Atatürk Dönemi’nde 1934 yılında kabul edilen 'Lakap ve Unvanların Kaldırılmasına Dair Kanun' ile 'Ağa, Paşa, Bey' gibi sosyal statü bildiren unvanların yanı sıra 'Hacı, Hafız, Molla, Şeyh' gibi dini içerikli unvanların kullanımı da yasaklanmıştır.
Bu kanun ve etkileriyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
- AToplumda hukuk önünde ve sosyal alanda tam bir eşitliğin sağlanması hedeflenmiştir.
- BDini unvanların yasaklanması, laiklik ilkesinin sosyal hayata nüfuz etmesini sağlamıştır.
- Cİmtiyazsız ve sınıfsız bir toplum oluşturma ülküsünün yasal altyapısı güçlendirilmiştir.
- Bu düzenleme, doğrudan milli egemenlik ilkesini pekiştirdiği için öncelikle Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda yapılmıştır.Answer
- ESoyadı Kanunu’nu tamamlayıcı bir nitelik taşıyarak resmi işlemlerdeki belirsizliğin önlenmesine katkı sağlamıştır.
Answer
Düzenlemenin milli egemenlik ilkesini pekiştirdiği ve öncelikle Cumhuriyetçilik ile ilgili olduğu yönündeki değerlendirme yanlıştır.
Milli egemenlik halkın yönetime katılmasıdır (Cumhuriyetçilik). Ancak lakap ve unvanların kaldırılması toplumdaki sınıfsal farklılıkları bitirmeye (Halkçılık) ve dini ayrıcalıkları kaldırmaya (Laiklik) yöneliktir. Bu nedenle düzenleme öncelikle toplumsal yapıyla ilgili olup siyasi yapının (Cumhuriyetçilik) ana unsuru değildir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İlke-İnkılap İlişkisi ve İnkılapların Alanları
Hints
1
Cumhuriyetçilik 'yönetim ve seçim' ile ilgiliyken, unvanlar 'sosyal statü ve eşitlik' ile ilgilidir.
Practice More
Medeni Kanun ile Soyadı Kanunu arasındaki 'eşitlik' vurgusunu kıyaslayan sorulara göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s