı Kanun'un 56. ve 57. maddelerine göre, adaylık devresi içinde temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj devrelerinin her birinde başarılı olmak şarttır. Herhangi birinde başarısız olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile ilişiği kesilir. Bu şekilde ilişiği kesilenler 3 yıl boyunca tekrar Devlet memuru olamazlar.

Step-by-Step Solution

1
Yasal dayanağın belirlenmesi
657657 sayılı DMK Madde 5656 ve 5757 incelenir.
Aday memurların eğitim, staj ve disiplin süreçleri bu maddelerle düzenlenmiştir.
2
Başarısızlık durumundaki yaptırımın tespiti
Eğitim veya stajda başarısız olanların ilişiğinin kesileceği belirlenir.
Kanun, adaylık evresindeki eğitimlerin tamamlanmasını memuriyete asil atanma için şart koşar.
3
Yeniden atanma engel süresinin belirlenmesi
İlişiği kesilenlerin 33 yıl süreyle memuriyete alınamayacağı sonucuna varılır.
Adaylıkta başarısızlık nedeniyle görevden çıkarma, kanunda özel bir bekleme süresine tabi tutulmuştur.

Key Concept

Aday Memurluk Süreci ve İlişik Kesme
Estimated Time:50s
Question 2Question

İdari işlemler; idarenin kamu gücünü kullanarak, idari fonksiyon kapsamında tesis ettiği, tek taraflı ve icrai nitelikteki irade açıklamalarıdır. Bu işlemler, hukuk dünyasına doğdukları andan itibaren çeşitli özelliklere ve hukuki sonuçlara sahiptir.

İdari işlemlerin özellikleri ve hukuki sakatlık rejimleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdari işlemin amaç unsurundaki sakatlık (kamu yararı dışında bir amaç güdülmesi), işlemi kurucu unsurlarından yoksun bırakarak doğrudan "yokluk" yaptırımıyla karşı karşıya bırakır.

Answer

İdari işlemin amaç unsurundaki sakatlığın (kamu yararı dışında bir amaç güdülmesi) yokluk yaptırımına yol açtığını belirten ifade yanlıştır; çünkü amaç unsuru bir geçerlilik şartıdır ve ihlali iptal davası konusudur.
İdari işlemin amaç unsuru, idarenin her işleminde gözetmesi gereken 'kamu yararı'dır. Bu unsurun ihlal edilmesi durumuna 'maksat saptırması' denir ve bu durum idari yargıda işlemin iptaline yol açan bir hukuka aykırılık halidir. Yokluk ise işlemin hiç oluşmadığı, kurucu unsurlarından (irade açıklaması, idari makam tarafından yapılması, hukuken mümkün bir konu) birinin eksik olduğu durumlarda (örneğin; bir özel kişinin memur gibi işlem yapması) ortaya çıkar. Dolayısıyla amaç unsurundaki sakatlık işlemi yok kılmaz, sadece iptal edilebilir kılar.

Step-by-Step Solution

1
İdari işlemin temel özelliklerini (tek taraflılık ve icrailik) analiz etme.
Bu özellikler idarenin kamu gücünü kullanarak ilgilinin rızası olmaksızın hukuki durum yaratmasını sağlar.
İdari işlemin özel hukuk işlemlerinden farkını anlamak için gereklidir.
2
Hukuka uygunluk karinesinin sonuçlarını değerlendirme.
İşlemlerin iptal edilene kadar geçerli sayıldığı ve icra edilebilir olduğu sonucuna varılır.
İdari işlemlerin sürekliliğini ve hukuk güvenliğini sağlamak amacıyla bu karine kabul edilmiştir.
3
İdari işlemin unsurları (yetki, şekil, sebep, konu, amaç) ile sakatlık rejimleri (iptal, yokluk) arasındaki ilişkiyi kurma.
Amaç unsurunun (kamu yararı) bir geçerlilik unsuru olduğu, ihlalinin ise yokluk değil, iptal edilebilirlik (maksat saptırması) doğurduğu belirlenir.
Yokluk yaptırımı yalnızca kurucu unsurların (irade, yetkili makam, konu imkansızlığı vb.) yokluğu veya ağır fonksiyon gaspı hallerinde söz konusu olur.

Key Concept

İdari İşlemlerin Geçerlilik ve Kurucu Unsurları Arasındaki Fark
Estimated Time:2m 0s
Question 3Question

Bir kamu üniversitesine ait nükleer araştırma reaktöründe, tüm uluslararası güvenlik standartlarına ve periyodik teknik bakımlara titizlikle uyulmasına rağmen, reaktörün soğutma sistemindeki gizli bir malzeme yorgunluğuna bağlı, öngörülemeyen ani bir teknik arıza sonucunda radyoaktif sızıntı meydana gelmiş ve çevredeki tarım arazileri ciddi zarar görmüştür. İdare, zararın 'beklenmeyen bir hal'den kaynaklandığını, herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığını ve tüm önlemlerin alındığını savunarak tazminat talebini reddetmiştir.

İdare hukukundaki sorumluluk ilkeleri ve Danıştay içtihatları dikkate alındığında, bu olaydaki mali sorumlulukla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Nükleer enerji gibi tehlikeli bir faaliyet yürütüldüğü için 'Tehlike (Risk) İlkesi' uygulanır; 'beklenmeyen hal' (içsel teknik arıza) illiyet bağını kesmediğinden idare zarardan sorumludur.

Answer

İdarenin yürüttüğü faaliyet tehlikeli bir nitelik taşıdığı için 'Tehlike (Risk) İlkesi' uyarınca kusursuz sorumluluğu mevcuttur; sistemin iç işleyişinden kaynaklanan 'beklenmeyen hal' (teknik arıza) ise illiyet bağını kesmediği için idare meydana gelen zarardan sorumludur.
İdarenin nükleer enerji gibi yüksek riskli faaliyetlerinde 'Tehlike (Risk) İlkesi' uygulanır. Bu ilkeye göre, idare hiçbir kusuru olmasa dahi faaliyetin yarattığı risklerden sorumludur. Meydana gelen teknik arıza 'beklenmeyen hal' (internal failure) niteliğindedir. İdare hukukunda mücbir sebep (external force) illiyet bağını kesip idareyi sorumluluktan kurtarırken, beklenmeyen haller kusursuz sorumlulukta illiyet bağını kesmez. Dolayısıyla idare, hizmet kusuru olmasa bile zararı tazmin etmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın hukuki niteliğini belirle.
İdarenin yürüttüğü nükleer reaktör işletme faaliyeti 'tehlikeli faaliyet' kategorisindedir.
Tehlikeli araçlar veya yöntemler kullanılan faaliyetlerde idarenin kusuru olmasa dahi sorumluluğu (Risk İlkesi) söz konusudur.
2
Zarara neden olan olayın niteliğini analiz et.
Malzeme yorgunluğuna bağlı teknik arıza, sistemin 'içinden' kaynaklanan bir 'beklenmeyen hal'dir.
Mücbir sebep dışsal olmalıdır; ancak teknik arızalar faaliyetin bünyesine ait olduğu için içseldir.
3
İlliyet bağını (nedensellik) değerlendir.
Beklenmeyen haller, kusursuz sorumlulukta illiyet bağını kesmez.
Kusursuz sorumlulukta idareyi ancak mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusuru sorumluluktan kurtarabilir.
4
Sorumluluk sonucuna ulaş.
İdare, herhangi bir hizmet kusuru bulunmasa dahi zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Kusursuz sorumluluk, kusurun varlığına değil, riskin yaratılmış olmasına dayanır.

