Atatürk İlke ve İnkılapları

688 questions

Question 241Question

Atatürk, "Milletimizin kurduğu yeni devletin mukadderatına, işlerine, bağımsızlığına unvanı ne olursa olsun hiç kimseyi karıştırmayız." diyerek tam bağımsızlık ve millî egemenlik vurgusu yapmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan devlet yönetimine millî egemenlik ilkesini hâkim kılmak amacıyla siyasi alanda yapılan inkılaplar arasında gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesi

Answer

Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesi, doğrudan devlet yönetimine ilişkin siyasi bir düzenleme değil, toplumsal hayatı ve bireysel hakları düzenleyen hukuk alanında bir inkılaptır.
Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi (1717 Şubat 19241924), aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukuku gibi bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyen köklü bir hukuk reformudur. Bu reform laiklik ve halkçılık ilkeleriyle doğrudan bağlantılıdır ancak devletin yönetim şeklini, hükûmet sistemini veya egemenliğin kaynağını belirleyen siyasi bir inkılap değildir.

Step-by-Step Solution

1
Siyasi alanda yapılan inkılapların kapsamını belirleme
Siyasi inkılaplar; devlet yönetimi, rejim, meclis, egemenlik ve kurumlar arası yetki dağılımı ile ilgilidir.
Soruda istenen 'siyasi alan' kavramının sınırlarını netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki inkılapları kategorize etme
Saltanat, Cumhuriyet, Halifelik ve ordunun siyasetten ayrılması doğrudan yönetim yapısıyla ilgilidir. Medeni Kanun ise aile, miras ve şahıs hukuku gibi konuları kapsar.
Hangi inkılabın hangi toplumsal veya idari alanı düzenlediğini ayırt etmek gerekir.
3
Millî egemenlik ilkesiyle olan bağı değerlendirme
Medeni Kanun halkçılık ve laiklik ilkeleriyle güçlü bir bağa sahip olsa da, devletin yönetim biçimini belirleyen siyasi bir hamle değil, sosyal hukuk düzenlemesidir.
Sorunun kökünde vurgulanan 'doğrudan millî egemenliği hâkim kılma' amacına uygun olmayan seçeneği tespit etmek.

Key Concept

İnkılapların Alanlarına Göre Sınıflandırılması

Practice More

İnkılapları 'siyasi', 'hukuki', 'toplumsal' ve 'ekonomik' olarak bir tablo halinde gruplandırmak, bu tarz kategorizasyon sorularını çözmede büyük kolaylık sağlar.
Estimated Time:50s
Question 242Question

Cumhuriyet’in ilk yıllarında hukuk sisteminin çağdaşlaştırılması sürecinde sadece yeni kanunların kabul edilmesi yeterli görülmemiş; bu kanunları laik, demokratik ve cumhuriyetçi bir ruhla uygulayacak yeni bir hukukçu kuşağının yetiştirilmesi elzem kabul edilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, bu ihtiyacı karşılamak üzere açılan kurumun açılış töreninde, kurumun "yeni hukuk düzeninin müjdecisi" olacağını vurgulamıştır.

Buna göre, 1925 yılında açılan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yükseköğretim kurumu olma özelliğini taşıyan bu kurum aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ankara Hukuk Mektebi

Answer

Ankara Hukuk Mektebi
Ankara Hukuk Mektebi, 1925 yılında yeni hukuk düzeninin temellerini atmak ve laik hukuk sistemini uygulayacak personeli yetiştirmek amacıyla açılmıştır. Atatürk bu kurumu 'yeni hayatın müjdecisi' olarak tanımlamış ve kurum Cumhuriyet tarihinin bizzat kurulan ilk yükseköğretim birimi olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Hukuk devriminin amacını analiz etme
Hukuk devrimi sadece yasaları değil, bu yasaları uygulayacak kadroları da kapsar.
Laik ve modern bir hukuk sistemi, eski düzenden gelen hukukçularla sağlıklı bir şekilde yürütülemezdi.
2
Kuruluş tarihini ve misyonu eşleştirme
1925 yılında açılan Ankara Hukuk Mektebi belirlendi.
Atatürk'ün 'yeni hukukun müjdecisi' olarak nitelendirdiği ve Cumhuriyet'in ilk yükseköğretim kurumu olan yapı budur.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi Hukukçu Yetiştirme ve Ankara Hukuk Mektebi
Estimated Time:1m 15s
Question 243Question

Atatürk dönemi laikleşme sürecinde; 1924’te Halifeliğin kaldırılması ve Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulü, 1926’da Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girmesi, 1928’de ise anayasadan devletin dinine dair ibarenin çıkarılması gibi kritik adımlar atılmıştır. Bu ilkenin "devletin temel niteliği" olarak anayasaya dahil edilmesi ise ancak 1937 yılında gerçekleşmiştir.

İnkılapların bu kronolojik gelişimi, Türk İnkılabı’nın yöntemi hakkında aşağıdakilerden hangisini doğrulamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Pratik uygulamaların ve toplumsal ihtiyaçların, anayasal ve kuramsal çerçeveden önce hayata geçirildiği

Answer

İnkılapların kronolojik seyri, pratik uygulamaların ve toplumsal ihtiyaçların anayasal ve kuramsal çerçeveden önce hayata geçirildiğini kanıtlamaktadır.
Türk İnkılabı, önce hayatın içinde ihtiyaç duyulan reformları gerçekleştirmiş, bu reformlar toplumda kök saldıktan sonra onları anayasal birer ilke haline getirmiştir. 1924-1928 arası yapılan büyük laiklik reformlarının 1937'deki anayasal tescilden önce gelmesi, pratiğin kuramsal çerçeveden önce yapılandığını gösteren metodolojik bir yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Reform takvimini analiz etme
1924, 1926 ve 1928 yıllarında laiklik doğrultusunda köklü hukuki ve sosyal değişimlerin (fiili uygulama) yapıldığı tespit edilir.
Sürecin nasıl başladığını ve geliştiğini anlamak için kronolojik veriler gereklidir.
2
Anayasal tescil tarihini belirleme
Laikliğin anayasaya resmi bir ilke olarak girmesinin 1937 (teorik/hukuki çerçeve) olduğu görülür.
Fiili durum ile anayasal durum arasındaki zaman farkını ortaya koymak gerekir.
3
Yöntemsel çıkarım yapma
Uygulamanın (reformların) teoriden (anayasal tanım) önce gelmesi, Türk İnkılabı'nın pragmatik ve dinamik yöntemini doğrular.
İnkılapların "önce yap, sonra tescil et" stratejisini belirlemek doğru cevaba ulaştırır.

