Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi

269 questions

Question 201Question

1919. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin ekonomik yapısını derinden etkileyen gelişmelerden biri de 18381838 yılında İngiltere ile imzalanan Balta Limanı Ticaret Antlaşması'dır. Bu antlaşma ile yed-i vahit (tekel) sistemi kaldırılmış, iç gümrük vergileri yabancı tüccarlar için iptal edilmiş, ihracat vergileri %12\%12 ve ithalat vergileri ise %5\%5 olarak belirlenmiştir.

Bu düzenlemelerin sonuçları dikkate alındığında, Balta Limanı Ticaret Antlaşması'nın Osmanlı Devleti üzerindeki en temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlı hale gelerek devletin 'açık pazar' konumuna düşmesi

Answer

Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlı hale gelerek devletin 'açık pazar' konumuna düşmesi
Doğru cevap, Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlı hale gelmesini ifade eden seçenektir. Çünkü Balta Limanı Antlaşması ile yabancılara tanınan vergi muafiyetleri ve düşük ithalat vergileri, Osmanlı Devleti'nin kendi gümrük duvarlarını yıkmasına ve Avrupa sanayisi için korunmasız bir pazar haline gelmesine yol açmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşma maddelerini analiz etme
İhracat vergisinin (%12\%12) ithalat vergisinden (%5\%5) çok daha yüksek olduğu görülür.
Bu durum, yerli malının dışarı satılmasını zorlaştırırken yabancı malın ülkeye girişini kolaylaştırmıştır.
2
İç gümrüklerin kaldırılmasını değerlendirme
Yabancı tüccarlar iç gümrükten muaf tutulurken yerli tüccarın bu vergiyi ödemeye devam etmesi eşitsizlik yaratmıştır.
Yerli tüccarın kendi ülkesinde yabancı tüccarla rekabet edemez hale gelmesine neden olmuştur.
3
Genel ekonomik sonucu belirleme
Osmanlı Devleti'nin hammadde deposu ve mamul madde pazarı haline gelmesi.
Serbest ticaretin tek taraflı olarak yabancılar lehine işlemesi ekonomik bağımsızlığı zedelemiştir.

Key Concept

Balta Limanı Ticaret Antlaşması ve Ekonomik Teslimiyet

Hints

1
Antlaşmadaki ihracat ve ithalat vergisi oranları arasındaki farka dikkat edin.
2
Yabancı malların ülkeye girişinin kolaylaşması yerli esnafı nasıl etkilemiş olabilir?
3
Osmanlı Devleti'nin hammadde kaynağı ve pazar haline gelmesi 'açık pazar' kavramıyla ifade edilir.

Practice More

Bu antlaşmanın yarattığı ekonomik yıkımın ardından gelen Düyun-u Umumiye idaresinin kuruluş nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 202Question

Osmanlı Devleti, 17741774 yılında Rusya ile imzaladığı Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım'ın bağımsızlığını tanımak zorunda kalmıştır. Ancak antlaşmada yer alan "Kırım halkı dini bakımdan Osmanlı halifesine bağlı kalacaktır." maddesiyle halifelik makamının yetkilerinden diplomatik bir metinde ilk kez yararlanılmıştır.

Buna göre, Osmanlı Devleti'nin bu maddeyle ulaşmak istediği temel hedef aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kırım halkı ile olan dini ve kültürel bağların devamlılığını sağlamak

Answer

Kırım halkı ile olan dini ve kültürel bağların devamlılığını sağlamak
Küçük Kaynarca Antlaşması'nda Kırım'ın bağımsız olmasına rağmen halifelik makamına bağlı kalmasının temel nedeni, Osmanlı Devleti'nin halkı Müslüman olan bu bölgeyle gelecekte yeniden bağ kurma ihtimalini canlı tutmak ve bölge halkı üzerindeki manevi etkisini (kültürel bağlarını) devam ettirmektir.

