yılında ABD Başkanı Lyndon Johnson tarafından Başbakan İsmet İnönü’ye gönderilen ve Türkiye’nin Kıbrıs’a olası bir müdahalesinde ABD silahlarının kullanılamayacağını, ayrıca bir Sovyet saldırısı durumunda NATO’nun Türkiye’yi korumayabileceğini belirten mektup, Türk-Amerikan ilişkilerinde büyük bir krize yol açmıştır. Bu gelişmenin ardından Türkiye'nin uluslararası alanda yalnız kalmamak adına benimsediği yeni stratejik yönelim aşağıdakilerden hangisidir?
- ABatı Bloku ile olan tüm siyasi ve askeri bağların tamamen koparılması
- Tek taraflı dış politika anlayışından vazgeçilerek "Çok Yönlü Dış Politika" sürecinin başlatılmasıAnswer
- CKıbrıs meselesinin çözümünde Birleşmiş Milletler'in arabuluculuk rolünün tamamen reddedilmesi
- DSovyetler Birliği önderliğinde kurulan Varşova Paktı’na resmi üyelik başvurusunda bulunulması
- EBölgesel iş birliğini yeniden canlandırmak amacıyla Balkan Antantı’nın tekrar aktif hale getirilmesi
Answer
Türkiye'nin tek taraflı dış politikadan vazgeçerek "Çok Yönlü Dış Politika" anlayışına geçmesidir.
Johnson Mektubu, Türkiye'nin dış dünyadaki yalnızlığını fark etmesine neden olan en somut olaydır. Bu durum, Türkiye'yi dış politikada alternatif arayışlarına itmiş ve o güne kadar izlenen katı Batı eksenli politika yerine, SSCB ve Üçüncü Dünya ülkelerini de kapsayan "Çok Yönlü Dış Politika" anlayışına geçişi tetiklemiştir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Johnson Mektubu ve Çok Yönlü Dış Politika
Hints
1
Türkiye'nin bu dönemde yaşadığı hayal kırıklığı, dış politikadaki müttefik sayısını artırma gereksinimi doğurmuştur.
2
Bu politika değişikliğiyle birlikte Türkiye, komşusu olan Sovyetler Birliği ile ekonomik ilişkilerini (örneğin İskenderun Demir-Çelik Fabrikası'nın kurulması) geliştirmiştir.
3
Tek bir merkeze (ABD) odaklanmak yerine diplomatik kanalları çeşitlendiren bu yaklaşıma 'Çok Yönlü Dış Politika' adı verilir.
Practice More
Johnson Mektubu'nun ardından SSCB ile kurulan ekonomik iş birliklerini ve Kıbrıs meselesinin BM'ye taşınma sürecini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s