1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Türk anayasa tarihinde hem 'yumuşak' hem de 'çerçeve' nitelikteki tek anayasa örneğidir. Bu anayasanın hazırlandığı tarihsel süreç ve içeriği dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu anayasanın temel özellikleri arasında yer alır?
- Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu belirterek 'Milli Egemenlik' ilkesini ilk kez hukukumuza kazandırmasıAnswer
- BYürütme işlerinin 'Kabine Sistemi' ilkesine göre yürütülmesini esas alması
- CTemel hak ve hürriyetleri kazuistik bir yaklaşımla, ayrıntılı olarak düzenlemesi
- DDeğiştirilmesi için nitelikli çoğunluk gerektiren 'sert' bir yapıda olması
- EYasama, yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden kesin olarak ayrıldığı 'Güçler Ayrılığı'nı benimsemesi
Answer
Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu belirterek 'Milli Egemenlik' ilkesini ilk kez hukukumuza kazandırması
Doğru seçenek olan milli egemenlik ilkesi, 1921 Anayasası'nın en radikal ve temel hükmüdür. 1. maddede belirtilen bu ilke ile Türk hukuk tarihinde ilk kez egemenliğin kaynağı kişiden (Padişah) millete geçmiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
1921 Anayasası'nın (Teşkilat-ı Esasiye) yapısal özellikleri ve Milli Egemenlik
Hints
1
1921 Anayasası'nın bir 'çerçeve' anayasa olduğunu, yani sadece en temel devlet organlarını düzenlediğini hatırlayın.
Practice More
1921 ve 1924 anayasaları arasındaki 'Hükümet Sistemi' ve 'Anayasa Sertliği' farklarını bir tablo üzerinden tekrar edin.
Estimated Time:50s