Key Concept

Türk İnkılabı'nın Pragmatizmi ve Laikleşme Stratejisi
Estimated Time:1m 45s
Question 244Question

19231923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile kapitülasyonların kaldırılması Türk ekonomisi için büyük bir dönüm noktası olmuştur. Ancak denizlerdeki ekonomik egemenliğin tam anlamıyla sağlanması, 11 Temmuz 19261926 tarihinde yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile mümkün olabilmiştir.

Bu düzenleme ile Türk karasularında yolcu ve yük taşıma hakkının yalnızca Türk gemilerine ve vatandaşlarına tanınmasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Deniz ticaretinde ve liman işletmeciliğinde yabancı tekelini kırarak ekonomik bağımsızlığı güçlendirmek

Answer

Deniz ticaretinde ve liman işletmeciliğinde yabancı tekelini kırarak ekonomik bağımsızlığı güçlendirmek
Kabotaj Kanunu, Türk karasularında ticaret ve ulaşım haklarını yabancıların elinden alarak milli gemilere ve vatandaşlara devretmiştir. Bu durum, denizlerdeki ekonomik bağımsızlığın perçinlenmesi ve milli ekonominin güçlendirilmesi anlamına gelir.

Step-by-Step Solution

1
Kabotaj Kanunu'nun içeriğini ve kapsadığı alanı belirlemek.
Düzenlemenin Türk karasularında yük ve yolcu taşıma hakkını yalnızca Türk gemi ve vatandaşlarına verdiği saptanır.
Kanunun hangi hakları kimlere tanıdığını anlamak temel amaç için ipucu sağlar.
2
Kanunun Atatürk ilkeleri ve bağımsızlık anlayışı ile bağını kurmak.
Bu adımın milliyetçilik ilkesi gereği ekonomik bağımsızlığı (misak-ı iktisadi) hedeflediği görülür.
Yapılan inkılabın hangi ideolojik ve ekonomik hedefle gerçekleştirildiğini belirlemek gerekir.
3
Daha önceki yabancı imtiyazlarıyla (kapitülasyonlar) karşılaştırma yapmak.
Denizlerdeki yabancı tekelinin kırıldığı ve milli bir denizcilik sektörünün temellerinin atıldığı sonucuna ulaşılır.
Kazanımın 'temel' niteliğini diğer seçeneklerden ayırmak için bu karşılaştırma kritiktir.

Key Concept

Kabotaj Kanunu ve Ekonomik Milliyetçilik

Hints

1
Denizlerdeki ticaret haklarının millileştirilmesini düşünün.
2
Lozan'da kapitülasyonlar kalksa da denizlerdeki tam yetki bu kanunla gelmiştir.
3
Milliyetçilik ilkesinin ekonomi alanındaki yansıması olan 'ekonomik bağımsızlık' kavramına odaklanın.

Practice More

Kabotaj Kanunu'nun hangi Atatürk ilkesiyle doğrudan ilgili olduğunu (Milliyetçilik) ve her yıl 1 Temmuz'un 'Denizcilik ve Kabotaj Bayramı' olarak kutlandığını hatırlayınız.
Estimated Time:1m 0s
Question 245Question

19231923 yılında imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile kapitülasyonların kaldırılması sonucunda yabancı devletlerin Türkiye'deki 'konsolosluk mahkemeleri' kapatılmıştır. Bu durum, Türkiye'nin adli egemenliğini tescil etmiş olsa da Batılı devletler, Türk hukuk sisteminin laik ve modern bir yapıya kavuşmadığı sürece kendi vatandaşlarının haklarının güvence altında olmayacağını iddia ederek diplomatik baskılarını sürdürmüşlerdir.

Cumhuriyet Dönemi'nde bu dış baskıları tamamen ortadan kaldırmak, hukukta ikiliği sona erdirmek ve çağdaş bir toplum yapısı inşa etmek amacıyla atılan en köklü adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Avrupa'nın modern ve laik hukuk sistemlerinden yararlanılarak Medeni Kanun, Ceza Kanunu ve Borçlar Kanunu gibi temel yasaların hızla kabul edilmesi

Answer

Avrupa'nın modern hukuk sistemlerinden yararlanılarak Medeni Kanun ve diğer temel yasaların kabul edilmesi, hukukta birliği ve laikliği sağlayarak dış müdahalelerin önünü kesen en köklü adımdır.
Doğru seçenek, Türkiye'nin adli bağımsızlığını korumak ve modern dünyaya eklemlenmek için gerçekleştirdiği 'hukuk resepsiyonu' sürecini ifade eder. 19261926 yılında kabul edilen Medeni Kanun ve diğer yasalar, dini esaslı hukuktan laik hukuka geçişi sağlayarak hem hukuk birliğini tesis etmiş hem de Avrupalı devletlerin Türk mahkemelerine yönelik 'yetersizlik' iddialarını temelinden çürütmüştür.

Step-by-Step Solution

1
Lozan Antlaşması'nın adli egemenlik üzerindeki etkisi değerlendirilir.
Kapitülasyonların ve konsolosluk mahkemelerinin kalkmasıyla adli egemenlik sağlanmış ancak eski hukuk sisteminin (Mecelle ve şer'i hukuk) modern ihtiyaçlara cevap verememesi bir risk olarak görülmüştür.
Dış devletlerin Türk yargısına güvenmemesi, iç işlerine karışma riskini devam ettirmekteydi.
2
Hukuk sistemindeki ikilik ve laikleşme ihtiyacı analiz edilir.
Şer'i hukuk ve cemaat mahkemelerinin varlığı hukuk birliğini bozmaktaydı.
Modern bir devletin tüm vatandaşlarına eşit ve çağdaş kurallar uygulama zorunluluğu vardır.
3
Çözüm yolu olarak hukuk devriminin kapsamı belirlenir.
19261926 yılında İsviçre'den Medeni Kanun'un, İtalya'dan Ceza Kanunu'nun alınması gibi 'resepsiyon' (hukuk iktibası) süreciyle laik ve milli bir hukuk düzeni kurulmuştur.
Bu adım, dış baskıları sona erdiren ve toplumsal yaşamı akılcı temellere oturtan en etkili çözümdür.

