İdare hukukunda bireyler, idare ile kurdukları hukuki ilişkilerde şartları ve sonuçları kendi özgür iradeleriyle belirleyemezler. Bireyler; kanunlar ve düzenleyici işlemlerle önceden sınırları çizilmiş olan 'memur', 'öğrenci' veya 'vergi yükümlüsü' gibi belirli hukuki kalıpların ve konumların içine girerler. Bu konumların içeriği, tarafların isteğine bakılmaksızın idare tarafından tek taraflı olarak değiştirilebilir.
Metinde açıklanan bu durum, idare hukukunun aşağıdaki özelliklerinden hangisi ile doğrudan ilgilidir?
- Statüsel (durumsal) bir hukuk dalı olmasıAnswer
- BTedvin edilmemiş (dağınık) bir hukuk dalı olması
- CTaze bir hukuk dalı olması
- Dİçtihadi bir hukuk dalı olması
- EBağımsız bir hukuk dalı olması
Answer
İdare hukukunda bireylerin önceden belirlenmiş genel ve objektif hukuki konumlar içine girmesi, bu hukuk dalının statüsel (durumsal) olma özelliğini yansıtır.
İdare hukukunda bireyler ile idare arasındaki ilişki, özel hukuktaki gibi tarafların karşılıklı rızasıyla oluşturdukları sözleşmelerden değil, hukuk kurallarıyla önceden kurulmuş 'statülerden' doğar. Kişi, örneğin bir üniversiteye kaydolduğunda veya memuriyete atandığında, o statünün tüm hak ve ödevlerini paket olarak kabul etmiş sayılır ve bu şartlar idare tarafından kural olarak tek taraflı değiştirilebilir. Bu durum 'Statüsel (durumsal) bir hukuk dalı olması' olarak tanımlanır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İdare Hukukunun Statüsel (Durumsal) Yapısı
Hints
1
Metinde bireyin şartları kendi belirleyemediği ve hazır bir 'kalıba' girdiğinden bahsediliyor.
2
Özel hukukta 'sözleşme serbestisi' varken, idare hukukunda bireyin içinde bulunduğu 'konum' (status) ön plandadır.
3
Bireyin memur veya öğrenci olarak girdiği bu hazır hukuki konumlara 'statü' adı verilir.
Practice More
İdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' olması ile 'içtihadi' olması arasındaki bağlantıyı araştırabilirsiniz.
Estimated Time:50s