Uygurlar, Maniheizm dinini kabul ederek yerleşik hayata geçmeleriyle birlikte Türk kültür ve medeniyetinde köklü bir dönüşüm başlatmışlardır. Ancak bu dönüşüm sürecinde, İslamiyet öncesi Türk devlet geleneğinden gelen bazı köklü unsurları da korumaya devam etmişlerdir.
Buna göre aşağıdakilerden hangisi, Uygur Devleti'nde yerleşik yaşam ve yeni dinî inanışla birlikte ortaya çıkan farklı ve yenilikçi bir uygulama olarak değerlendirilemez?
- AHareketli harf sistemiyle kütüphane ve matbaa kültürünün geliştirilmesi
- BŞehir mimarisi kapsamında kalıcı tapınakların (stupa) ve sarayların inşa edilmesi
- Ülkeyi yönetme yetkisinin hanedana tanrı tarafından verildiği (Kut) inancının sürdürülmesiAnswer
- DToplumsal ihtiyaçları karşılamak amacıyla vakıf sisteminin temellerinin atılması
- ETicari hayatın düzenlenmesi için kiralama ve faiz gibi konuların yazılı belgelere dayandırılması
Answer
Ülkeyi yönetme yetkisinin hanedana tanrı tarafından verildiği (Kut) inancının sürdürülmesi
Kut inancı, Türk devlet geleneğinin en eski unsurlarından biridir ve Uygurlardan çok önce Asya Hunları ve Göktürkler döneminde de uygulanmıştır. Uygurlar Maniheizm'i kabul edip yerleşik hayata geçseler de, siyasi meşruiyetlerini sağlamak için bu kadim geleneği terk etmemişler, aksine devam ettirmişlerdir. Bu nedenle bu durum 'yeni ve farklı' bir uygulama olarak kabul edilemez.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Süreklilik ve Değişim
Practice More
Uygurlarda Maniheizm'in askerî yapı üzerindeki olumsuz etkileri ile kültürel gelişmişlik arasındaki ters orantıyı analiz eden soruları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:55s