Key Concept

Hukuk Birliği ve Adli Egemenlik

Hints

1
Lozan'da kapitülasyonların kalkmasıyla yabancı mahkemelerin yerini neyin alacağı büyük bir tartışma konusuydu.
2
Türkiye'nin hukuk sistemindeki ikilikleri (şer'i-örfi-azınlık) bitirmeden tam bir bağımsızlık sağlayamayacağını düşünün.
3
19261926 yılında İsviçre ve İtalya gibi ülkelerden yapılan yasa uyarlamalarının temel amacının modern ve laik bir sistem kurmak olduğunu hatırlayın.

Practice More

Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesinin, Lozan Antlaşması'nın 42.42. maddesi üzerindeki etkilerini araştırarak azınlık hukukunun nasıl milli hukuka dahil edildiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 246Question

Atatürkçü düşünce sisteminde İnkılapçılık, bir kez yapılıp biten bir eylem değil; toplumsal gelişmenin önündeki engelleri aklın ve bilimin rehberliğinde sürekli olarak kaldırma iradesidir. Bu ilke, sistemin kendi içinde "özeleştiri" ve "yenilenme" mekanizmalarını barındırmasını sağlayarak devrimin zamanın gerisinde kalmasını önlemeyi amaçlar. Buna göre, İnkılapçılık ilkesinin Atatürkçü düşünce sistemine kazandırdığı en temel nitelik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Diğer bütün ilkelerin durağanlaşmasını engelleyerek sisteme dinamik bir yapı kazandırması

Answer

İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünceye dinamik bir yapı kazandırarak sistemin dogmalaşmasını ve durağanlaşmasını engeller.
İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sisteminin 'yaşayan' bir yapı olmasını sağlar. Metinde geçen 'zamanın gerisinde kalmasını önleme' ve 'yenilenme' ifadeleri, sistemin durağan (statik) değil, değişken ve gelişen (dinamik) bir karakterde olduğunu gösterir. Bu yönüyle İnkılapçılık, diğer ilkelerin de çağın ihtiyaçlarına göre yorumlanmasına ve uygulanmasına imkan tanıyarak sistemin dogmalaşmasını engeller.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kavramları analiz etme
"Sürekli yenilenme", "özeleştiri" ve "devrimin zamanın gerisinde kalmasını önleme" ifadeleri tespit edildi.
Sorunun kökünde vurgulanan temel işlevi anlamak için metindeki kavramların doğru tanımlanması gerekir.
2
İnkılapçılık ilkesinin diğer ilkelerle ilişkisini değerlendirme
İnkılapçılığın, diğer ilkelerin (Laiklik, Cumhuriyetçilik vb.) çağın şartlarına göre güncelliğini korumasını sağlayan bir mekanizma olduğu anlaşıldı.
İnkılapçılık sadece kendi başına bir eylem değil, tüm sistemin ayakta kalmasını sağlayan dinamik bir unsurdur.
3
Çeldiricileri eleme ve doğru yargıya ulaşma
Sentezcilik (A), Taklitçilik (B), Dar kapsam (E) ve diğer ilkelerle karışıklık (D) içeren şıklar elenerek 'dinamizm' vurgusu yapan şıkka ulaşıldı.
Atatürkçülüğün dogmatik değil, dinamik bir sistem olmasının temel dayanağı İnkılapçılıktır.

Key Concept

Atatürk İlkelerinde Dinamizm ve Sürekli Çağdaşlaşma
Question 247Question

Milli Mücadele'nin hazırlık döneminde Amasya Genelgesi'nde yer alan "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." kararı doğrultusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) açılması, doğrudan aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisinin hayata geçirilmesine yöneliktir?

Show answer & explanation

Answer: Cumhuriyetçilik

Answer

Cumhuriyetçilik ilkesi, egemenliğin kaynağını millete dayandırdığı ve meclis gibi temsil organlarını esas aldığı için doğru cevaptır.
Doğru seçenek olan Cumhuriyetçilik; egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olmasını, halkın kendi temsilcilerini seçmesini ve devlet yönetiminde söz sahibi olmasını ifade eder. Amasya Genelgesi'ndeki 'milletin kararı' vurgusu ve ardından TBMM'nin açılması, kişisel otorite yerine halkın iradesini ikame ettiği için bu ilkeyle doğrudan ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki anahtar kavramı belirleme
"Milletin azim ve kararı" ifadesinin milli iradeye (millet egemenliğine) vurgu yaptığı tespit edilir.
Milletin kendi geleceği hakkında karar vermesi, yönetim yetkisinin halkta olduğunu gösterir.
2
Kurumsal gelişmeyi analiz etme
Meclis (TBMM) açılmasının, halkın temsilcileri aracılığıyla yönetime katılması anlamına geldiği görülür.
Meclis, milli iradenin tecelli ettiği ve kurumsallaştığı en üst siyasi makamdır.
3
İlke eşleştirmesi yapma
Milli egemenliği ve halkın yönetimini esas alan temel ilkenin Cumhuriyetçilik olduğu sonucuna varılır.
Atatürk ilkeleri arasında doğrudan devletin yönetim şekli ve egemenliğin kaynağı ile ilgili olan ilke Cumhuriyetçiliktir.

Key Concept

Milli Egemenlik ve Temsil

Practice More

Saltanatın kaldırılması ve Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi gibi diğer önemli gelişmeleri de Cumhuriyetçilik ilkesi kapsamında inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 248Question

1930’lu yıllarda Türkiye’de uygulamaya konulan devletçilik modeli; dönemin iktisadi zorunluluklarından doğmuş, milli kalkınmayı hızlandırmayı amaçlayan ve özel sektörün sermaye yetersizliği nedeniyle gerçekleştiremediği yatırımların devlet eliyle yürütülmesini öngören bir sistemdir.

Buna göre, Türk devletçilik modeli ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Özel mülkiyeti ve ferdi teşebbüsü reddederek bütün üretim araçlarının devlet elinde toplanmasını esas almıştır.