Key Concept

Beklenmeyen Hal ve Mücbir Sebep Ayrımının Kusursuz Sorumluluktaki Etkisi

Practice More

Mücbir sebep ve beklenmeyen hal arasındaki 'dışsallık' farkını pekiştirmek için farklı kaza senaryoları çalışılmalıdır.
Estimated Time:2m 30s
Question 4Question

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, hizmetin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve yönetmeliklerin devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre disiplin cezaları verilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 657 sayılı Kanun'da sayılan disiplin cezalarından biri değildir?

Show answer & explanation

Answer: Görev yerinin değiştirilmesi

Answer

Görev yerinin değiştirilmesi (veya halk arasındaki adıyla sürgün), 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda sayılan beş temel disiplin cezasından biri değildir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesine göre disiplin cezaları; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarmadır. Görev yerinin değiştirilmesi, hizmetin gereği olarak başvurulan idari bir işlem veya nakil türü olabilir, ancak bir disiplin cezası niteliği taşımaz.

Step-by-Step Solution

1
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesini inceleyin.
Kanunda disiplin cezaları; Uyarma, Kınama, Aylıktan Kesme, Kademe İlerlemesinin Durdurulması ve Devlet Memurluğundan Çıkarma olarak beş başlıkta sınırlandırılmıştır.
Disiplin cezaları kanunilik ilkesi gereği sınırlı sayıda (numerus clausus) belirtilmiştir.
2
Seçeneklerde verilen ifadeleri bu liste ile karşılaştırın.
Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması listede yer alırken, görev yerinin değiştirilmesi bu listede yoktur.
Görev yerinin değiştirilmesi disiplin cezası değil, idari bir işlemdir.

Key Concept

Disiplin Cezalarının Kanuniliği

Hints

1
Devlet memurlarına verilebilecek disiplin cezaları 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde 5 ana başlık halinde sayılmıştır.
2
Disiplin cezaları arasında 'memurluktan çıkarma' vardır ancak 'yer değiştirme' veya 'hapis' gibi bir ceza yoktur.

Practice More

Disiplin cezalarına karşı yapılacak itiraz sürelerini ve itiraz mercilerini (Disiplin Kurulu, Yüksek Disiplin Kurulu vb.) inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 5Question

İdare tarafından işletilen ve yüksek basınçlı sistemlerin kullanıldığı bir teknoloji merkezinde, mevzuatta öngörülen tüm teknik denetimler, periyodik bakımlar ve güvenlik kontrolleri eksiksiz olarak yerine getirilmiştir. Ancak, mevcut teknolojik imkanlarla önceden fark edilmesi mümkün olmayan bir metal yorgunluğu (beklenmeyen hal) neticesinde meydana gelen mekanik bir arıza, tesiste patlamaya yol açmış ve bu patlama komşu parseldeki özel bir mülke ciddi maddi zarar vermiştir. Bu olaya ilişkin idarenin mali sorumluluğu hakkında aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Meydana gelen zarar, idarenin tehlikeli faaliyeti ile doğrudan ilgili olup 'beklenmeyen hal' illiyet bağını kesmediği için idare, 'tehlike ilkesi' uyarınca kusuru olmasa dahi zararı tazmin etmelidir.

Answer

Meydana gelen zarar idarenin tehlikeli faaliyetiyle doğrudan ilişkili olduğu ve 'beklenmeyen hal' illiyet bağını kesmediği için idare, 'tehlike ilkesi' uyarınca sorumludur.
İdare hukukunda 'Tehlike İlkesi', idarenin yürüttüğü riskli ve tehlikeli faaliyetlerden kaynaklanan zararların, idarenin kusuru olmasa dahi tazmin edilmesini öngörür. Olayda geçen metal yorgunluğu (beklenmeyen hal), idarenin faaliyet sahası içinde gerçekleşen bir durumdur. Kusursuz sorumluluk hallerinde 'beklenmeyen hal' (casus fortuit), mücbir sebep gibi dışsal bir faktör olmadığı için illiyet bağını kesmez. Dolayısıyla idare, tüm önlemleri almış olsa bile tehlikeli faaliyetin yarattığı risk neticesinde oluşan zararı karşılamalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Faaliyetin niteliğini belirle
Yüksek basınçlı sistemlerin kullanıldığı tesis 'tehlikeli faaliyet' kategorisindedir.
İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden hangisinin uygulanacağını saptamak gerekir.
2
Kusur durumunu analiz et
İdarenin tüm bakımları yapması hizmet kusurunu ortadan kaldırsa da kusursuz sorumluluğu kaldırmaz.
Hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ayrımını yapmak kritiktir.
3
Beklenmeyen halin illiyet bağına etkisini değerlendir
İdarenin faaliyet sahası içindeki teknik bir arıza olan beklenmeyen hal, kusursuz sorumlulukta illiyet bağını kesmez.
Mücbir sebep (dışsal) ile beklenmeyen hal (içsel) arasındaki farkı ayırt etmek gerekir.
4
Hukuki sonucu tespit et
İdare 'Tehlike İlkesi' uyarınca tam tazminle yükümlüdür.
Zarar ile tehlikeli faaliyet arasındaki illiyet bağı devam etmektedir.

Key Concept

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu (Tehlike İlkesi) ve Beklenmeyen Hal İlişkisi

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran nedenler arasında 'Mücbir Sebep' ve 'Beklenmeyen Hal' arasındaki farkları tablo şeklinde inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 6Question

Türkiye'nin idari teşkilatlanma ilkeleri çerçevesinde, kamu hizmetlerinin ülke sathına yayılması amacıyla oluşturulan "Merkezi Yönetimin Taşra Teşkilatı" birimlerinin hukuki statüsü ve yetki kullanımıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kaymakamlık makamı, hiyerarşik denetimin dışında kalan ve kendi bağımsız karar organlarına sahip olan bir mahalli idare birimi olarak teşkilatlandırılmıştır.