Step-by-Step Solution

1
Küçük Kaynarca Antlaşması'nın (17741774) Kırım ile ilgili maddesini analiz et.
Kırım siyasi olarak bağımsız oldu ancak dini olarak halifeye bağlı kaldı.
Toprak kaybı yaşansa da halkın Müslüman olması nedeniyle bir istisna tanındı.
2
Halifelik makamının bu bağlamdaki işlevini belirle.
Halifelik, siyasi otoritenin bittiği yerde kültürel ve dini bir köprü kurmuştur.
Osmanlı Devleti, bölge üzerindeki nüfuzunu (etkisini) tamamen kaybetmek istememiştir.

Key Concept

Halifeliğin Siyasi/Diplomatik Gücü

Hints

1
Kırım halkının ortak özelliğinin Müslüman olması, Osmanlı'nın neden halifelik kozunu kullandığını açıklar.
2
Siyasi hakimiyet kaybedildiğinde, halkın kimliğini korumak için hangi bağların kullanılabileceğini düşünün.
3
Halifelik makamı, Müslümanlar üzerindeki manevi liderliği temsil eder; bu yetki ilk kez bir siyasi antlaşmada kaybedilen topraklarla bağ kurmak için kullanılmıştır.

Practice More

Kırım'ın tam olarak Rusya'ya bağlandığı 17921792 Yaş Antlaşması'nı inceleyerek sürecin nasıl sonuçlandığını görebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 203Question

Osmanlı Devleti'nin beylikten devlet aşamasına geçiş sürecinde, Orhan Bey döneminde İznik'in fethinin ardından 1331 yılında açılan ilk Osmanlı medresesi (İznik Orhaniyesi) ve başına Davud-i Kayseri'nin atanması, sadece eğitimsel değil aynı zamanda idari bir devrim niteliğindedir.

Bu medresenin kurulmasının ve eğitim faaliyetlerine başlamasının temel idari gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Merkeziyetçi devlet yapısının ihtiyaç duyduğu hukukçu (kadı) ve bürokrat kadrosunu, yerel dini çevrelerden bağımsız ve devlete bağlı olarak oluşturmak

Answer

Merkeziyetçi devlet yapısının ihtiyaç duyduğu hukukçu (kadı) ve bürokrat kadrosunu, yerel dini çevrelerden bağımsız ve devlete bağlı olarak oluşturmak
Orhan Bey döneminde açılan ilk medrese, Osmanlı'nın aşiret yapısından çıkarak profesyonel bir bürokrasiye geçişini simgeler. Devletin adaleti sağlaması için kadılara, yazışmaları yürütmesi için kâtiplere ihtiyacı vardı. Bu ihtiyacın devlete bağlı bir kurumda (medrese) karşılanması, merkezi otoritenin güçlenmesini sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kurumsallaşma adımlarını analiz etme
Orhan Bey döneminin beylikten devlete geçiş süreci olduğu belirlenir.
Bu dönemde ilk ordu, ilk divan ve ilk medrese gibi 'ilkler' devletleşme çabasının kanıtıdır.
2
İlmiye sınıfının rolünü değerlendirme
Medresenin sadece dini eğitim değil, adalet (kadı) ve idare (nişancı/kâtip) eğitimi verdiği saptanır.
Bir devletin hukuk sistemini yürütmesi için standart bir eğitimden geçmiş hukukçulara (kadı) ihtiyacı vardır.
3
Merkeziyetçilik bağını kurma
Devletin kendi eğitim kurumu aracılığıyla yetiştirdiği ulemanın, yerel güç odaklarına (Ahi teşkilatları gibi) bağımlılığı azalttığı sonucuna varılır.
Merkeziyetçi bir yapıda, bürokrasi ve adaletin tek bir elden (devletten) kontrol edilmesi gerekir.