Answer

Özel mülkiyeti ve bireysel girişimleri reddeden, tüm üretim araçlarını devlet elinde toplayan bir anlayışın savunulmuş olması söylenemez.
Doğru yanıt olan seçenek, devletçilik ilkesinin özel mülkiyeti reddeden ideolojik bir sistem olduğunu iddia ettiği için yanlıştır. Türk devletçilik modeli, mülkiyet hakkına saygı duyan ve özel sektörü tasfiye etmek yerine onun gelişimine öncülük eden bir 'Karma Ekonomi' yapısına sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
Devletçiliğin ortaya çıkış koşullarını analiz etmek.
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı ve özel sektörün sermaye yetersizliği nedeniyle devletin ekonomiye doğrudan müdahalesinin (zaruret) şart olduğu saptanmıştır.
Soru kökündeki 1930'lu yıllar vurgusu, modelin ideolojik değil pragmatik bir zorunluluktan doğduğunu hatırlatır.
2
Türk devletçilik modelinin diğer sistemlerle (sosyalizm/komünizm) farkını ayırt etmek.
Türk modelinin özel mülkiyeti koruduğu, ferdi teşebbüsü teşvik ettiği ve devletin sadece özel sektörün yapamadığı işlere girdiği (Karma Ekonomi) belirlenmiştir.
Bu ayrım, devletçilik ilkesinin en temel karakteristik özelliğidir ve ayırt edici sınav sorusu kalıplarının merkezindedir.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendirerek yanlış ifadeyi bulmak.
Bütün üretim araçlarının devletleştiği ve özel teşebbüsün reddedildiği ifadesi, Türk devletçiliği ile çelişen dogmatik bir yaklaşımdır.
Soruda 'söylenemez' denildiği için, gerçeğe aykırı olan bu seçenek doğru yanıt olarak işaretlenir.

Key Concept

Karma Ekonomi ve Pragmatizm
Estimated Time:1m 15s
Question 249Question

Atatürk'ün "Türk milleti için bağımsızlık, bir hayat meselesidir." sözü ve Milli Mücadele yıllarında kapitülasyonların kesin olarak reddedilmesi, Atatürkçü düşünce sistemini tamamlayan aşağıdaki bütünleyici ilkelerden hangisinin doğrudan bir gereğidir?

Show answer & explanation

Answer: Milli Bağımsızlık

Answer

Milli Mücadele'nin temel amacı olan ve kapitülasyonların reddi ile sembolleşen kavram Milli Bağımsızlık ilkesidir.
Milli Bağımsızlık ilkesi, bir milletin başka bir devletin veya gücün egemenliği altına girmeyi reddetmesi ve her alanda tam hür olmasını ifade eder. Kapitülasyonların reddedilmesi, ekonomik ve hukuki bağımsızlığın tescili olduğu için bu bütünleyici ilke ile doğrudan ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Kavram analizi yapılması
Soruda geçen 'bağımsızlık' ve 'kapitülasyonların reddi' ifadeleri dış politika ve devlet hürriyetiyle ilgilidir.
Milli egemenlik içe dönük (yönetim), milli bağımsızlık ise dışa dönük (hürriyet) bir kavramdır.
2
Bütünleyici ilke ile eşleştirme yapılması
Yabancı devletlerin mali ve siyasi boyunduruğunu reddetmek doğrudan Milli Bağımsızlık ilkesinin tanımına girer.
Milliyetçilik ilkesinin doğal bir sonucu ve bütünleyicisi olan bu ilke, Türk dış politikasının temel taşıdır.

Key Concept

Bütünleyici İlkeler - Milli Bağımsızlık
Question 250Question

Kurtuluş Savaşı'nın askerî safhası tamamlandıktan sonra toplanacak olan Lozan Barış Konferansı'na, İtilaf Devletleri tarafından hem TBMM Hükümeti'nin hem de Osmanlı (İstanbul) Hükümeti'nin birlikte davet edilmesi üzerine, devlet yönetimindeki 'iki başlılığa' son vermek ve milli egemenliği pekiştirmek amacıyla gerçekleştirilen inkılap aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Saltanatın Kaldırılması

Answer

Doğru cevap Saltanatın Kaldırılması seçeneğidir.
Lozan Barış Konferansı öncesinde İtilaf Devletleri, Osmanlı (İstanbul) Hükümeti'ni de davet ederek Türk tarafı içerisinde bir ikilik yaratmak ve bu yolla kendi çıkarlarını dayatmak istemişlerdir. TBMM, bu oyunu bozmak ve Türk milletinin tek temsilcisi olduğunu göstermek amacıyla 11 Kasım 19221922 tarihinde Saltanatın kaldırılmasına karar vermiştir. Bu adım, hem Lozan'a tek temsilci olarak gidilmesini sağlamış hem de siyasi alandaki iki başlılığı sona erdirerek Cumhuriyetin ilanı için zemin hazırlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Tarihsel bağlamı belirleme
Kurtuluş Savaşı sonrası Lozan Barış Konferansı süreci incelenmiştir.
Soruda verilen 'İtilaf Devletleri'nin iki hükümeti birden davet etmesi' durumu bu sürecin temel özelliğidir.
2
Problemi analiz etme
İtilaf Devletleri'nin Türk tarafı içinde ikilik çıkararak taviz koparmayı hedeflediği görülmüştür.
Ankara ve İstanbul hükümetlerinin aynı masada olması devletin temsilinde iki başlılık yaratmaktadır.
3
Çözüm adımını saptama
11 Kasım 19221922 tarihinde Saltanat kaldırılarak Osmanlı Hükümeti'nin hukuki varlığına son verilmiştir.
Siyasi alandaki bu köklü değişiklik, Lozan'a tek bir heyetle gidilmesini ve milli egemenliğin tam anlamıyla hakim olmasını sağlamıştır.

