Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, Türk hukuk tarihinde "ikili anayasal süreç" olarak adlandırılan ve tarihli Kanun-i Esasi’nin resmen ilga edilmediği bir dönemi başlatmıştır. Bu kısa ve öz (çerçeve) anayasa metni, savaş döneminin olağanüstü koşulları nedeniyle sadece devletin yeni yönetim şemasını belirlemiş, ancak bazı temel devlet fonksiyonlarını tamamen kapsam dışı bırakmıştır. Bu hukuki durumun bir sonucu olarak, Anayasası döneminde aşağıdakilerden hangisine dair anayasal bir düzenleme yapılmamış ve bu alanda eski anayasa hükümlerinin uygulanmasına devam edilmiştir?
- Yargı yetkisi ve mahkemelerin teşkilatlanmasıAnswer
- BVilayetlerin mahalli işlerdeki özerkliği ve idari yapısı
- CMeclis Başkanı'nın İcra Vekilleri Heyeti'ne de başkanlık etmesi
- DEgemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesi
- EBüyük Millet Meclisi'nin yasama ve yürütme yetkilerine sahip olması
Answer
1921 Anayasası'nda yargı yetkisi ve mahkemelerin teşkilatlanmasına dair hiçbir madde yer almadığı için bu alanda eski anayasa olan Kanun-i Esasi hükümleri uygulanmaya devam etmiştir.
1921 Anayasası, Milli Mücadele döneminin acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere hazırlanan kısa bir metindir. Bu metinde yasama ve yürütme güçleri düzenlenmiş ancak yargı organına (mahkemeler, hakimlik teminatı vb.) dair tek bir madde bile eklenmemiştir. 1876 Kanun-i Esasi resmen yürürlükten kaldırılmadığı için, yargı yetkisi ve mahkemelerin işleyişi konusunda 1876 tarihli anayasanın hükümleri uygulanmaya devam edilmiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İkili Anayasal Dönem ve 1921 Anayasası'nın Eksiklikleri
Practice More
1921 Anayasası'nda yapılan 1923 değişikliklerinin (Cumhuriyetin ilanı vb.) hükümet sistemini nasıl 'Kabine Sistemi'ne yaklaştırdığını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s