Answer

Kaymakamlığın mahalli idare birimi olduğu ve hiyerarşi dışında kaldığı ifadesi yanlıştır.
Kaymakamlık, Türkiye'nin idari yapısında merkezi yönetimin (merkezden yönetimin) taşra teşkilatı içerisinde yer alan ilçe idaresinin başıdır. Ayrı bir kamu tüzel kişiliği yoktur, devlet tüzel kişiliği içerisinde yer alır ve merkezin hiyerarşik denetimine tabidir. Dolayısıyla kaymakamlığın bağımsız karar organlarına sahip bir mahalli idare (yerinden yönetim) birimi olduğunu iddia eden seçenek hatalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Merkezi yönetimin taşra teşkilatı birimlerini belirleyin.
İl genel idaresi, ilçe idaresi ve bölge kuruluşları merkezi yönetimin taşra teşkilatıdır.
Teşkilat yapısının doğru sınıflandırılması için ilk adımdır.
2
Kaymakamlığın hukuki statüsünü analiz edin.
Kaymakamlık, ilçe idaresinin başıdır ve doğrudan İçişleri Bakanlığı ile valinin hiyerarşik denetimi altındadır.
Birimlerin hiyerarşik mi yoksa vesayete mi tabi olduğunu anlamak gerekir.
3
Mahalli idarelerin (yerinden yönetim) temel özelliklerini hatırlayın.
Mahalli idareler (belediye, köy, il özel idaresi) ayrı kamu tüzel kişiliğine ve seçilmiş organlara sahiptir.
Taşra teşkilatı ile yerinden yönetim arasındaki temel farkları ayırt etmek için gereklidir.
4
Kaymakamlığın yerinden yönetim birimi olup olmadığını kontrol edin.
Kaymakamlık ayrı bir tüzel kişiliğe veya seçilmiş karar organına sahip değildir, dolayısıyla yerinden yönetim birimi olamaz.
Yanlış olan bilginin doğrulanması sağlanır.

Key Concept

Merkezi Yönetimin Taşra Teşkilatı ve Hiyerarşik Yapı

Practice More

Vali ile Belediye Başkanı arasındaki denetim farkını pekiştirmek için 'İdari Vesayet' konularına göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 7Question

Türkiye Cumhuriyeti'nin idari yapısında yer alan mahalli idarelerin (yerel yönetimler) kuruluşu, organları ve işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İl özel idaresinin en yüksek karar organı olan il genel meclisinin başkanlığı, aynı zamanda bu idarenin başı olan vali tarafından yürütülür.

Answer

İl özel idaresinin karar organı olan il genel meclisinin başkanlığının vali tarafından yürütüldüğünü belirten ifade yanlıştır; meclis kendi başkanını seçer.
İl özel idaresinde vali, bu idarenin başı ve yürütme organıdır; ancak karar organı olan İl Genel Meclisi'nin başkanı değildir. İl Genel Meclisi, kendi üyeleri arasından gizli oyla bir başkan seçer. Valinin meclise başkanlık etmesi uygulaması 2005 yılında yürürlüğe giren 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ile sona ermiştir.

Step-by-Step Solution

1
Mahalli idare birimlerini ve organ yapılarını hatırla.
İl özel idaresi, belediye ve köy birimlerinden oluşur. İl özel idaresinin organları: vali (yürütme), il genel meclisi (karar) ve il encümenidir.
Seçenekleri değerlendirmek için temel yapısal bilgiyi kurmak gerekir.
2
İl genel meclisinin başkanlık yapısındaki yasal değişikliği analiz et.
Eski düzenlemede vali meclis başkanı iken, 5302 sayılı kanunla meclisin kendi başkanını kendi üyeleri arasından seçmesi esası getirilmiştir.
Mülki amir ile mahalli idare karar organı arasındaki ilişki farkını teyit etmek gerekir.
3
Kuruluş usullerini (Köy, Belediye, Büyükşehir) ve denetim kurallarını karşılaştır.
Köy (İçişleri), Belediye (Cumhurbaşkanı), Büyükşehir (Kanun) ve Organ Kaybı (Yargı/Danıştay) kuralları güncel mevzuata uygundur.
Çeldirici seçeneklerin doğruluğunu kanıtlayarak hatalı olanı kesinleştirmek gerekir.

Key Concept

İl Özel İdaresi Organları ve Başkanlık Yapısı

Hints

1
Mahalli idarelerin her birinin kuruluşu için farklı bir makam yetkilidir (İçişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı, TBMM); bu farkları hatırlayın.
2
İl özel idaresinde vali, devletin ve Cumhurbaşkanının temsilcisidir ancak demokratik bir yapı olan meclisin her zaman başkanı değildir.
3
İl Genel Meclisi'nin başkanının atanmış bir memur mu yoksa seçilmiş bir üye mi olduğunu 2005 yılındaki değişiklikleri düşünerek değerlendirin.

Practice More

Belediye başkanının görevden uzaklaştırılması yetkisi (İçişleri Bakanı) ile organlık sıfatının kaybı (Danıştay) arasındaki farkı inceleyerek 'geçici uzaklaştırma' ile 'kesin karar' ayrımını pekiştirin.
Estimated Time:1m 30s
Question 8Question

Türk idare hukuku doktrini ve 1982 Anayasası'nın belirlediği idari teşkilat esasları çerçevesinde; hiyerarşi ve idari vesayet yetkilerinin "denetim kapsamı", "işlem üzerindeki tasarruf yetkisi" ve "hukuki dayanak" açısından karşılaştırılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hiyerarşik amir, astın işlemlerini hem hukukilik hem de yerindelik yönünden denetleyerek bu işlemleri değiştirme (tashih) veya yerine geçerek yeni işlem tesis etme (ikame) yetkisine sahipken; idari vesayet makamı, kanunda istisnai olarak belirtilmedikçe sadece hukukilik denetimi yapabilir ve kural olarak işlemi değiştirerek onama yetkisine sahip değildir.

Answer

Hiyerarşik amirin astın işlemlerini hem hukukilik hem yerindelik yönünden denetleyebildiği ve bu işlemleri değiştirme/yerine geçme yetkisine sahip olduğu, buna karşın idari vesayet makamının sadece hukukilik denetimi yapabildiği ve kural olarak değiştirerek onama yetkisinin bulunmadığını belirten ifade doğrudur.
İdare hukukunda hiyerarşi yetkisi sınırsız ve genel bir yetki olup, üstün ast üzerindeki iradesinin tam üstünlüğüne dayanır; bu nedenle hem mevzuata uygunluk (hukukilik) hem de kamu yararı ve hizmetin gereği (yerindelik) denetimi yapılabilir. Ayrıca amir, hatalı bulduğu işlemi değiştirebilir (tashih) veya o konuda kendisi işlem yapabilir (ikame). İdari vesayette ise denetlenen kuruluş (belediye, üniversite, baro vb.) ayrı bir kamu tüzel kişiliğidir. Bu özerkliğe saygı gereği denetim yetkisi kanunla sınırlıdır ve vesayet makamı denetlenen kurumun yerine geçerek karar alamaz, sadece hukukilik denetimi yaparak işlemin uygulanmasını durdurabilir veya iptal edebilir.