Key Concept

Osmanlı'da Medrese ve Merkeziyetçi Bürokrasi İlişkisi

Hints

1
Orhan Bey döneminin bir beylikten 'devlet' yapısına geçiş süreci olduğunu unutmayın.
2
Bir devletin yasalarını uygulamak ve düzeni sağlamak için en çok hangi meslek grubuna (hukukçu/bürokrat) ihtiyacı vardır?
3
Medreselerden mezun olan 'Kadı' ve 'Müderris'lerin idari hiyerarşideki yerini düşünün.

Practice More

Osmanlı'da ilmiye sınıfının devlet yönetimindeki ağırlığının nasıl arttığını anlamak için Kazaskerlik makamının kuruluşuna göz atabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 204Question

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) sonucunda imzalanan Berlin Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'daki siyasi varlığı için önemli bir dönüm noktası olmuş ve imparatorluğun parçalanma sürecini hızlandırmıştır. Bu antlaşma ile bazı Balkan toplulukları Osmanlı egemenliğinden ayrılarak tam bağımsızlık statüsü kazanmışlardır.

Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde 1878 Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nden ayrılarak bağımsızlığını kazanan devletler bir arada verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Sırbistan - Karadağ - Romanya

Answer

Sırbistan, Karadağ ve Romanya devletleri 1878 Berlin Antlaşması ile bağımsız olmuştur.
1878 yılında imzalanan Berlin Antlaşması'nın en önemli siyasi sonuçlarından biri, Sırbistan, Karadağ ve Romanya'nın Osmanlı Devleti'nden ayrılarak tam bağımsız devletler haline gelmesidir. Bu durum Osmanlı'nın Balkanlar'daki hakimiyetine büyük bir darbe vurmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Berlin Antlaşması'nın (1878) sonuçlarını hatırla.
Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti büyük toprak kayıpları yaşamış ve Balkanlar'daki üç devlet bağımsızlık kazanmıştır.
Antlaşmanın maddeleri arasında milliyetçilik akımının etkisiyle yeni devletlerin kurulması yer almaktadır.
2
Bağımsızlık kazanan devletleri listele.
Sırbistan, Karadağ ve Romanya.
Bu üç devlet '93 Harbi' sonrasındaki diplomatik süreçte Osmanlı'dan tam olarak kopmuştur.

Key Concept

Berlin Antlaşması (1878) ve Balkanlar'da Bağımsızlık Süreci

Hints

1
Osmanlı Devleti'nden bağımsızlık kazanan ilk Balkan devletini (Yunanistan) seçeneklerden eleyin.
2
1878'de tam bağımsız olanlarla, sadece özerklik kazanan (Bulgaristan) yapıları birbirinden ayırt edin.
3
Sırbistan, Karadağ ve Romanya devletlerinin üçü de aynı antlaşma ile bağımsızlıklarına kavuşmuştur.

Practice More

1878 Berlin Antlaşması'nda 'Elviye-i Selâse' olarak bilinen Kars, Ardahan ve Batum'un hangi devlete bırakıldığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 205Question

XVII.XVII. yüzyıl boyunca devam eden uzun süreli savaşlar ve değişen askeri teknolojiler (ateşli silahların önem kazanması), Osmanlı maliyesinde ciddi bir nakit para ihtiyacı doğurmuştur. Bu ihtiyacı karşılamak için tımar toprakları "mukataa" haline getirilmiş ve vergilerin peşin para karşılığında toplandığı "iltizam" sistemi yaygınlaştırılmıştır.

Bu sürecin Osmanlı Devleti'nin idari, askeri ve ekonomik yapısındaki sonuçlarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Avrupa'daki askeri devrim örnek alınarak orduda Batı tarzı köklü modernizasyon çalışmalarının tamamlanması

