Question

Difficulty: HardToplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar

Atatürk Dönemi'nde toplumsal yapıyı çağdaşlaştırmak ve imtiyazsız bir toplum düzeni kurmak amacıyla birçok düzenleme yapılmıştır. Bu doğrultuda 33 Aralık 19341934 tarihinde kabul edilen "Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun" ile din görevlilerinin ibadethaneler ve ayinler dışında dini kıyafetlerle dolaşmaları yasaklanmıştır. Ancak bu kanunda; Diyanet İşleri Başkanı, Rum ve Ermeni patrikleri ile Musevi hahambaşına, makamlarını temsil ettikleri sürece bu yasaktan istisna tanınmıştır.

Bu kanunla getirilen "istisna" durumu ve genel yasaklama birlikte değerlendirildiğinde, yapılan bu inkılabın temel toplumsal hedefi aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Toplumsal alanda dini sembollerin kişilere sağladığı ruhani imtiyazı ve zümreleşmeyi ortadan kaldırarak halkçılık ilkesini pekiştirmekAnswer
  2. B
    Din adamlarının sadece ibadethanelerde görev yapmasını zorunlu kılarak, dinin devlet işlerinden tamamen ayrılmasını sağlayan siyasi bir devrim gerçekleştirmek
  3. C
    Batı tarzı giyimi tüm toplum katmanlarına yayarak Avrupa ile olan kültürel farklılıkları ve dış ticaretteki kıyafet karmaşasını sonlandırmak
  4. D
    Azınlık din adamlarına tanınan bu muafiyetle, yabancı devletlerin azınlık haklarını bahane ederek iç işlerimize karışmasını engellemek
  5. E
    Dini kurumları tamamen devlet denetimi altına alarak, inanç özgürlüğünü sadece belirli makamlarla sınırlandırmak ve otoriter bir yapı kurmak

Answer

Toplumsal alanda dini sembollerin kişilere sağladığı ruhani imtiyazı ve zümreleşmeyi ortadan kaldırarak halkçılık ilkesini pekiştirmek
Doğru seçenek, kanunun bireyler arasındaki dini temelli hiyerarşiyi kaldırma amacını açıklar. Din adamlarının dini giysilerle sokakta dolaşması, Osmanlı'dan kalan ve halk arasında onlara manevi bir üstünlük sağlayan 'ruhban sınıfı' algısını pekiştiriyordu. Kanun, bu görüntüyü yasaklayarak herkesin kamusal alanda eşit vatandaşlar olarak görünmesini sağlamış; sadece en üst düzey resmi temsilcilere bu hakkı vererek devletin bu inançlara verdiği resmi önemi sembolize etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
1934 tarihli kanunun içeriğini analiz etmek
Dini kıyafetlerin kamusal alanda (mabet dışı) giyilmesinin genel olarak yasaklandığı belirlenir.
Toplumsal modernleşmenin hangi çerçevede yapıldığını anlamak için gereklidir.
2
İstisna tutulan makamları değerlendirmek
Diyanet İşleri Başkanı, Patrik ve Hahambaşı'nın muaf tutulduğu görülür.
Bu makamların 'şahsi imtiyaz' değil, 'resmi temsil' makamı olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Atatürk ilkeleriyle bağ kurmak
Din temelli sınıf ayrımının (ruhbanlık) reddedilmesi, 'ayrıcalıksız toplum' hedefi olan Halkçılık ile doğrudan ilişkilidir.
İnkılabın temel felsefesini belirlemek için gereklidir.

Key Concept

Halkçılık ilkesi gereği toplumsal eşitliğin sağlanması ve din temelli sınıf/imtiyaz ayrımının (ruhbanlık) kaldırılması.

Hints

1
Bu kanun sadece Müslümanları değil, Türkiye'deki tüm inanç gruplarının temsilcilerini aynı kurala tabi tutmuştur.
2
İstisna tutulan kişilerin ortak özelliği, kendi dinlerinin 'en üst' ve 'tek' resmi temsilcisi olmalarıdır.
3
Bir toplumda kıyafetin birine ruhani bir otorite veya ayrıcalık kazandırması, Atatürk'ün 'sınıfsız ve imtiyazsız toplum' hedefiyle nasıl bir ilişki içindedir?

Practice More

Bu kanunla eş zamanlı olarak kabul edilen ve 'Ağa, Hacı, Hafız, Molla' gibi unvanları yasaklayan düzenlemeyi inceleyerek Halkçılık ilkesini pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question