Step-by-Step Solution

1
Yetkilerin hukuki dayanağını belirleyin.
Hiyerarşi teşkilatın doğal bir sonucudur, vesayet ise sadece kanunla (istisnai) verilir.
İdarenin bütünlüğü ilkesinin nasıl hayata geçirildiğini anlamak için yetkinin kaynağını bilmek gerekir.
2
Denetimin kapsamını (hukukilik vs. yerindelik) analiz edin.
Hiyerarşi her iki yönü de kapsarken, vesayet kural olarak sadece hukuka uygunluğu denetler.
Yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini korumak için vesayet yetkisi yerindelik denetimini içermez.
3
İşlem üzerindeki tasarruf yetkisini (iptal, tashih, ikame) değerlendirin.
Hiyerarşide iptal, değiştirme ve yerine geçme mümkünken; vesayette kural olarak sadece iptal veya erteleme mümkündür.
Vesayette 'irade ikamesi yasağı' yerinden yönetimin temel bir korumasıdır.

Key Concept

İdarenin Bütünlüğü: Hiyerarşi ve İdari Vesayet Ayrımı

Practice More

İdari vesayetin istisnası olarak Vali'nin belediye kararlarını belli şartlarda onaylama sürecini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 9Question

29422942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve 19821982 Anayasası hükümleri doğrultusunda, idarenin kamu yararı amacıyla başvurduğu mal edinme yöntemleri ve kamulaştırma usulü ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Acele kamulaştırma usulünde, taşınmazın kıymet takdiri idare bünyesinde kurulan 'Kıymet Takdir Komisyonu' tarafından yapılarak bedel bankaya yatırılır ve taşınmaza el konulur.

Answer

Acele kamulaştırma usulünde kıymet takdirinin idare bünyesindeki komisyon tarafından yapıldığını belirten ifade yanlıştır; çünkü bu usulde değer tespiti mahkemece görevlendirilen bilirkişilerce gerçekleştirilir.
Acele kamulaştırma usulünü düzenleyen Kamulaştırma Kanunu'nun 2727. maddesine göre; kıymet takdiri idari bir komisyon tarafından değil, taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından seçilen bilirkişi kurulu marifetiyle yapılır. Mahkeme bu tespiti 77 gün içinde sonuçlandırmak zorundadır. İdarenin kendi bünyesinde kurduğu 'Kıymet Takdir Komisyonu' ise sadece olağan kamulaştırma sürecindeki satın alma aşamasında tahmini bedel belirlemekle görevlidir.

Step-by-Step Solution

1
İdarenin mal edinme yöntemlerini (kamulaştırma, istimval, geçici işgal) ve bunların uygulama şartlarını değerlendir.
İstimvalin olağanüstü durumlarda taşınırlar için, kamulaştırmanın ise kamu yararı için taşınmazlar üzerinde uygulandığı teyit edilir.
Kavramsal ayrımı netleştirmek.
2
Kamulaştırma sürecindeki 'satın alma usulü'nün hukuki sonuçlarını analiz et.
Bu yöntemle uzlaşılan işlemlere karşı dava açılamayacağı sonucuna varılır.
Yasal kesinliği kontrol etmek.
3
29422942 sayılı Kanun'un 2727. maddesinde düzenlenen 'acele kamulaştırma' prosedürünü incele.
Acele kamulaştırmada kıymet takdirinin mahkemece (Asliye Hukuk) seçilen bilirkişiler tarafından 77 gün içinde yapılması gerektiği belirlenir.
Yanlış olan idari basamağı tespit etmek.

Key Concept

Kamulaştırma Usulleri ve Yargısal Denetim

Practice More

Kamulaştırma bedelinin taksitlendirilme süreleri ve faiz oranları ile 'geçici işgal' kararını veren yetkili merciyi (İl İdare Kurulu) inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 10Question

Türk idari teşkilatlanmasında bir bakanın, kendi bakanlığının taşra teşkilatında görev yapan bir kamu görevlisi üzerindeki denetim, emir ve talimat verme yetkisi aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Hiyerarşi

Answer

Bakan ile taşra teşkilatı arasındaki denetim yetkisi 'Hiyerarşi' kavramıyla ifade edilir.
Hiyerarşi, aynı kamu tüzel kişiliği çatısı altında bulunan üst makamların (amirin), alt makamlar (astlar) üzerinde sahip olduğu denetim, emir ve talimat verme yetkisidir. Bakanlık teşkilatı ve taşra teşkilatı tek bir devlet tüzel kişiliğine bağlı olduğu için aralarındaki ilişki hiyerarşik bir nitelik taşır.

Step-by-Step Solution

1
Denetleyen ve denetlenen birimlerin bağlı olduğu kamu tüzel kişiliğini saptayın.
Bakanlık ve Taşra Teşkilatı (Valilik, Kaymakamlık, İl Müdürlükleri) tek bir tüzel kişilik olan 'Devlet Tüzel Kişiliği' içinde yer alır.
İdare hukukunda denetimin türünü belirlemek için tarafların aynı veya farklı tüzel kişiliklerde olup olmadığına bakılır.
2
Aynı tüzel kişilik içindeki denetimin niteliğini değerlendirin.
Üst makamın alt makama emir ve talimat verebildiği, işlemleri yerindenlik açısından denetleyebildiği bir ilişki mevcuttur.
Hiyerarşi yetkisi, kanunla ayrıca belirtilmesine gerek duyulmayan, her amirin astı üzerinde sahip olduğu doğal bir yetkidir.
3
Tespit edilen ilişkiye karşılık gelen hukuki kavramı belirleyin.
Aynı tüzel kişilik içindeki ast-üst ilişkisi 'hiyerarşi'dir.
İdari vesayet sadece farklı tüzel kişilikler (örneğin devlet ile belediye) arasında söz konusu olabilir.

Key Concept

İdarenin Bütünlüğü: Aynı tüzel kişilik içinde hiyerarşi, farklı tüzel kişilikler arasında idari vesayet uygulanır.
Question 11Question

İdare hukukunda kamu düzenini korumak, bozulmasını önlemek veya bozulan düzeni yeniden tesis etmek amacıyla yürütülen "idari kolluk" faaliyetlerinin özellikleri ve yetki sınırları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdari kolluk yetkileri, kamu gücü ayrıcalıklarına dayanan asli ve devredilemez yetkiler olup, bu yetkiler bir idari sözleşme ile özel hukuk kişilerine devredilemez.

Answer

İdari kolluk yetkilerinin kamu gücü ayrıcalıklarına dayanan asli ve devredilemez nitelikte olması, bu yetkilerin özel hukuk kişilerine bir sözleşme ile devredilemeyeceği anlamına gelir.
İdari kolluk yetkileri, kamu düzeninin sağlanması gibi devletin temel fonksiyonlarından biridir. Bu yetkiler kamu gücüne dayanır, aslidir ve idare tarafından tek taraflı olarak kullanılır. İdare hukukunun yerleşik ilkelerine göre, idari kolluk yetkileri bir idari sözleşme ile özel kişilere devredilemez; idare bu yetkiyi personeli eliyle bizzat yürütmek zorundadır.

