1964 yılında Kıbrıs krizi sırasında ABD Başkanı Johnson tarafından Başbakan İsmet İnönü’ye gönderilen mektupta yer alan; "Türkiye’nin adaya müdahalesi sonucunda Sovyetler Birliği’nin Türkiye’ye saldırması durumunda, NATO müttefiklerinin Türkiye’yi savunma yükümlülüğünün doğmayabileceği" yönündeki ifade, Türk kamuoyunda ve devlet kademesinde büyük bir güven bunalımına yol açmıştır. Bu gelişmenin ardından Türkiye’nin dış politikada "tek boyutlu" yaklaşımdan vazgeçerek benimsediği yeni stratejinin en somut ve ilk büyük yansıması aşağıdakilerden hangisidir?
- Sovyetler Birliği ile ilişkileri normalleştirme sürecine girilerek 1965'ten itibaren karşılıklı üst düzey ziyaretlerin başlatılması ve "Çok Yönlü Dış Politika" anlayışına geçilmesiAnswer
- BBalkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi bölgesel ittifakların canlandırılarak Türkiye'nin Batı blokundan tamamen bağımsız bir güvenlik kuşağı oluşturması
- CHaşhaş ekimi krizinin çözümü karşılığında Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) tam üyelik müracaatında bulunularak ekonomik bağımsızlığın öncelenmesi
- D1961 Anayasası'nda yer alan temel hak ve özgürlüklerin daraltılarak dış tehditlere karşı iç politikada askeri bir vesayet rejiminin tesis edilmesi
- EBağlantısızlar Hareketi'ne resmen üye olunarak NATO'nun askeri kanadından tamamen çekilme kararının alınması
Answer
Sovyetler Birliği ile ilişkileri normalleştirme sürecine girilmesi ve Çok Yönlü Dış Politika anlayışının benimsenmesi
Johnson Mektubu, Türkiye'nin 'NATO bizi her durumda korur' varsayımını yıkmıştır. Bu durum, Türkiye'nin dış politikada manevra alanını genişletmek amacıyla SSCB ile ilişkilerini normalleştirmesine ve 'Çok Yönlü Dış Politika' dönemine geçmesine neden olmuştur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Çok Yönlü Dış Politika (Johnson Mektubu Sonrası)
Hints
1
Mektup, Türkiye'nin SSCB tehdidine karşı müttefikleri tarafından yalnız bırakılabileceğini ima ediyordu.
Practice More
1975 ABD Ambargosu sonrasında Türkiye'nin İncirlik Üssü'ne yönelik aldığı kararları inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s