İdare hukukunun doğuşu, tarihsel gelişim süreci ve genel özellikleri dikkate alındığında; Türk hukuk sistemindeki uygulama ve doktrin esaslarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- Aİdare hukukunun 'statüsel' niteliği; bireylerin idare ile olan ilişkilerinde tarafların karşılıklı iradeleriyle belirlenen sözleşmelerden ziyade, idare tarafından önceden saptanmış nesnel ve genel kurallara tabi olmasını ifade eder.
- B'İçtihadi' bir hukuk dalı olması, idare hukukunun temel prensiplerinin büyük oranda Danıştay'ın yargısal kararlarıyla şekillenmesine ve değişen toplumsal ihtiyaçlara göre dinamik bir yapı kazanmasına imkan tanır.
- Cİdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' (kodifiye edilmemiş) olması; bu alandaki tüm kural ve kurumları içeren tek bir temel kanunun bulunmadığını ifade eder ve bu durum idari işlemlerin kanunilik ilkesinden muaf olduğu anlamına gelmez.
- DKamu yararı amacının önceliği sebebiyle, idare ile birey arasındaki ilişkide özel hukuktaki 'tarafların eşitliği' ilkesi yerine, idarenin kamu gücü ayrıcalıklarını kullanabildiği bir hukuki üstünlük esastır.
- İdare hukukunun 'genç' bir hukuk dalı olması; onun temel kavramlarının ve uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin bütünüyle Roma Hukuku kaynaklı 'Corpus Iuris Civilis' metinlerine dayandırılmasını ve özel hukuk kurallarıyla metodolojik olarak özdeşleşmesini sağlamıştır.Answer
Answer
İdare hukukunun temel kavramlarının Roma Hukuku metinlerine dayandığını ve özel hukukla özdeşleştiğini savunan ifade yanlıştır.
İdare hukuku, özel hukukun (Medeni Hukuk vb.) aksine Roma hukukuna dayanmaz. Roma hukukunda kamu hukuku kavramı gelişmemiş olduğu için, idare hukuku modern devlet anlayışı ve Fransız İhtilali sonrasında 'genç' bir dal olarak ortaya çıkmıştır. Bu hukuk dalı metodolojik olarak özel hukuktan bağımsızdır ve kendine özgü 'idari rejim' kuralları uygular.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İdare Hukukunun Bağımsızlığı ve Özgünlüğü
Estimated Time:1m 30s