Step-by-Step Solution

1
Kolluk faaliyetlerinin niteliğini belirle
İdari kolluk, kamu düzenini korumak için yapılan "önleyici" bir faaliyettir.
Adli kolluk (bastırıcı) ile arasındaki temel farkı anlamak için bu ayrım kritiktir.
2
Yetki devri kuralını incele
İdari kolluk yetkileri "asli"dir ve idare tarafından bizzat kullanılmalıdır.
Anayasa ve idare hukuku ilkeleri uyarınca egemenlik yetkisiyle doğrudan ilgili olan bu güç, özel kişilere ihale veya sözleşme ile bırakılamaz.
3
Makam ve denetim türlerini analiz et
Genel idari kolluk makamları (CB, İçişleri Bak., Vali, Kaymakam) arasında hiyerarşi vardır; mahalli idarelerle olan ilişki ise vesayettir.
Kolluk teşkilatının merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki hiyerarşik veya vesayet bağını doğrulamak gerekir.

Key Concept

İdari Kolluk Yetkisinin Devredilemezliği ve Niteliği

Hints

1
Kolluk faaliyetlerini 'suç öncesi' (idari) ve 'suç sonrası' (adli) olarak ikiye ayırarak düşünün.
2
Genel idari kolluk makamlarını hatırlayın: Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı, Vali ve Kaymakam. Bunlar dışındakiler özel kolluktur.
3
İdarenin kolluk yetkisini bir özel güvenlik şirketine tamamen devredip devredemeyeceğini (aslilik ilkesi) sorgulayın.

Practice More

Vali ve Kaymakamın kolluk yetkileri arasındaki farkları ve kolluk usullerini (izin vs. bildirim) inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Eleme yöntemiyle; seçeneklerdeki makamların (Belediye) türünü ve adli/idari kolluk tanım farklarını kontrol ederek doğruya ulaşabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 12Question

İdare hukuku; idarenin teşkilatı ve faaliyetlerini düzenleyen, kamu yararı amacını güden ve özel hukuktan farklı kuralları olan bir kamu hukuku dalıdır. İdare hukukunun bu kendine has yapısı, hukuk sistemimizde 'idari rejim' sisteminin benimsenmesine yol açmıştır. Buna göre, idare hukukunun özel hukuktan bağımsız ve özerk bir hukuk dalı olmasının en temel ve somut göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İdari uyuşmazlıkların çözümü için adli yargıdan ayrı bir idari yargı düzeninin (Danıştay, İdare ve Vergi Mahkemeleri) bulunması

Answer

İdari uyuşmazlıkların çözümü için adli yargıdan ayrı bir idari yargı düzeninin bulunması
Hukuk sistemimizde kabul edilen 'idari rejim' sistemine göre, idarenin kamu gücünü kullanarak yaptığı işlemlerden doğan uyuşmazlıklar genel mahkemelerde (adli yargı) değil, bu iş için uzmanlaşmış ayrı bir yargı kolu olan 'idari yargı'da çözümlenir. Bu durum, idare hukukunun özel hukuktan bağımsız, kendine has kuralları olan özerk bir alan olduğunun en temel göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
İdare hukukunun niteliğini analiz etme
İdare hukukunun kamu gücüne dayanan, kamu yararını hedefleyen bir kamu hukuku dalı olduğu belirlenir.
Hukuk dallarının ayrımında temel ilkeleri belirlemek için alanın niteliği önemlidir.
2
İdari rejim kavramını değerlendirme
İdari rejim, idarenin özel hukuktan ayrı kurallara ve bu kuralları uygulayan ayrı mahkemelere tabi olmasıdır.
Özerklik ve bağımsızlık, kurumsal ve yargısal bir ayrım gerektirir.
3
En somut göstergeyi seçme
Ayrı bir idari yargı düzeninin (Danıştay vb.) varlığı, bu bağımsızlığın kurumsallaşmış halidir.
Yargısal ayrılık, bir hukuk dalının kendi başına bir 'rejim' oluşturduğunun en net kanıtıdır.

Key Concept

İdari Rejim ve İdari Yargı Ayrılığı

Practice More

İdari yargı düzenindeki mahkemeleri (Danıştay, İdare Mahkemesi, Vergi Mahkemesi) ve bunların görev alanlarını tekrar ediniz.
Estimated Time:45s
Question 13Question

Türkiye'nin idari teşkilat yapısı içerisinde yer alan mahalli idare birimlerinin (yerel yönetimler) 'encümen' yapıları, işleyişi ve üye kompozisyonları dikkate alındığında, bu organların hukuki niteliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İl encümenine merkezi idarenin ildeki en yüksek temsilcisi olan vali başkanlık ederken; encümen üyeleri arasında hem seçilmiş meclis üyeleri hem de atanmış memur üyeler birlikte yer alır.

Answer

İl encümenine valinin başkanlık etmesi ve üyeleri arasında hem seçilmiş meclis üyelerinin hem de atanmış memurların bulunması doğru bir ifadedir.
İl encümeni, 5302 sayılı Kanun uyarınca valinin başkanlığında toplanan ve üyeleri arasında hem İl Genel Meclisi'nden seçilen üyelerin hem de valinin görevlendirdiği memur birim amirlerinin bulunduğu bir 'hibrit' organdır. Bu yapı, mahalli idarenin özerkliğine rağmen merkezi idareyle olan organik bağını temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Mahalli idarelerin (İl Özel İdaresi, Belediye, Köy) organ yapılarını hatırla.
Bu birimlerde meclis (karar), encümen (yürütme/danışma) ve başkan (yürütme) organları bulunur.
Her birimin teşkilat yapısı farklı yasalarla (5302, 5393 vb.) düzenlenmiştir.
2
Encümenlerin üye yapısındaki 'hibrit' (karma) özelliği analiz et.
Belediye ve İl encümenlerinde halkın seçtiği meclis üyeleri ile idarenin atadığı memurlar (birim amirleri) birlikte görev yapar.
Bu yapı, yerinden yönetim kuruluşunun merkezi idareyle koordinasyonunu ve teknik işlerin yürütülmesini sağlar.
3
İl Özel İdaresi'ndeki özel liderlik durumunu incele.
Vali, hem merkezi idarenin ildeki temsilcisidir hem de İl Özel İdaresi'nin yürütme organı ve İl Encümeni'nin başkanıdır.
Valinin bu çift statülü rolü, idari vesayet denetiminin ve merkezi idareyle olan bağın en belirgin örneğidir.