Answer

Avrupa'daki askeri devrim örnek alınarak orduda Batı tarzı köklü modernizasyon çalışmalarının tamamlanması ifadesi söylenemez.
Osmanlı Devleti, XVII.XVII. yüzyılda (Duraklama Dönemi) yaşadığı sorunlara çözüm ararken henüz Avrupa'nın teknik ve askeri üstünlüğünü kabul etmemiştir. Bu dönemde yapılan ıslahatlar (Kuyucu Murat Paşa, IV.IV. Murat, Köprülüler dönemi gibi) askeri disiplini sağlamaya ve yolsuzlukları önlemeye yönelik geleneksel yöntemlere dayanır. Batı tarzı modernizasyon çalışmaları XVIII.XVIII. yüzyılın (Gerileme Dönemi) bir özelliğidir.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin ıslahat karakterini analiz et.
XVII.XVII. yüzyıl ıslahatlarının "kadim düzene" (Kanuni Sultan Süleyman dönemi) dönmeyi amaçladığı tespit edilir.
Duraklama Dönemi'nde henüz Avrupa'nın üstünlüğü kabul edilmediği için Batı tarzı ıslahat yapılmamıştır.
2
Ekonomik ve askeri sistem arasındaki bağı kur.
Tımar sisteminin bozulmasının, eyalet askerlerinin (Tımarlı Sipahiler) azalmasına ve dolayısıyla merkezi ordunun (Yeniçeriler) sayısının kontrolsüzce artmasına yol açtığı görülür.
Toprak sistemi (Tımar) bozulunca askeri yapı da doğrudan etkilenmiştir.
3
İltizam sisteminin sosyal yansımalarını değerlendir.
Mültezimlerin baskısı, köylülerin göçü (Büyük Kaçgun) ve yerel güçlerin (Ayanlar) yükselişi birbirine bağlı zincirleme sonuçlardır.
Ekonomik zorunluluklar (nakit ihtiyacı) sosyal ve idari yapıda bozulmalara neden olmuştur.

Key Concept

Duraklama Dönemi'nde Tımar Sisteminin Bozulması ve İltizamın Yaygınlaşması

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin hangi yüzyılda Avrupa'nın üstünlüğünü kabul ederek Batı tarzı ıslahatlara başladığını hatırlayın.
2
XVII.XVII. yüzyıl ıslahatları (örneğin IV.IV. Murat ve Köprülüler) sorunları şiddet veya geleneksel yöntemlerle çözmeye çalışmıştır.
3
Duraklama Dönemi ıslahatları ile Gerileme Dönemi (Batılılaşma) ıslahatları arasındaki en büyük fark "örnek alınan modeldir".

Practice More

İltizam sisteminin yaygınlaşmasının, Yeniçeri Ocağı'nın sayısının artmasıyla olan ekonomik bağlantısını araştırabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 206Question

18561856 Paris Antlaşması'nın getirdiği 'Karadeniz'in tarafsızlığı' ilkesinin 18711871 Londra Konferansı ile Rusya lehine kaldırılması süreci; diplomasi tarihinde kolektif güvenlik sisteminin zayıfladığı ve 'Realpolitik' (güç siyaseti) anlayışının öne çıktığı bir dönüm noktasıdır. Bu diplomatik kırılmada, Fransa'nın Prusya karşısındaki Sedan yenilgisi ve Avrupa'daki güçler dengesinin değişmesi belirleyici olmuştur.

Buna göre, 18711871 Londra Konferansı ve sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı Devleti'nin 18561856 Paris Antlaşması ile elde ettiği 'Avrupa devletler hukukundan yararlanma' statüsünün resmen sona erdiğini kanıtlar.

Answer

Osmanlı Devleti'nin Paris Antlaşması ile kazandığı Avrupa devletler hukukuna dahil olma statüsü 1871 Londra Konferansı ile sonlandırılmamıştır.
Doğru yanıt olan 'Avrupa devletler hukukundan yararlanma hakkının sona ermesi' ifadesi yanlıştır çünkü 18711871 Londra Konferansı'nda sadece Karadeniz'in silahsızlandırılmasına dair kısıtlamalar kaldırılmıştır. Osmanlı Devleti'nin Paris Antlaşması ile elde ettiği diplomatik statü ve Avrupa devleti sayılma hakkı bu tarihte sona ermemiş, bu durum Osmanlı'nın uluslararası alandaki hukuki yerini korumaya devam ettiğini göstermiştir.

