Cumhuriyet’in ilk yıllarında özel teşebbüsü destekleyen liberal bir ekonomi modeli benimsenmesine rağmen, 1930'lu yıllardan itibaren 'Devletçilik' ilkesi temel bir zorunluluk olarak hayata geçirilmiştir.
Bu politika değişikliğinde;
I. Özel sektörün elinde yeterli sermaye ve teknik birikimin bulunmaması,
II. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı’nın Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri,
III. 1927 yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu’ndan beklenen sonucun alınamaması
durumlarından hangilerinin etkili olduğu savunulabilir?
- AYalnız I
- BYalnız II
- CI ve II
- DII ve III
- I, II ve IIIAnswer
Answer
Özel sektördeki sermaye yetersizliği, 1929 krizi ve Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun başarısızlığı nedenlerinin tamamı devletçilik ilkesinin uygulanmasında etkili olmuştur.
Verilen öncüllerin tamamı 1930’lu yıllarda Devletçilik modeline geçişin ana sütunlarını oluşturur. Özel sektörün büyük yatırımlar için sermayesinin olmaması yapısal bir sorun, 1929 bunalımı konjonktürel bir tetikleyici, Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun beklenen verimi verememesi ise uygulanan liberal modelin yetersiz kaldığının kanıtıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Atatürk'ün Devletçilik ilkesinin uygulama gerekçeleri
Hints
1
Türkiye'nin 1930'larda devletçi modele geçişinde hem yerel hem de uluslararası faktörlerin birleştiğini düşünün.
2
1923-1930 arası dönemin neden 'liberal dönem' olarak adlandırıldığını ve bu dönemin neden kapandığını hatırlayın.
3
Devletçilik ilkesinin doğuşunda temel etkenin 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ve özel sektörün sanayileşmeyi gerçekleştirememesi olduğunu göz önünde bulundurun.
Practice More
Devletçilik ilkesinin bir sonucu olarak kurulan Sümerbank ve Etibank gibi kuruluşların işlevlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s