Key Concept

Siyasi Alanda Yapılan İnkılaplar ve Saltanatın Kaldırılması
Estimated Time:45s
Question 251Question

19241924 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla kurulan ve Cumhuriyet döneminin ilk milli bankası olma özelliğini taşıyan Türkiye İş Bankası'nın temel kuruluş amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Milli sermaye birikimini sağlamak ve özel girişimcilere kredi desteği sunmak

Answer

Türkiye İş Bankası'nın temel kuruluş amacı, milli sermaye birikimini sağlayarak özel girişimcilere finansal destek sunmaktır.
Türkiye İş Bankası, 19241924 yılında milli bir sermaye sınıfı oluşturmak ve özel sektör yatırımlarını kredilendirmek amacıyla kurulan ilk milli bankadır. Bu yönüyle Atatürk döneminin liberal ekonomi arayışlarının en önemli finansal ayağını oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Bankanın kuruluş yılını ve dönemini analiz et
19241924 yılı, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki liberal ekonomi politikalarının uygulandığı dönemdir.
O dönemdeki temel yaklaşım, özel sektörün öncülüğünde bir ekonomik kalkınma gerçekleştirmektir.
2
Bankanın niteliğini ve kurucu iradesini değerlendir
İş Bankası, milli bir burjuvazi oluşturmak ve yerli sermayeyi güçlendirmek amacıyla kurulmuş bir ticari bankadır.
Mustafa Kemal'in talimatıyla kurulan bu banka, yabancı sermaye etkisindeki bankacılık sistemine karşı yerli bir alternatif oluşturmayı hedeflemiştir.
3
Diğer banka modelleri ile karşılaştır
Merkez Bankası (19301930) para politikası, Sümerbank (19331933) devlet sanayisi, Etibank (19351935) ise madencilik için kurulmuştur.
İş Bankası'nın odağı devlet yatırımlarından ziyade özel teşebbüsün kredilendirilmesidir.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi Milli Bankacılık ve Özel Teşebbüsün Desteklenmesi
Estimated Time:50s
Question 252Question

Atatürkçü düşünce sisteminde İnkılapçılık ilkesi; sadece eskimiş kurumları yıkıp yerine yenilerini kurmakla yetinmez, aynı zamanda kurulan bu yeni kurumların zamanın gerisinde kalmamasını ve değişen dünya şartlarına göre sürekli geliştirilmesini öngörür. Bu yönüyle İnkılapçılık, Atatürk ilkelerinin canlı kalmasını sağlayan bir 'itici güç' olarak tanımlanır.

Buna göre İnkılapçılık ilkesinin temel niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Durağanlığı ve dogmatizmi reddederek sürekli bir yenilenme ve çağdaşlaşma sürecini yürütmek

Answer

İnkılapçılık ilkesinin temel niteliği, durağanlığı ve dogmatizmi reddederek sürekli bir yenilenme ve çağdaşlaşma sürecini yürütmesidir.
İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sistemine dinamik bir karakter kazandırır. Statükocu (mevcut durumu olduğu gibi koruyan) ve dogmatik (eleştiriye kapalı, değişmez) yapıyı reddeder. Metinde belirtilen 'sürekli geliştirilme' ve 'itici güç' olma özellikleri, ilkenin sürekli yenilenme ve çağdaşlaşma yönünü temsil eder.

Step-by-Step Solution

1
Öncülde verilen anahtar kavramları analiz etme
Öncülde 'sürekli geliştirilme', 'zamanın gerisinde kalmama' ve 'itici güç' kavramları vurgulanmıştır.
Sorunun hangi temel niteliği sorguladığını anlamak için metindeki dinamizm vurgusunu yakalamak gerekir.
2
İnkılapçılık ilkesinin fonksiyonunu belirleme
İnkılapçılık, Atatürkçü düşünceye dinamik bir yapı kazandırarak onun dogmatikleşmesini önler.
İlkelerin hayatiyetini sürdürmesi, kendilerini çağın gereklerine göre yenilemelerine bağlıdır.
3
Seçenekleri bu nitelikle karşılaştırma
Dinamik yapı, çağdaşlaşma ve durağanlık karşıtlığı sadece ilgili seçenekte tam olarak ifade edilmiştir.
Doğru seçenek, öncüldeki 'zamanın gerisinde kalmama' hedefini 'durağanlığı reddetme' kavramıyla karşılamaktadır.

Key Concept

İnkılapçılık - Dinamizm ve Süreklilik

Hints

1
Metindeki 'sürekli geliştirilme' ve 'zamanın gerisinde kalmama' ifadelerine odaklanın.
2
Hangi kavram bir sistemin donup kalmasını, değişime direnmesini ifade eder? İnkılapçılık bu kavramın tam tersidir.

Practice More

İnkılapçılık ilkesinin diğer ilkelerle ilişkisini, özellikle 'Millî Kültür' (Milliyetçilik) ile nasıl dengelendiğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 253Question

Türkiye'de uygulanan devletçilik ilkesi; klasik liberalizmin bireyci anlayışıyla sosyalizmin kolektivist yapısı arasında bir yerde durmayan, tamamen Türkiye’nin o günkü özgün şartlarından ve hızlı kalkınma ihtiyacından doğmuş bir modeldir. Bu modelde devlet, özel teşebbüsün yapamadığı veya kamu yararının gerektirdiği alanlarda bizzat yatırımcı olarak sahaya inmiştir.

Bu bilgilere göre, Türk devletçilik ilkesinin temel karakterini en iyi açıklayan yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ülke ihtiyaçlarından doğan, özel sektörü destekleyen ancak stratejik alanlarda devlet öncülüğünü esas alan pragmatik bir modeldir.

Answer

Türk devletçiliği, ülke ihtiyaçlarından doğan, özel sektörü destekleyen ancak stratejik alanlarda devlet öncülüğünü esas alan pragmatik bir modeldir.
Doğru yargı, Türk devletçiliğinin doktriner bir ideoloji (sosyalizm gibi) değil, Türkiye'nin sermaye azlığı ve teknik imkansızlıklar gibi reel şartlarından doğan, özel sektörü tamamlayan ve hızlı kalkınmayı amaçlayan pragmatik/karma bir model olduğunu belirtir.

Step-by-Step Solution

1
Atatürk dönemi ekonomi politikalarının tarihsel sürecini analiz etmek.
192319291923-1929 arası liberal bir deneme yapıldığı ancak sermaye yetersizliği nedeniyle başarısız olunduğu saptandı.
Devletçiliğe geçişin nedenini anlamak için önceki dönemin başarısızlığını görmek gerekir.
2
Devletçilik ilkesinin tanımını ve kapsamını değerlendirmek.
İlkenin özel teşebbüsü reddetmediği, aksine 'ferdi çalışmayı esas tuttuğu' görüldü.
İlkenin diğer ekonomik sistemlerden (sosyalizm vb.) farkını ortaya koymak önemlidir.
3
Metindeki 'özgün şartlar' ve 'kamu yararı' vurgularını yorumlamak.
Modelin ideolojik değil, ülkenin hızlı kalkınması için geliştirilmiş pragmatik bir çözüm olduğu anlaşıldı.
Soruda istenen 'en iyi açıklayan yargı'ya ulaşmak için metindeki anahtar kelimeler birleştirilmelidir.