Step-by-Step Solution

1
18561856 Paris Antlaşması'nın temel kazanımlarını analiz etmek.
Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletler hukukuna dahil edildiği ve toprak bütünlüğünün garanti altına alındığı tespit edilir.
Sorunun temelini oluşturan statü bu antlaşma ile verilmiştir.
2
18711871 Londra Konferansı'nın içeriğini incelemek.
Sadece Karadeniz'in tarafsızlığı maddesinin (Rusya'nın donanma ve tersane bulundurma yasağı) kaldırıldığı görülür.
Konferansın kapsamını anlamak, hangi maddelerin değiştiğini ayırt etmeyi sağlar.
3
Konferansın Osmanlı'nın hukuki statüsü üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Osmanlı'nın Avrupa devleti olma statüsünün kaldırıldığına dair bir hükme rastlanmaz.
Hukuki metinlerde yer almayan bir değişikliğin 'yanlış' ifade olduğunu belirlemek için bu adım gereklidir.

Key Concept

Güçler Dengesi ve Uluslararası Statü

Hints

1
18711871 Londra Konferansı'nın sadece Karadeniz'in statüsündeki bir değişikliği onayladığını hatırlayın.
2
Osmanlı Devleti'nin 18561856'da kazandığı 'Avrupa devleti' sayılma vasfının bu konferansla sona erip ermediğini sorgulayın.

Practice More

18781878 Berlin Antlaşması'ndaki toprak kayıplarıyla bu diplomatik yalnızlaşma arasındaki bağı inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Süreci bir 'hak kazanımı/kaybı' dengesi olarak düşünün: Osmanlı donanma kurma hakkını alsa da, kendisini koruyan 'Avrupa garantörlüğü' mekanizmasının işlevsiz kaldığını fark edin.
Estimated Time:3m 0s
Question 207Question

Osmanlı Devleti, 1818. yüzyılın başlarında Karlofça Antlaşması ile kaybettiği toprakları geri alma ümidiyle girdiği savaşlarda önemli diplomatik ve askeri değişimler yaşamıştır.

Bu süreçte, Osmanlı Devleti'nin "kaybedilen toprakları geri alma" politikasından vazgeçerek eldeki toprakları koruma (savunma) stratejisine yöneldiği ve Avrupa'nın askeri üstünlüğünü ilk kez kabul ettiği temel dönüm noktası aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 17181718 Pasarofça Antlaşması ile Batı'nın üstünlüğünün kabul edilerek Lale Devri'ne girilmesi

Answer

Osmanlı Devleti'nin kaybettiği toprakları geri alma ümidini yitirerek savunma politikasına geçtiği olay 1718 Pasarofça Antlaşması'dır.
Doğru yanıt olan seçenek, Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısında aldığı yenilgi sonrası imzaladığı antlaşmanın (Pasarofça) hem askeri başarısızlığı tescillediğini hem de Batı'nın teknik üstünlüğünün ilk kez kabul edildiği Lale Devri'ni başlattığını belirtmektedir. Bu tarih, devletin artık 'fetih/geri alma' değil 'mevcut toprakları koruma' stratejisine geçtiği kesin noktadır.

Step-by-Step Solution

1
1818. yüzyıl başındaki temel stratejiyi belirle.
Osmanlı'nın ana hedefi Karlofça (16991699) ile kaybettiği toprakları geri almaktı.
Yüzyılın ilk yıllarındaki askeri hareketliliğin temel motivasyonunu anlamak için gereklidir.
2
Politika değişikliğine neden olan askeri başarısızlığı analiz et.
171517181715-1718 Osmanlı-Avusturya ve Venedik savaşlarında alınan ağır yenilgiler.
Devletin neden strateji değiştirdiğini gerekçelendirmek için.
3
Pasarofça Antlaşması'nın (17181718) getirdiği yeni dönemi tanımla.
Avrupa'nın üstünlüğü kabul edilmiş, Lale Devri ile barış ve ıslahat süreci başlamıştır.
Soruda sorulan 'dönüm noktası' ve 'üstünlük kabulü' kavramlarını bu tarihsel veriyle eşleştirmek için.

