Question

Difficulty: Hardİdare Hukukuna Giriş ve Özellikleri

İdare hukukunun özellikleri; bu hukuk dalının kaynaklarını, uyuşmazlık çözüm yöntemlerini ve idare-birey ilişkisinin niteliğini doğrudan etkiler. Bu özelliklerin her biri, idarenin faaliyetlerini yürütürken tabi olduğu hukuki rejimin sınırlarını belirler.

Buna göre, idare hukukunun karakteristik yapısı ve bu yapının doğurduğu sonuçlar ile ilgili aşağıdakilerden hangisi hatalı bir tespittir?

  1. A
    İdare hukukunun 'içtihadi' bir dal olması, temel ilkelerin yargı kararlarıyla şekillenmesine olanak tanısa da bu durum, yasama organının idari alanda genel ve düzenleyici kanunlar çıkarma yetkisini kısıtlamaz.
  2. B
    İdare hukukunun 'statüsel' bir nitelik taşıması, kişilerin idareyle olan hukuki bağlarının kural olarak tarafların karşılıklı rızasıyla değil, kanunlarla belirlenmiş objektif ve genel kurallarla düzenlendiğini ifade eder.
  3. İdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' (dağınık) bir hukuk dalı olması, bu alandaki temel kuralların tek bir 'İdare Kanunu' (kod kanun) altında toplanmamış olmasından kaynaklanır ve bu durum idari işlemlerin kural olarak yazılı olmayan kurallara dayandırılmasını zorunlu kılar.Answer
  4. D
    İdare hukukunun 'taze' bir hukuk dalı olması, bu alanın gelişiminde Roma Hukuku geleneklerinden ziyade, modern devlet anlayışıyla ortaya çıkan 'idari rejim' ve 'kamu hizmeti' gibi kavramların etkili olduğunu gösterir.
  5. E
    İdare hukukunun 'bağımsız' bir dal olması, idari uyuşmazlıkların çözümünde kural olarak özel hukuk hükümlerinin değil, idare hukukuna özgü kamu yararı ve kamu gücü odaklı prensiplerin uygulanmasını sağlar.

Answer

İdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' olmasının, idari işlemlerin yazılı olmayan kurallara dayandırılmasını zorunlu kıldığı ifadesi yanlıştır.
İdare hukukunun 'tedvin edilmemiş' olması, kuralların bir 'Kod Kanun' (Örn: Türk Medeni Kanunu gibi) içerisinde toplanmamış olması demektir. Ancak bu durum, idarenin işlemlerini yazısız kurallara göre yapacağı anlamına gelmez. Aksine 'İdarenin Kanuniliği İlkesi' uyarınca, idarenin her işlemi mutlaka yazılı bir hukuk kuralına (Anayasa, Kanun, CBK, Yönetmelik) dayanmalıdır. İdare hukukunda örf ve adet gibi yazısız kaynaklar çok kısıtlı bir yere sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Analizi: Tedvin Edilmemiş (Dağınık) Olma
Bu özellik, idare hukukunun Medeni Kanun veya Ceza Kanunu gibi tek bir temel 'kod kanun' metninde toplanmadığını ifade eder.
İdarenin faaliyet alanı çok geniş ve değişken olduğu için tüm kuralları tek bir kitapta toplamak mümkün değildir.
2
Kavram Analizi: İdarenin Kanuniliği İlkesi
İdare, yaptığı her işlemde anayasa, kanun, CBK ve yönetmelik gibi 'yazılı' bir kaynağa dayanmak zorundadır.
Hukuk devletinde idarenin keyfi hareket etmesini önleyen en temel kural budur.
3
Karşılaştırma ve Sonuç
Tedvin edilmemiş olmak, yazılı kural olmadığı anlamına gelmez; aksine kural çokluğu ve bu kuralların farklı metinlere dağılmış olması anlamına gelir.
Hatalı seçenekte 'yazılı olmayan kurallara dayandırma zorunluluğu' idare hukukunun en temel prensiplerinden biri olan kanunilik ilkesiyle çelişmektedir.

Key Concept

İdare Hukukunun Tedvin Edilmemiş (Dağınık) Niteliği ve Yazılı Kaynak İlişkisi

Hints

1
'Tedvin edilmemiş' ifadesiyle kuralların 'yazılılığı' mı yoksa 'tek bir kitapta toplanması' mı kastediliyor, bunu düşünün.
2
İdarenin Kanuniliği ilkesini hatırlayın: İdare, dayanağı olmayan veya sadece geleneğe dayanan işlemler yapabilir mi?
3
Medeni hukukta örf ve adet hukuku bir asıl kaynaktır; ancak idare hukukunda idarenin kamu gücü kullanması mutlaka yazılı bir kanun yetkisine dayanmalıdır.

Practice More

İdare hukukunun kaynakları konusundaki 'Normlar Hiyerarşisi' ile bu özellikler arasındaki bağlantıyı inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question