Key Concept

Türk Devletçiliğinin Özgünlüğü (Karma Ekonomi)

Hints

1
Türk devletçiliğinin sosyalizmden farkı, özel sektörü ve mülkiyeti yok etmemesidir.
2
Metindeki 'özgün şartlar' ifadesi, bu modelin başka bir ülkeden taklit edilmediğine işaret eder.
3
Devletçilik hem devleti yatırımcı yapar hem de özel sektörü 'Teşvik-i Sanayi' gibi hamlelerle desteklemeye devam eder.

Practice More

Bu ilkenin doğrudan sonucu olan I. Beş Yıllık Sanayi Planı ve kurulan bankaların (Sümerbank, Etibank) amaçlarını inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Şıklarda 'sosyalizm', 'kamulaştırma' veya 'tekel' gibi kelimeler geçiyorsa bu Atatürkçü devletçilik için genellikle yanlıştır; bunun yerine 'karma ekonomi' veya 'zorunluluk' kelimelerine odaklanmak doğruya götürür.
Estimated Time:50s
Question 254Question

Türkiye Cumhuriyeti'nde hukuk alanında gerçekleştirilen laikleşme çalışmaları kapsamında, 1924 yılında Şer'iye mahkemelerinin kapatılmasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hukuk sistemindeki çok başlılığa son vererek laik ve birleşik bir yapı oluşturmak

Answer

Hukuk sistemindeki çok başlılığa son vererek laik ve birleşik bir yapı oluşturmak
Doğru cevap, hukuk sistemindeki çok başlılığa son vererek laik bir yapı oluşturulmasıdır. Osmanlı Devleti'nde şer'i mahkemelerin yanında sivil mahkemelerin de bulunması hukukta ikiliğe yol açıyordu. 1924'te Şer'iye mahkemelerinin kapatılması, bu ikiliği ortadan kaldırarak hukuk sisteminin tamamen laik ve çağdaş bir yapıya kavuşmasını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
1924 yılında gerçekleştirilen hukuki düzenlemeler analiz edilir.
8 Nisan 1924'te Şer'iye mahkemelerinin kapatıldığı tespit edilir.
Soruda istenen inkılabın tarihsel ve hukuki niteliğini belirlemek gerekir.
2
Şer'iye mahkemelerinin Osmanlı'dan kalan yapısı ve Cumhuriyet ilkeleri ile çelişkisi değerlendirilir.
Bu mahkemelerin dinî esaslara göre çalışmasının laiklik ve hukuk birliği önünde engel olduğu görülür.
Reformun amacını anlamak için eski sistemin eksikliklerini belirlemek esastır.
3
Mahkemelerin kapatılmasının toplumsal ve hukuki sonucu yorumlanır.
Hukukta ikiliğin (şer'i-sivil) sona erdiği ve laikleşmenin sağlandığı sonucuna ulaşılır.
İnkılapların temel amacı her zaman çağdaşlaşma ve birliktir.

Key Concept

Hukuk Birliği ve Laikleşme
Estimated Time:45s
Question 255Question

Mustafa Kemal Atatürk'ün "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir." sözüyle vurguladığı; yönetim yetkisinin kaynağının millete ait olması, yöneticilerin seçimle belirlenmesi ve halkın iradesinin meclis aracılığıyla devlet yönetimine yansıması aşağıdaki ilkelerden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: Cumhuriyetçilik

Answer

Egemenliğin kaynağını millete dayandıran ve yönetimin halk iradesiyle (seçimle) belirlenmesini sağlayan ilke Cumhuriyetçilik'tir.
Cumhuriyetçilik ilkesi; devletin yönetim şekli olarak cumhuriyeti benimsemeyi, milli egemenliği esas almayı ve halkın seçimler yoluyla yönetime katılmasını sağlar. Atatürk'ün 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' sözü bu ilkenin en temel sloganıdır.

Step-by-Step Solution

1
Anahtar kavramları analiz etme
Soruda geçen 'Milli Egemenlik', 'Seçim' ve 'Halkın Yönetime Katılması' gibi kavramların siyasi bir rejimi işaret ettiği görülür.
Sorunun hangi temel alanla (ekonomi, hukuk, yönetim vb.) ilgili olduğunu anlamak için.
2
Kavramları Atatürk ilkeleri ile eşleştirme
Halkın kendi kendisini yönetmesi (demokrasi) ve egemenliğin şahıslara değil millete ait olması Cumhuriyetçilik ilkesinin tanımıdır.
Tanımlanan kavramın anayasal ve ideolojik karşılığını bulmak için.

Key Concept

Milli Egemenlik ve Cumhuriyetçilik İlişkisi

Hints

1
Soruda 'yönetim yetkisi' ve 'seçim' kavramlarına odaklanmalısın.
2
Bu ilke, TBMM'nin açılması ve saltanatın kaldırılmasıyla doğrudan güç kazanmıştır.
3
Anahtar ifadeniz 'Milli Egemenlik' olmalıdır; bu kavram hangi yönetim biçiminin temelidir?

Practice More

Cumhuriyetçilik ilkesini pekiştirmek için Saltanatın Kaldırılması ve Cumhuriyetin İlanı arasındaki kronolojik ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 256Question

Türk Medeni Kanunu'nun 19261926 yılında kabul edilmesiyle sağlanan laik ve çağdaş hukuk düzeni, Lozan Antlaşması'nın 4242. maddesi ile azınlıklara tanınmış olan 'kendi inançlarına ve geleneklerine göre yargılanma' hakkından azınlık temsilcilerinin feragat ederek Türk kanunlarına tabi olmayı kabul etmelerini sağlamıştır.