Key Concept

Mahalli İdarelerde Encümen Yapısı ve Üye Kompozisyonu

Practice More

İl Genel Meclisi ile Belediye Meclisi arasındaki başkanlık yapısı farklarını (Vali vs. Belediye Başkanı) mutlaka karşılaştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 14Question

29422942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca, idarenin kamu yararı amacıyla bir taşınmaza yönelik gerçekleştirdiği kamulaştırma (istimlak) süreci ve bu sürecin unsurları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuksal açıdan doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Köy yararına yapılacak kamulaştırmalarda kamu yararı kararı Köy İhtiyar Meclisi tarafından alınır; ancak bu karar kaymakam veya vali tarafından onaylanmadıkça kesinleşerek icrailik kazanmaz.

Answer

Köy yararına yapılacak kamulaştırmalarda kamu yararı kararının Köy İhtiyar Meclisi tarafından alınması ve mülki amir (kaymakam veya vali) onayı ile kesinleşmesi doğru ifadedir.
Doğru olan ifadede belirtildiği üzere, 29422942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 55. ve 66. maddelerine göre köy yararına kamulaştırmalarda karar organı Köy İhtiyar Meclisidir. Ancak bu idari işlemin kesinleşip hukuki sonuç doğurabilmesi için vesayet makamı olan mülki amirin (ilçede kaymakam, ilde vali) onayı şarttır.

Step-by-Step Solution

1
Kamulaştırma sürecinde kamu yararı kararı (KYK) alma yetkisini analiz et.
Kanuna göre köy düzeyindeki kamu yararı kararları Köy İhtiyar Meclisi tarafından alınır.
Yerinden yönetim ilkesi gereği karar yetkisi meclistedir.
2
KYK kararının kesinleşme (icrailik) şartını kontrol et.
Köy meclisinin aldığı karar, hiyerarşik veya vesayet denetimi kapsamında kaymakam veya valinin onayına tabidir.
29422942 sayılı Kanun 66. maddesi onay mekanizmasını mülki amire bırakmıştır.
3
Diğer mal edinme ve uyuşmazlık yöntemleriyle karşılaştır.
İstimval taşınırlar içindir, kamu kurumları arası uyuşmazlık Danıştay'dadır, acele kamulaştırmada uzlaşma ön şart değildir.
Hukuksal terminolojideki ince ayrımların yapılması doğru cevabı teyit eder.

Key Concept

Kamulaştırma Süreci ve Yetkili Merciler
Question 15Question

1982 Anayasası'na göre, mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kaybetmeleri konusundaki denetim ve nihai karar yetkisi aşağıdakilerden hangisine aittir?

Show answer & explanation

Answer: Danıştay

Answer

Seçilmiş mahalli idare organlarının organlık sıfatını kaybetmeleri konusundaki nihai karar yetkisi Danıştay'a aittir.
1982 Anayasası'nın 127. maddesinin 4. fıkrasına göre; mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kaybetmeleri konusundaki denetim yargı yolu ile olur. İlgili kanunlar uyarınca (Belediye Kanunu m. 30, İl Özel İdaresi Kanunu m. 22), meclislerin feshi veya üyeliğin düşmesi gibi konularda karar verme yetkisi idari yargının en üst mercii olan Danıştay'a bırakılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlığın niteliğini belirle.
Sorun, mahalli idarelerin seçimle gelen organlarının (belediye meclisi, il genel meclisi vb.) hukuki varlığının sona ermesi sürecidir.
Anayasa, yerel özerkliği korumak amacıyla bu süreci merkezi idarenin tek taraflı iradesinden çıkarıp yargı denetimine tabi kılmıştır.
2
Anayasa 127. madde hükmünü hatırla.
Anayasa, bu organların sıfatlarını kaybetmelerine ilişkin denetimin 'yargı yolu ile' yapılacağını açıkça belirtir.
İdari vesayet makamları (İçişleri Bakanlığı gibi) sadece geçici uzaklaştırma yapabilir; kalıcı fesih yargısal bir işlemdir.
3
Yetkili yargı merciini tespit et.
Belediye Kanunu ve İl Özel İdaresi Kanunu uyarınca, bu konudaki uyuşmazlıklarda Danıştay yetkilidir.
İdari yargının en üst mercii olan Danıştay, yerel demokrasiyi koruyan nihai denetim makamıdır.

Key Concept

Mahalli İdarelerin Yargısal Denetimi ve Organlık Sıfatının Kaybı

Hints

1
Mahalli idarelerin özerkliğini korumak için organlık sıfatının kaybı merkezi idarenin değil, yargının kararına bırakılmıştır.

Practice More

İçişleri Bakanlığı'nın görevden uzaklaştırma yetkisinin hangi durumlarda (soruşturma/kovuşturma) kullanılabileceğini inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 16Question

657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre, devlet memurlarının görevlerinden "çekilme" (istifa) usulleri ve bu usullere aykırı hareket etmenin hukuki sonuçları düzenlenmiştir. Buna göre; bir kurumda "sayman" (muhasebe yetkilisi) olarak görev yapan ve yasal olarak devir-teslim yükümlülüğü bulunan bir memurun, istifa dilekçesini verdikten sonra yerine atanan kişinin gelmesini beklemeden ve devir işlemlerini tamamlamadan görevini terk etmesi durumunda, tekrar devlet memurluğuna atanabilmesi için geçmesi gereken asgari süre aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 33 yıl

Answer

Devir ve teslim yükümlülüğü bulunan memurların bu yükümlülüğü yerine getirmeden görevden ayrılmaları halinde bekleme süresi 3 yıldır.
Doğru yanıt olan üç yıllık süre, 657657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 9797. maddesinin (C) fıkrasında açıkça belirtilmiştir. Kanuna göre devir ve teslim ile yükümlü olan memurlar, bu işlemleri usulünce tamamlamadan görevlerini bırakırlarsa, devlet memurluğuna tekrar kabul edilebilmeleri için en az üç yıl beklemek zorundadırlar.

Step-by-Step Solution

1
Memurun statüsünü ve yükümlülüğünü belirle.
Memur bir 'sayman'dır ve kanunen devir-teslim yükümlülüğü altındadır.
Yaptırım süresi memurun görev tanımına ve ayrılma biçimine göre değişir.
2
Ayrılma usulünü analiz et.
Memur, yerine atananı beklemeden ve devir işlemlerini yapmadan görevi bırakmıştır.
657657 sayılı Kanun'un 9494. maddesi devir-teslim zorunluluğunu vurgular.
3
657657 SK Madde 9797 hükmünü uygula.
Madde 97/C97/C bendi uyarınca devir-teslim yükümlülüğüne aykırı ayrılanlar 33 yıl geçmeden tekrar memur olamazlar.
Bu hüküm, kamu hizmetinin sürekliliğini ve mali güvenliği korumak amacıyla getirilmiş özel bir yaptırımdır.

