Uygurların Maniheizm’i benimseyerek yerleşik hayata geçmesi, Türk tarihinde 'bozkır kültüründen' 'şehir medeniyetine' geçişin en keskin dönemecini temsil eder. Bu köklü değişim; yalnızca inanç sistemini ve beslenme alışkanlıklarını değil, aynı zamanda devletin kurumsal yapısını, hukuk anlayışını ve bilgi biriktirme yöntemlerini de radikal bir mutasyona uğratmıştır. Konar-göçer yaşamın sözlü geleneği, yerleşik yaşamın getirdiği karmaşık ticari ve toplumsal ilişkilerle birlikte yerini kayıtlı ve tescilli bir düzen anlayışına bırakmıştır. Buna göre, Uygur Devleti’nde görülen aşağıdaki gelişmelerden hangisi; yerleşik yaşamın zorunlu kıldığı 'hukuki denetim' ve 'bürokratik süreklilik' ihtiyacının, teknolojik bir araç olan matbaanın kullanımıyla birleştiği en kapsamlı ve özgün örneği teşkil eder?
- Kâğıt ve hareketli harf sistemine dayalı matbaayı kullanarak; vakıfnameler, vasiyetnameler ve ticari sözleşmeler gibi hukuki geçerliliği olan belgeleri çoğaltıp sistemli bir arşiv geleneği oluşturmalarıAnswer
- BHükümdarların 'Ay Tengri' unvanını kullanarak siyasi meşruiyetlerini Maniheist ilahlara dayandırmaları ve bu durumu kitabeler aracılığıyla ilan etmeleri
- CKonar-göçer hayatın bir gereği olan 'Onlu Sistem'i, yerleşik hayatın savunma ihtiyaçlarına göre 'balık' adı verilen şehirlerde ilk kez daha disiplinli bir şekilde organize etmeleri
- DManiheizm’in hayvansal gıda tüketimini yasaklaması üzerine, sulama kanalları inşa ederek sadece tarıma dayalı, dışa kapalı bir ekonomik model kurmaları
- ESözlü hukuk kurallarını (Töre) tamamen terk ederek yerine Maniheizm’in dini dogmalarına dayalı, sert cezai müeyyideler içeren bir ceza hukuku sistemi geliştirmeleri