Bu gelişmenin Türk hukuk devrimi açısından taşıdığı temel önem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Hukukta ikiliklerin sona erdirilerek ulusal egemenlik ve yargı birliğinin tüm vatandaşları kapsayacak şekilde mutlaklaşması

Answer

Hukukta ikiliklerin sona erdirilerek ulusal egemenlik ve yargı birliğinin tüm vatandaşları kapsayacak şekilde mutlaklaşması
Türk Medeni Kanunu'nun laik ve çağdaş yapısı, azınlıkların Lozan Antlaşması ile kazandıkları hukuksal özerklikten kendi istekleriyle vazgeçmelerini sağlamıştır. Bu durum, Türkiye'de 'tek bir hukuk sistemi' kurulmasını (Hukuk Birliği) sağlamış ve yabancı devletlerin azınlıkları bahane ederek Türk yargısına müdahale etme imkanını tamamen ortadan kaldırarak ulusal egemenliği güçlendirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Medeni Kanun'un niteliğini analiz et
19261926 Medeni Kanunu'nun laik, modern ve tüm vatandaşlara eşit mesafede olduğu belirlendi.
Reformun içeriğini anlamak, azınlıkların neden bu yasaya güven duyduğunu kavramak için gereklidir.
2
Lozan Antlaşması'ndaki azınlık statüsüyle ilişkilendir
Lozan'ın 4242. maddesinin azınlıklara verdiği aile ve şahıs hukukunda kendi kurallarını uygulama hakkı hatırlandı.
Bu madde, yeni Türk devletinin yargı egemenliğini tam olarak kullanmasını engelleyen bir 'hukuksal ikilik' yaratıyordu.
3
Azınlıkların feragat kararını yorumla
Azınlıkların bu haktan vazgeçmesiyle, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki herkesin tek bir yasaya (Türk yasalarına) tabi olduğu görüldü.
Bu durum 'Hukuk Birliği'nin (Yargı Birliği) sağlanması demektir.
4
Ulusal egemenlik üzerindeki etkisini sentezle
Dış devletlerin azınlık haklarını bahane ederek iç işlerine müdahale etme zemini tamamen ortadan kalktı.
Hukuk birliği, devletin egemenlik haklarını mutlaklaştırır.

Key Concept

Hukuk Birliği ve Yargı Egemenliği

Hints

1
Azınlıkların kendi mahkemelerinden vazgeçip devletin yasasına tabi olması, ülkede kaç farklı hukuk sistemi bırakır?

Practice More

Lozan Antlaşması'ndaki hukukla ilgili maddelerin, Medeni Kanun sonrası nasıl bir değişime uğradığını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 257Question

Atatürk ilkelerinden Cumhuriyetçilik; egemenliğin kaynağının millete ait olduğunu, halkın kendi yöneticilerini kendisinin seçtiğini ve devlet yönetiminde milli iradenin esas alındığını savunur. Buna göre, Türk İnkılabı sürecinde gerçekleştirilen aşağıdaki uygulamalardan hangisi doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesi ile ilişkilidir?

Show answer & explanation

Answer: Siyasi partilerin kurularak halkın görüşlerinin meclise yansıtılması

Answer

Siyasi partilerin kurularak halkın görüşlerinin meclise yansıtılması
Cumhuriyetçilik ilkesinin özü, halkın kendi geleceği hakkında karar verme yetkisine sahip olmasıdır. Siyasi partilerin varlığı, bu kararın farklı görüşlerle meclise taşınmasını sağlayan en temel araçtır. Bu nedenle siyasi partilerin kurulması, milli iradeyi güçlendirdiği için doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesi ile ilişkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel anahtar kavramlarını belirle.
Milli egemenlik, seçim, meclis, siyasi katılım ve seçme/seçilme hakkı kavramlarına ulaşılır.
Soruda istenen 'doğrudan ilişkiyi' kurabilmek için kavram çerçevesini çizmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki inkılapları temel amaçlarına göre gruplandır.
A ve B seçenekleri ekonomi/bağımsızlık, D ve E seçenekleri toplumsal düzen/eşitlik ile eşleşir.
Çeldiricilerin hangi ilkelere hizmet ettiğini bularak doğru seçeneği netleştirmek amaçlanır.
3
Siyasi partilerin işlevini analiz et.
Siyasi partilerin halkın iradesini temsil ettiği ve cumhuriyetin vazgeçilmez bir unsuru olduğu saptanır.
Cumhuriyetçiliğin hayata geçmesi için gerekli olan 'temsil' mekanizmasını doğrulamak için bu adım gereklidir.

Key Concept

Milli İrade ve Siyasi Temsil

Hints

1
Hangi seçenekte halkın yönetime katılımı veya kendini temsil etmesi söz konusudur?

Practice More

Cumhuriyetçilik ile Halkçılık arasındaki farkları (siyasi güç vs sosyal eşitlik) pekiştirmek için Halifeliğin kaldırılmasının neden her iki ilkeyle de ilgili olduğunu araştırabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 258Question

İnkılapçılık; durağanlığa ve kalıplaşmış düşüncelere karşı olan, aklın ve bilimin rehberliğinde sürekli yenileşmeyi esas alan bir ilkedir. Bu ilke, Atatürkçü düşünce sisteminin "donmuş bir ideoloji" olmasını engelleyerek yaşayan ve gelişen bir yapı olmasını sağlamıştır. Buna göre İnkılapçılık ilkesinin, Atatürk ilkeleri arasındaki konumu ve işlevi bakımından aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Diğer ilkelerin zamanın gerisinde kalmasını önleyen bir dinamizm kaynağıdır.

Answer

İnkılapçılık, Atatürkçü düşünce sistemine dinamik bir karakter kazandırarak sistemin dogmalaşmasını önleyen temel mekanizmadır.
İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sisteminin en temel özelliğidir çünkü o sistemi 'duran' bir yapıdan 'yürüyen' bir yapıya dönüştürür. 'Dinamizm' kavramı, bu sürekli değişim ve gelişim halini en iyi ifade eden terimdir. Eğer İnkılapçılık olmasaydı, diğer ilkeler zamanla çağın gerisinde kalabilir ve birer 'dogma' (değişmez kalıp) haline gelebilirdi.