Key Concept

Osmanlı Dış Politika Değişimi (18. Yüzyıl)

Hints

1
Osmanlı Devleti'nin Lale Devri'ne girmesine neden olan antlaşmayı hatırlayın.

Practice More

Pasarofça Antlaşması ile başlayan Lale Devri ıslahatlarının neden askeri değil de daha çok kültürel/teknik olduğunu araştırabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 208Question

Osmanlı Devleti’nin beylikten devlet yapısına geçiş sürecinde, sınırların genişlemesiyle birlikte artan devlet işlerini düzenlemek ve hükümdarın yükünü hafifletmek amacıyla Orhan Bey döneminde ilk kez vezirlik makamı oluşturulmuştur. Bu doğrultuda atanan Osmanlı tarihinin ilk veziri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Alaeddin Paşa

Answer

Osmanlı Devleti'nin ilk veziri Alaeddin Paşa'dır.
Doğru cevap olan kişi, Orhan Bey döneminde devletin idari yapısını güçlendirmek için atanan ilk devlet görevlisidir. Bu isim Orhan Bey'in kardeşi olan Alaeddin Paşa'dır.

Step-by-Step Solution

1
Dönem tespiti yapılması
Soruda bahsedilen vezirlik makamının kurulması Orhan Bey dönemine aittir.
Osmanlı'da beylikten devlete geçişin temel idari adımları Orhan Bey döneminde atılmıştır.
2
Kavram ve kişi eşleştirmesi
Bu makama getirilen ilk kişi Orhan Bey'in kardeşi Alaeddin Paşa'dır.
Sınırların genişlemesi ve bürokratik ihtiyaçların artması bu atamayı zorunlu kılmıştır.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nde idari teşkilatlanmanın ilk adımları ve vezirlik makamı.

Hints

1
Bu kişi aynı zamanda Osmanlı hükümdarı Orhan Bey'in kardeşidir.
2
Osmanlı'da 'ilkler' genellikle Orhan Bey dönemindeki teşkilatlanma çalışmalarıyla ilgilidir.
3
Osmanlı ordusundaki 'Yaya ve Müsellem' birliğinin kurulmasında da fikir babalığı yapmış olan Alaeddin isimli kişidir.

Practice More

Osmanlı Devleti'nde Orhan Bey döneminde yapılan diğer 'ilk' teşkilatlanma çalışmalarını (ilk ordu, ilk medrese) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 209Question

Osmanlı Devleti'nin XVIII.XVIII. yüzyıl diplomasi trafiğinde; 17391739 Belgrad Antlaşması ile Karadeniz'in bir Türk gölü olduğu son kez tescil edilmiş ve bu antlaşmada arabuluculuk yapan Fransa'ya, sağladığı diplomatik destek karşılığında 17401740 yılında kapitülasyonlar süresiz hale getirilerek verilmiştir.

Bu iki gelişmenin birlikte değerlendirilmesi sonucunda ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Askeri ve diplomatik alandaki kazanımların, uzun vadede devletin ekonomik egemenliğini kısıtlayan kalıcı imtiyazlara dönüşmesi

Answer

Askeri ve diplomatik başarıların (Belgrad Antlaşması), ödül niteliğindeki kalıcı ekonomik tavizlere (1740 Kapitülasyonları) yol açtığı yargısı en kapsamlı değerlendirmedir.
Osmanlı Devleti 17361736-17391739 savaşlarında Rusya ve Avusturya'yı mağlup ederek Belgrad Antlaşması'nı imzalamış, bu zaferle Karadeniz'in güvenliğini sağlamıştır. Ancak antlaşmaya arabuluculuk yapan Fransa'ya verilen kapitülasyonların 17401740 yılında 'sürekli' hale getirilmesi, kazanılan askeri zaferin ekonomik bir tavizle gölgelenmesine ve ilerleyen yıllarda Avrupa devletlerinin Osmanlı üzerindeki baskısının artmasına neden olmuştur.