Key Concept

Devlet Memurluğundan Çekilme (İstifa) ve Yeniden Atanma Şartları

Alternative Method

Bekleme sürelerini bir tablo yardımıyla ezberlemek: Usulüne uygun =6= 6 ay, Usulsüz =1= 1 yıl, Devir-Teslim ihlali =3= 3 yıl, OHAL ihlali == Müebbet (hiçbir zaman).
Estimated Time:1m 30s
Question 17Question

İdari teşkilatın bütünlüğünü sağlayan denetim mekanizmalarından idari vesayet yetkisi, anayasal bir ilke olan 'mahalli idarelerin özerkliği' ile merkezi idarenin denetim ihtiyacı arasında bir denge kurmayı amaçlar. Bu bağlamda, merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları üzerindeki denetim yetkisinin sınırları, hiyerarşik denetimden belirgin farklarla ayrılmaktadır.

Buna göre;

I. İşlemin yerindeliğini (hizmetin gereklerine uygunluğunu) denetleme
II. İşlemi değiştirerek (düzelterek) onama
III. Alt makamın yerine geçerek karar alma (ikame yetkisi)

yukarıdaki yetkilerden hangileri hiyerarşik amirin genel yetkileri arasında yer almasına rağmen; idari vesayet makamının, yerinden yönetim kuruluşunun kamu tüzel kişiliğinden kaynaklanan özerkliğini korumak amacıyla kural olarak kullanamayacağı yetkiler arasında yer alır?

Show answer & explanation

Answer: I, II ve III

Answer

İşlemin yerindeliğini denetleme, işlemi değiştirerek onama ve alt makamın yerine geçerek karar alma yetkilerinin tamamı hiyerarşide bulunurken idari vesayette kural olarak bulunmaz.
Hiyerarşik denetim, merkezi yönetimin kendi içindeki hiyerarşik düzeni ifade eder ve amire geniş yetkiler tanır. Buna karşılık idari vesayet, yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliğini korumak amacıyla anayasa ve kanunlarla sınırlanmıştır. Bu sınırlamalar gereği, vesayet makamı kural olarak işlemin yerindeliğini denetleyemez (I), işlemi değiştirerek onayamaz (II) ve en önemlisi denetlenen makamın yerine geçerek karar alamaz (III). Bu üç yetki de sadece hiyerarşik amire özgüdür.

Step-by-Step Solution

1
Hiyerarşi ve idari vesayetin uygulama alanını belirle.
Hiyerarşi aynı kamu tüzel kişiliği (Örn. Bakan-Vali) içinde, idari vesayet farklı kamu tüzel kişilikleri (Örn. Bakanlık-Belediye) arasındadır.
Denetimin türü, kurumların tüzel kişilik yapısına göre değişir.
2
Denetimin kapsamını (hukukilik ve yerindelik) analiz et.
Hiyerarşide amir hem hukuka uygunluğu hem de yerindeliği (işin verimliliği vb.) denetleyebilir. Vesayette ise kural sadece 'hukukilik' denetimidir.
Yerinden yönetim kuruluşlarının özerkliği, merkezi idarenin onların yerine geçip 'en iyisi bu' demesini (yerindelik denetimi) engeller.
3
İşlem üzerindeki tasarruf yetkisini (iptal, onama, değiştirme, ikame) değerlendir.
Hiyerarşik amir işlemi iptal edebilir, değiştirebilir veya yerine geçip yeni karar alabilir. Vesayet makamı ise kural olarak sadece onama veya iptal yetkisine sahiptir; düzeltme veya yerine geçme yetkisi yoktur.
İkame yasağı, yerinden yönetim kuruluşunun ayrı bir iradeye ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmasının doğal bir sonucudur.

Key Concept

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Ayrımı (Denetim Sınırları)

Hints

1
Hiyerarşi aynı çatının (tüzel kişiliğin) içindeyken, vesayet iki farklı çatının (tüzel kişiliğin) arasındadır.
2
Bir belediye meclisi kararını bakanın nasıl denetlediği ile bir valinin emrindeki müdürü nasıl denetlediği arasındaki yetki farklarını düşünün.
3
Vesayet makamı, özerk bir kurumun iradesine müdahale edemez; ya kabul eder ya reddeder (iptal eder), onun yerine geçip 'yeni bir irade' koyamaz.

Practice More

İdari vesayetin sadece anayasada belirtilen amaçlarla (kamu yararı, hizmetlerin düzenli yürütülmesi vb.) kullanılabileceği kuralını inceleyiniz.

Alternative Method

Tablo yöntemiyle karşılaştırabilirsiniz: Hiyerarşide 'Hukukilik + Yerindelik + İptal + Düzeltme + İkame' varken; Vesayette kural olarak sadece 'Hukukilik + İptal/Onama' vardır.
Estimated Time:1m 30s
Question 18Question

İdare hukukunda, idari işlemlerin yetki, şekil, usul, sebep, konu ve maksat unsurlarındaki hukuka aykırılıklar işlemin geçerliliğini etkiler. Bazı çok ağır sakatlık hallerinde idari işlem hukuk aleminde hiç oluşmamış sayılır. Bu durum, işlemin kurucu unsurlarındaki eksiklik veya ağır hukuk ihlali nedeniyle "yokluk" yaptırımı ile karşılaşması olarak tanımlanır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir idari işlemin "yokluk" yaptırımı ile sakatlanmasına neden olan hallerden biridir?

Show answer & explanation

Answer: İdari bir makamın, yasama veya yargı organının görev alanına giren bir konuda işlem tesis etmesi

Answer

İdari bir makamın, yasama veya yargı organının görev alanına giren bir konuda işlem tesis etmesi durumunda 'fonksiyon gaspı' oluşur ve bu işlem 'yokluk' yaptırımına tabidir.
İdari makamların, yasama (kanun yapma) veya yargı (hüküm verme) organlarının yerine geçerek işlem yapması 'fonksiyon gaspı' olarak adlandırılır. Bu durumda, işlemin kurucu unsurları arasında yer alan 'idari görev' sınırı aşıldığı için işlem hukuk dünyasında hiç doğmamış sayılır (yokluk).

Step-by-Step Solution

1
İdari işlemin geçerlilik ve sakatlık hallerini analiz et.
İdari işlemler yetki, şekil, usul, sebep, konu ve maksat unsurlarından oluşur.
Geçersizlik türünü belirlemek için hangi unsurun ne derecede ihlal edildiğini anlamak gerekir.
2
Yokluk (Non-existence) kavramının şartlarını değerlendir.
Yokluk; işlemin kurucu unsurlarının bulunmaması veya idarenin görev alanı dışına çıkarak başka bir devlet erkinin (yasama/yargı) yetkisini kullanması durumudur.
Yokluk, iptal edilebilirliğe göre çok daha ağır bir sakatlıktır.
3
Seçeneklerdeki ihlal türlerini sınıflandır.
Yasama veya yargı yetkisinin kullanılması 'Fonksiyon Gaspı'dır; diğer seçenekler ise 'Yetki Tecavüzü' veya diğer unsurların sakatlığıdır.
Fonksiyon gaspı, işlemin hukuk dünyasında hiç doğmamasına yol açan temel bir yokluk sebebidir.