Step-by-Step Solution

1
İnkılapçılık kavramının tanımını analiz etme
İnkılapçılığın durağanlığa karşı olduğu ve sürekli yenilenmeyi esas aldığı belirlendi.
Soruda verilen tanım, ilkenin sistem üzerindeki 'canlılık' etkisini vurgulamaktadır.
2
İlkenin diğer ilkelerle ilişkisini değerlendirme
Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik gibi ilkelerin çağın gerisinde kalmamasının İnkılapçılık sayesinde mümkün olduğu anlaşıldı.
İnkılapçılık, tüm sistemi bilimsel ve teknolojik gelişmelere açık hale getiren bir 'metot' işlevi görür.
3
Seçenekleri eleme ve doğruyu bulma
Dinamizm vurgusu yapan seçeneğin doğru olduğu teyit edildi.
Diğer seçenekler taklitçilik, statükoculuk veya ikili yapı gibi İnkılapçılıkla çelişen kavramları içermektedir.

Key Concept

İnkılapçılık ilkesinin dinamik yapısı ve dogmatizm karşıtlığı.

Hints

1
İnkılapçılık ilkesinin 'dinamik' ve 'yaşayan' bir doktrin olduğu vurgusuna dikkat edin.
2
Bir sistemin 'donmuş' olmaması için sürekli neye ihtiyacı olduğunu düşünün (değişim, yenilenme vb.).
3
İnkılapçılık, diğer ilkeleri zamanın yıpratıcı etkisinden koruyan bir 'motor güç' gibidir.

Practice More

İnkılapçılık ile 'Akılcılık ve Bilimsellik' bütünleyici ilkeleri arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 259Question

Milli kimlik inşasında merkezi bir rol oynayan Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun çalışmaları, Atatürk'ün 'subjektif milliyetçilik' anlayışıyla doğrudan ilişkilidir. Bu kurumların kuruluş felsefesini ve Atatürk milliyetçiliğinin özünü en iyi yansıtan temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Milleti biyolojik veya dini bir bağdan ziyade, ortak bir kültür ve ideal etrafında toplanan bireyler topluluğu olarak tanımlamak.

Answer

Milleti biyolojik veya dini bir bağdan ziyade, ortak bir kültür ve ideal etrafında toplanan bireyler topluluğu olarak tanımlayan seçenek doğrudur.
Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu, milli bilincin oluşması için ortak bir geçmiş algısı ve iletişim zemini (dil) yaratmayı amaçlar. Bu durum, milleti sadece ırk veya din üzerinden değil; paylaşılan değerler, tarih ve ülkü (mefkûre) üzerinden tanımlayan subjektif milliyetçilik anlayışının bir gereğidir.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Analizi Yap
Türk Tarih ve Türk Dil Kurumları 'kültürel' temelli kurumlardır.
Soruda geçen kurumların işlevi, milli kültürü (dil ve tarih) bilimsel temellere oturtmaktır.
2
İlke ile İlişkilendir
Bu kurumlar, milleti tanımlarken 'geçmiş birliği' ve 'gelecek ideali' kavramlarını kullanır.
Atatürk milliyetçiliği, ırkçı (objektif) bir anlayış yerine, 'Ne mutlu Türküm diyene!' diyebilen herkesi kapsayan subjektif bir anlayışa dayanır.
3
Çeldiricileri Ele
Eşitlik (Halkçılık), Milli Egemenlik (Cumhuriyetçilik) ve Ekonomik Müdahale (Devletçilik) seçenekleri bu bağlamın dışındadır.
Doğru seçenek, kurumların kuruluş amacı olan 'milli kimlik inşası' ve 'kültürel birlik' vurgusunu içermelidir.

Key Concept

Subjektif (Kültürel) Milliyetçilik

Hints

1
Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarının 'milli kimlik' ve 'kültür' oluşturmadaki rolünü düşünün.

Practice More

Atatürk'ün 'Ne mutlu Türküm diyene!' sözünün, ırki bir aidiyetten ziyade bir 'his' ve 'ideal' birlikteliğini nasıl temsil ettiğini araştırabilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 260Question

Cumhuriyet Dönemi'nde 1931 yılında kabul edilen bir kanunla; arşın, endaze ve okka gibi yerel ölçü birimleri kaldırılmış, bunların yerine uluslararası alanda kullanılan metre ve kilogram gibi birimler kabul edilmiştir. Bu düzenlemenin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ticari işlemlerdeki birliği sağlayarak uluslararası ekonomik ilişkileri kolaylaştırmak

Answer

Ticari işlemlerdeki birliği sağlayarak uluslararası ekonomik ilişkileri kolaylaştırmak
Doğru cevap olan ifade, ölçü birimlerindeki değişikliğin hem yurt içindeki farklı uygulamalardan kaynaklanan haksızlıkları ve karışıklıkları bitirdiğini hem de Batı dünyasıyla olan ticari entegrasyonu sağladığını doğru bir şekilde vurgulamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Eski ölçü birimlerini analiz etme
Arşın, endaze ve okka gibi birimlerin bölgesel olarak farklılık gösterebildiği belirlendi.
Bu birimlerin standart olmaması, ticaret yapan kişiler arasında karışıklığa neden oluyordu.
2
Yeni ölçü birimlerinin niteliğini belirleme
Metre ve kilogramın uluslararası alanda kabul gören evrensel birimler olduğu saptandı.
Dış ticarette Batılı devletlerle aynı ölçü dilini konuşmak ekonomik uyum için zorunludur.
3
Reformun temel amacını sentezleme
Değişikliğin hem iç piyasada standart sağladığı hem de dış ekonomik ilişkileri kolaylaştırdığı sonucuna varıldı.
Toplumsal alanda yapılan bu inkılap, ekonomik hayatın modernleşmesini hedeflemiştir.

Key Concept

Ölçü ve tartı birimlerinde yapılan değişiklikler, toplumsal hayatta birliği ve uluslararası ekonomik uyumu sağlamayı amaçlar.

Hints

1
Arşın ve okka gibi birimlerin Osmanlı Devleti'nde her bölgede aynı değeri taşıyıp taşımadığını düşünün.
2
Bir tüccarın Avrupa'ya mal satarken metre yerine arşın kullanmasının ne gibi zorluklar yaratabileceğini hayal edin.
3
Bu değişikliğin temel hedefi, hem ülke içinde ticari bir dil birliği kurmak hem de dünya ekonomisiyle bütünleşmektir.

Practice More

1925 yılında kabul edilen Takvim ve Saat değişikliğinin de benzer şekilde uluslararası uyum amacı taşıyıp taşımadığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 13 / 35Next
Atatürk İlke ve İnkılapları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 13 | Examkin