Step-by-Step Solution

1
17391739 Belgrad Antlaşması'nın sonucunu analiz et.
Osmanlı Devleti'nin hem Rusya hem de Avusturya'ya karşı kazandığı son büyük zaferdir ve Karadeniz'in Türk gölü olduğu son kez tescil edilmiştir.
Soruda verilen ilk gelişmenin niteliğini belirlemek için.
2
17401740 Kapitülasyonları'nın verilme gerekçesini belirle.
Belgrad Antlaşması'nda arabuluculuk yapan Fransa'ya bir 'teşekkür' ve 'ödül' olarak kapitülasyonlar hükümdarın ömrüyle sınırlı olmaktan çıkarılıp sürekli hale getirilmiştir.
Askeri başarı ile ekonomik taviz arasındaki bağlantıyı kurmak için.
3
İki olayın uzun vadeli etkilerini sentezle.
Kısa vadeli bir diplomatik başarının (arabuluculuk), uzun vadede devletin ekonomik bağımsızlığını zedeleyen bir imtiyaza (sürekli kapitülasyonlar) dönüştüğü görülür.
En kapsamlı yargıya ulaşmak için.

Key Concept

Askeri Başarı ve Diplomatik/Ekonomik Bedel İlişkisi

Hints

1
17391739 Belgrad Antlaşması'nda hangi Avrupa devletinin arabuluculuk yaptığını ve bunun karşılığında ne aldığını düşünün.
2
Önceki dönemlerde padişahların ömrüyle sınırlı olan kapitülasyonların 17401740'ta neden 'sürekli' hale getirildiğine odaklanın.
3
Askeri bir zaferin (Belgrad), ekonomik bir bağımlılığa (sürekli kapitülasyonlar) yol açtığı gerçeğini değerlendirin.

Practice More

17401740 Kapitülasyonları'nın sürekli hale gelmesinin XIX. yüzyıldaki Balta Limanı Ticaret Sözleşmesi'ne giden sürece etkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 210Question

16831683 yılındaki II.II. Viyana Kuşatması'nın başarısızlığının ardından Papa XI.XI. Innocentius'un çağrısıyla Osmanlı Devleti'ne karşı Avusturya, Lehistan, Venedik, Malta ve Rusya'nın katılımıyla "Kutsal İttifak" kurulmuştur. Dönemin güçlü Avrupa devletlerinden biri olan Fransa ise bu ittifakta yer almamıştır.

Fransa'nın bu ittifaka katılmamasında etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Avusturya (Habsburglar) ile yaşadığı siyasi rekabet ve Osmanlı Devleti ile olan ekonomik ilişkileri

Answer

Avusturya (Habsburglar) ile yaşadığı siyasi rekabet ve Osmanlı Devleti ile olan ekonomik ilişkileri
Fransa, Kutsal İttifak'ın başını çeken Avusturya (Habsburglar) ile kıta Avrupası'nda üstünlük mücadelesi verdiği için rakibinin Osmanlı üzerinden güçlenmesini istememiştir. Ayrıca Osmanlı Devleti'nden aldığı ticari imtiyazları riske atmamak adına tarafsız kalmayı tercih etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Kutsal İttifak'ın amacını analiz etme
İttifak, Türkleri Avrupa'dan atmak amacıyla Avusturya, Lehistan, Venedik, Malta ve Rusya tarafından kurulmuştur.
İttifakın üyelerini bilmek, hangi devletin dışarıda kaldığını anlamayı sağlar.
2
Fransa'nın dönemdeki dış politikasını değerlendirme
Fransa (Bourbon Hanedanı), Avrupa'da Avusturya (Habsburg Hanedanı) ile köklü bir siyasi rekabet içerisindedir.
Avrupa güçler dengesi, devletlerin ittifaklara katılıp katılmamasını belirleyen temel unsurdur.
3
Osmanlı-Fransız ilişkilerinin ekonomik boyutunu hatırlama
Osmanlı Devleti, Fransa'ya kapitülasyonlar vererek Akdeniz'de ekonomik bir ortaklık kurmuştur.
Ticari çıkarlar, dini kaygıların (Hristiyan birliği) önüne geçmiştir.

