Question

Difficulty: MediumUygur Devleti

Uygur Devleti'nde Bögü Kağan döneminde Maniheizm'in resmi din olarak kabul edilmesiyle birlikte Türk tarihinde köklü bir değişim süreci başlamıştır. Bu süreçte yerleşik hayata geçerek şehirler inşa eden Uygurlar; kağıt ve matbaayı etkin bir şekilde kullanmış, bilim ve sanat alanında kalıcı bir kültürel birikim oluşturmuşlardır.

Bu bilgilere dayanarak Uygurların yerleşik hayata geçmelerinin aşağıdakilerden hangisine ortam hazırladığı savunulamaz?

  1. A
    Kalıcı mimari eserlerin ve tapınakların inşa edilmesine
  2. Göçebe yaşam tarzına uygun taşınabilir sanat eserlerinin üretiminin yaygınlaşmasınaAnswer
  3. C
    Ticari ilişkilerin yazılı sözleşmeler ve belgelerle kayıt altına alınmasına
  4. D
    Kütüphanelerin kurularak kültürel birikimin geniş kitlelere yayılmasına
  5. E
    Toplumda özel mülkiyet anlayışının ve sosyal tabakalaşmanın belirginleşmesine

Answer

Yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte sanat anlayışı değişmiş ve göçebe kültürün bir parçası olan taşınabilir sanat eserlerinin yerini kalıcı mimari eserler almıştır. Bu nedenle taşınabilir eserlerin üretiminin yaygınlaşması yerleşik hayatın bir sonucu değil, göçebe yaşamın bir özelliğidir.
Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle birlikte çadırlarda yaşam son bulmuş ve şehirler (balık) kurulmuştur. Bu değişim, sanatın da niteliğini değiştirmiştir. Hunlar ve Göktürkler gibi göçebe devletlerde, göç yollarında taşınması kolay olan küçük el sanatları ve hayvan üslubu ön plandayken; Uygurlarda bunların yerini taşınması imkansız olan duvar resimleri (fresko), heykeller ve devasa tapınak mimarisi almıştır. Dolayısıyla taşınabilir sanat eserlerinin yaygınlaşması yerleşik hayatın bir sonucu olamaz.

Step-by-Step Solution

1
Uygurların yerleşik hayata geçiş sürecini ve Maniheizm'in etkilerini analiz etmek.
Maniheizm'in etkisiyle savaşçılığın azaldığı, tarım, ticaret ve şehirleşmenin başladığı görülür.
Din değişikliği toplumsal yaşamın temel dinamiklerini değiştirmiştir.
2
Yerleşik hayatın teknik ve kültürel sonuçlarını belirlemek.
Kağıt, matbaa, kütüphane, yazılı hukuk ve kalıcı mimari (tapınak, saray) gibi unsurlar bu yaşamın doğal sonuçlarıdır.
Sabit bir yaşam alanı, birikimin korunmasını ve belgelenmesini zorunlu kılmıştır.
3
Seçenekleri göçebe ve yerleşik hayat ayrımına göre değerlendirmek.
Taşınabilir sanat eserlerinin göçebe (Hun/Göktürk) kültüre ait olduğu, kalıcı mimarinin ise Uygur yerleşik kültürüne ait olduğu saptanır.
Sanat eserlerinin niteliği (taşınabilir veya kalıcı), toplumun yaşam tarzının en net göstergesidir.

Key Concept

Yerleşik hayat ve bozkır kültürü arasındaki temel farklar

Hints

1
Göçebe toplumlarda sanat eserlerinin neden hafif ve taşınabilir olması gerektiğini düşünün.
2
Yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte inşa edilen 'stupa' ve 'balık' gibi yapılar sanatın kalıcılaşmasını sağlamıştır.
3
Uygurlar tarım ve mimari ile uğraştığı için bozkır (göçebe) sanatının temel özelliği olan 'taşınabilirlik' etkisini yitirmeye başlamıştır.

Practice More

Uygurların hukuk belgelerini ve kullandıkları matbaa sisteminin (hareketli harf) kültürel etkilerini tekrar edin.
Estimated Time:1m 15s
Rate this question