Key Concept

İdari İşlemlerde Sakatlık Halleri: Yokluk ve Fonksiyon Gaspı

Hints

1
Yokluk durumunda işlem hukuk aleminde hiç doğmamıştır. Hangi durum idarenin tamamen dışına çıktığını gösterir?
2
Fonksiyon gaspı ile yetki tecavüzü arasındaki farkı düşünün. Kuvvetler ayrılığının ihlali daha ağır bir sakatlıktır.
3
Yasama veya yargı yetkisinin bir idari makam tarafından kullanılması en ağır yetki sakatlığı olan fonksiyon gaspıdır ve yoklukla sonuçlanır.

Practice More

İdari işlemlerin yetki unsuru içinde yer alan 'yetki gaspı', 'yetki tecavüzü' ve 'fonksiyon gaspı' terimlerini karşılaştırmalı olarak çalışınız.
Estimated Time:1m 30s
Question 19Question

İdare hukukunda "idarenin bütünlüğü" ilkesini sağlamak amacıyla öngörülen hiyerarşi ve idari vesayet denetimleri arasındaki farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdari vesayet yetkisi, yerinden yönetim kuruluşlarının sadece 'işlemleri' üzerinde icra edilen hukuki bir denetim olup; bu kuruluşların 'seçilmiş organları' üzerinde görevden uzaklaştırma gibi geçici bir tedbir uygulanması ancak hiyerarşi yetkisi ile mümkündür.

Answer

İdari vesayet yetkisinin sadece işlemlerle sınırlı olduğunu ve organlar üzerindeki denetimin hiyerarşi gerektirdiğini savunan ifade yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, idari vesayet denetiminin kapsamını hatalı bir şekilde sadece 'işlemler' ile sınırlandırmakta ve yerinden yönetim organları üzerindeki denetimi yanlışlıkla 'hiyerarşi' olarak tanımlamaktadır. Oysa idari vesayet, hem işlemler (kararların onanması/iptali) hem de organlar (görevden uzaklaştırma) üzerinde uygulanabilen bir denetimdir. En önemlisi, denetleyen makam ile denetlenen birim farklı kamu tüzel kişiliklerine sahipse (örneğin Bakanlık ve Belediye), bu ilişki hiçbir zaman hiyerarşi olamaz, her zaman idari vesayettir.

Step-by-Step Solution

1
Hiyerarşi ve idari vesayet denetimlerinin uygulama alanlarını karşılaştırın.
Hiyerarşi aynı tüzel kişilik (örneğin Devlet Tüzel Kişiliği) içinde, idari vesayet ise farklı tüzel kişilikler (Devlet ile Belediye gibi) arasında gerçekleşir.
Denetimin hukuki niteliğini belirleyen temel unsur tüzel kişilik ayrımıdır.
2
Denetimin kapsamını (işlem ve organ) analiz edin.
Her iki denetim türü de hem idari işlemler (kararlar) hem de idari organlar/personel üzerinde gerçekleştirilebilir.
İdarenin bütünlüğü, hem faaliyetlerin hem de bu faaliyetleri yürütenlerin denetimini kapsar.
3
Yerinden yönetim organları üzerindeki denetim yetkisini (Anayasa m. 127) inceleyin.
İçişleri Bakanı'nın bir belediye başkanını görevden uzaklaştırma yetkisi bir idari vesayet yetkisidir.
Belediye ve Bakanlık farklı tüzel kişilikler olduğu için bu denetim asla hiyerarşi olamaz.
4
Seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendirerek yanlış önermeyi belirleyin.
Organlar üzerindeki denetimin sadece hiyerarşi ile mümkün olduğunu iddia eden seçenek hukuki gerçeklerle çelişmektedir.
Hiyerarşi ve vesayet arasındaki temel fark denetimin içeriği değil, denetleyen ve denetlenen arasındaki tüzel kişilik ilişkisidir.

Key Concept

İdari Vesayet ve Hiyerarşi Ayrımı (Kapsam ve Tüzel Kişilik)

Practice More

İçişleri Bakanı ile bir İl Genel Meclisi arasındaki denetim ilişkisinin türünü ve kapsamını hiyerarşi/vesayet bağlamında analiz ediniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 20Question

İdare hukukunda bir idari işlemin yargısal denetime (iptal davasına) konu edilebilmesi için o işlemin "kesin ve yürütülebilir" (icrai) nitelikte olması gerekir. İdarenin nihai kararından önce gerçekleşen, tek başına hukuk aleminde bir değişiklik yaratmayan veya işlemin hazırlık safhasında kalan eylemler icrai nitelik taşımaz.

Buna göre, aşağıda belirtilenlerden hangisi idari işlemin "icrailik" özelliğine sahip olmadığı için doğrudan iptal davasına konu edilemez?

Show answer & explanation

Answer: Disiplin soruşturması sürecinde soruşturmacı (muhakkik) tarafından hazırlanan görüş raporu

Answer

Disiplin soruşturması sürecinde soruşturmacı (muhakkik) tarafından hazırlanan görüş raporu
İdari işlemin 'icrai' olması, onun hukuk düzeninde tek taraflı irade ile yeni bir durum yaratması veya mevcut durumu değiştirmesi demektir. Disiplin soruşturması raporu veya muhakkik görüşü, idari kararın hazırlık aşamasında yer alan, bağlayıcı olmayan ve tek başına memurun hukukunda bir değişiklik yaratmayan bir 'ara işlem' veya 'hazırlık işlemi' niteliğindedir. Bu tür işlemler, nihai işlem tesis edilene kadar tek başlarına iptal davasına konu edilemezler.

Step-by-Step Solution

1
İcrailik kavramının analiz edilmesi
İcrailik, bir işlemin başka bir makamın onayına veya ilgilinin rızasına gerek kalmadan hukuk aleminde doğrudan sonuç doğurabilmesidir.
Yalnızca icrai işlemler iptal davasına konu olabilir.
2
Hazırlık işlemleri ile nihai kararların ayırt edilmesi
Görüşler, teklifler, raporlar ve hazırlık çalışmaları tek başına icrai değildir; bunlar nihai kararın (idari işlemin) oluşum aşamalarıdır.
Hukuki sonuç, hazırlık aşamasında değil, yetkili makamın nihai imzasıyla doğar.
3
Seçeneklerdeki işlemlerin niteliğinin belirlenmesi
Atama, yıkım, faaliyetten men ve ret kararları idarenin iradesini kesin olarak ortaya koyan son halkadır. Ancak müfettiş veya soruşturmacı raporu sadece bir 'öneri' niteliğindedir.
Soruşturmacı raporundan sonra disiplin amiri veya kurulu ceza vermeyebilir, bu durumda raporun hukuk aleminde bir karşılığı oluşmaz.

Key Concept

İdari İşlemin Özellikleri - İcrailik ve Kesinlik
Estimated Time:1m 40s
Page 1 / 31Next
İdare Hukuku Practice Questions — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür | Examkin