Uygurlar, Maniheizm dinini benimsemelerinin ardından yerleşik hayata geçerek kendilerinden önceki Türk devletlerinden farklı bir sosyo-ekonomik yapı oluşturmuşlardır. Bu yeni yaşam tarzı, beraberinde mülkiyet kavramının güçlenmesini ve ticari faaliyetlerin kayıt altına alınması gerekliliğini getirmiştir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Uygurların yerleşik yaşama geçmesinin bir sonucu olarak Türk hukuk sisteminde ilk kez ortaya çıkan bir unsurdur?
- AÜlke yönetiminde töre adı verilen sözlü hukuk kurallarının esas alınması
- BKağanlık yetkisinin Gök Tanrı tarafından verildiğine (Kut) inanılması
- Borç, kiralama ve alım-satım gibi ticari işlemlerin yazılı sözleşmelerle güvence altına alınmasıAnswer
- DÖnemli devlet işlerinin boy beylerinin katıldığı Kurultay meclisinde görüşülmesi
- EÜlkenin hanedanın ortak malı sayılması ilkesinin uygulanması
Answer
Ticari ilişkilerin ve mülkiyet haklarının yazılı belgelere (sözleşmelere) dayandırılması Uygurlarla başlayan bir hukuksal yeniliktir.
Uygurların yerleşik hayata geçmesi, Türk tarihinde taşınmaz mal hukukunu ve ticaret hukukunu doğurmuştur. Göçebe hayatta sözlü gelenekler (töre) yeterli olurken, şehir hayatı ve ticaret; borç senetleri, kira kontratları ve vasiyetnameler gibi yazılı belgelerin kullanılmasını zorunlu kılmıştır. Bu durum Türk hukuk tarihinde sivil hukukun kurumsallaşmasının ilk adımıdır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Yerleşik Hayat ve Yazılı Sivil Hukuk
Hints
1
Uygurları diğer Türk devletlerinden ayıran en temel özellik yerleşik hayata geçmeleridir.
2
Yerleşik hayatla birlikte şehirlerde mülkiyet ve ticaret gelişmiş, bu da sözlü geleneklerin dışına çıkılmasını zorunlu kılmıştır.
3
Türk tarihinde ilk kez kira, faiz ve alım-satım belgelerinin (yazılı hukuk) kimin döneminde başladığını düşünün.
Practice More
Uygurların yerleşik hayata geçmesinin mimari ve kültürel (matbaa, kütüphane) sonuçlarını tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:50s