Osmanlı toprak hukukunda, mülkiyeti devlete ait olan mirî arazileri işleyen köylüler; toprağı satamaz, hibe edemez veya vakfedemezlerdi. Ancak toprağı mazeretsiz olarak üç yıl üst üste boş bırakmamak ve vergilerini ödemek kaydıyla araziyi süresiz olarak kullanma hakkına sahiplerdi. Buna göre, Osmanlı toprak sistemiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- Toprağın mülkiyeti devlete, kullanım hakkı ise halka aittir.Answer
- BTarım arazileri üzerinde tam bir özel mülkiyet hakkı tanınmıştır.
- CReaya, elindeki toprağı dilediği zaman başkasına devretme yetkisine sahiptir.
- DDevlet, toprak gelirlerini sadece nakit olarak toplama yoluna gitmiştir.
- EMirî arazi sistemi, merkezi otoritenin taşradaki etkisini azaltmıştır.
Answer
Toprağın mülkiyeti devlete, kullanım hakkı ise halka aittir.
Metinde köylünün toprağı satamaması, bağışlayamaması ve vakfedememesi, toprağın hukuki mülkiyetinin devlete ait olduğunu; ancak vergilerini ödediği sürece toprağı işleyebilmesi ise kullanım hakkının köylüde olduğunu gösterir. Bu durum Osmanlı toprak hukukundaki 'rakabe-tasarruf' ayrımının doğrudan bir sonucudur.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Mirî Arazi Statüsü: Rakabe ve Tasarruf Ayrımı
Practice More
Mirî arazinin bir türü olan 'Dirlik' sisteminin askeri ve idari sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s