Question

Difficulty: MediumSon Osmanlı Mebusan Meclisi ve Misak-ı Milli

Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde 28 Ocak 1920'de kabul edilen Misak-ı Milli kararları, Erzurum ve Sivas Kongreleri'nde alınan bağımsızlık kararlarının meclis onayıyla resmileşmiş halidir. Bu kararların ilan edilmesi üzerine İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal ederek meclisi dağıtmıştır.

Misak-ı Milli metninin içeriği ve meclisin siyasi yapısı dikkate alındığında, Erzurum ve Sivas Kongreleri'nde alınan aşağıdaki kararlardan hangisinin bu metne dahil edilmediği görülür?

  1. A
    Milli sınırlar içinde vatanın bir bütün olduğu ve bölünemeyeceği
  2. Milli iradeyi hakim, milli kuvvetleri etken kılmanın esas olduğuAnswer
  3. C
    Azınlık haklarının, komşu ülkelerdeki Müslüman halkın haklarıyla eşit olacağı
  4. D
    Siyasi, adli ve mali gelişmemizi engelleyen her türlü ayrıcalığın reddedildiği
  5. E
    Marmara Denizi ve İstanbul'un güvenliğinin sağlanması şartıyla Boğazların dünya ticaretine açılacağı

Answer

Milli iradeyi hakim, milli kuvvetleri etken kılmanın esas olduğu
Milli iradenin yönetimde belirleyici kılınması ilkesi, Amasya Genelgesi'nden itibaren Erzurum ve Sivas Kongreleri'nde temel bir ilke olarak benimsenmiştir. Ancak Son Osmanlı Mebusan Meclisi, saltanat makamına ve hanedana bağlı bir kurumdur. Meclis üyelerinin büyük çoğunluğu vatanın kurtuluşu (bağımsızlık) konusunda hemfikir olsa da, padişahın yetkilerini kısıtlayan veya rejim değişikliğini işaret eden 'milli irade' kavramını resmi bir belgeye dahil etmemişlerdir. Bu nedenle Misak-ı Milli, 'milli bağımsızlık' belgesidir; 'milli egemenlik' belgesi değildir.

Step-by-Step Solution

1
Misak-ı Milli'nin temel odağını analiz etme
Misak-ı Milli'nin vatanın sınırları, ekonomik bağımsızlık (kapitülasyonlar) ve siyasi bağımsızlık üzerine yoğunlaştığı saptanır.
Belge, Kurtuluş Savaşı'nın dış dünyaya ilan edilen 'asgari barış şartları' beyannamesidir.
2
Kongre kararlarını rejim ve yönetim anlayışı açısından inceleme
Erzurum ve Sivas Kongreleri'nde hem bağımsızlığın hem de halk iradesine dayalı yönetimin (milli egemenlik) vurgulandığı görülür.
Milli Mücadele liderleri, vatanı kurtarırken aynı zamanda halkın yönetimde söz sahibi olmasını hedeflemiştir.
3
Osmanlı Mebusan Meclisi'nin kurumsal kimliğini değerlendirme
Meclisin Osmanlı padişahına ve saltanat makamına bağlı bir kurum olduğu, bu nedenle rejim değişikliği içeren bir maddeyi kabul edemeyeceği belirlenir.
Padişahın otoritesini sarsacak olan 'milli irade' kavramı, o dönemdeki resmi meclis yapısına aykırıdır.

Key Concept

Milli Bağımsızlık ve Milli Egemenlik Arasındaki Fark
Rate this question