Key Concept

Kutsal İttifak ve Avrupa Güçler Dengesi

Hints

1
Fransa'nın bu dönemde Avrupa'daki en büyük siyasi rakibi hangi hanedandır?
2
Osmanlı Devleti'nin Fransa'ya tanıdığı ticari ayrıcalıklar (kapitülasyonlar) bu kararda etkili olmuş olabilir mi?
3
Habsburglar (Avusturya) ile Bourbonlar (Fransa) arasındaki rekabeti ve Osmanlı'nın Fransa için 'denge unsuru' olduğunu düşünün.

Practice More

Kutsal İttifak savaşları sonunda imzalanan Karlofça Antlaşması'nın (1699) maddelerini ve Osmanlı için önemini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 211Question

Osmanlı tarihinin erken evrelerinde, idari yapının henüz olgunlaşma aşamasında olduğu bir dönemde; ekonomik istikrarsızlık ve taht değişikliğinin yarattığı otorite boşluğundan yararlanan askeri unsurların, doğrudan devlet yönetimine ve hükümdar değişikliğine etki eden ilk kitlesel tepkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Buçuktepe İsyanı

Answer

Buçuktepe İsyanı, Osmanlı tarihinde askeri sınıfın (Yeniçeriler) yönetime müdahale ettiği ilk vaka olması bakımından doğru cevaptır.
Doğru cevap olan isyan, 1446 yılında Edirne’de patlak vermiştir. II. Murad’ın tahtı oğlu II. Mehmed’e bırakmasının ardından Haçlı tehlikesi ve paranın değer kaybetmesi (tağşiş) askeri huzursuzluğa yol açmıştır. Yeniçerilerin yarım akçelik zam talebiyle başlattıkları bu hareket, bir padişahın tahtı bırakmasına ve eskisinin geri dönmesine neden olan ilk askeri müdahaledir.

Step-by-Step Solution

1
Askeri sınıfın yönetime müdahale ettiği ilk olayı belirleme
Soruda askeri unsurların (Kapıkulu) siyasi otorite üzerindeki ilk baskısı sorulmaktadır.
Buçuktepe İsyanı (1446), yeniçerilerin maaşlarındaki değer kaybı nedeniyle başlattığı ilk büyük isyandır.
2
Olayın nedenlerini ve sonuçlarını analiz etme
Ekonomik neden (akçenin değerinin düşürülmesi) ve siyasi neden (II. Mehmed'in çocuk yaşta tahtta olması) saptanmıştır.
Bu çok yönlü kriz, II. Murad'ın emeklilikten dönerek tahtı tekrar devralmasıyla sonuçlanmıştır.
3
Diğer isyan türleri ile karşılaştırma yapma
Askeri isyan ile sosyal (Şeyh Bedrettin) veya hanedan kaynaklı (Düzmece Mustafa) krizler birbirinden ayrılmıştır.
Kurumsal bir askeri tepkinin ilk örneğini bulmak için sınıfsal ayrım kritiktir.

Key Concept

Osmanlı askeri vesayetinin ve yeniçeri müdahalelerinin tarihsel başlangıcı.

Hints

1
Bu isyan, adını askerlerin maaşlarına yapılan 'yarım akçelik' (buçuk) zam miktarından almaktadır.
2
Olay, Fatih Sultan Mehmed'in 12 yaşındayken çıktığı ilk taht döneminde, Edirne'de gerçekleşmiştir.
3
İsyan sonucunda II. Murad emeklilikten dönerek devletin başına tekrar geçmek zorunda kalmıştır.

Practice More

Osmanlı Devleti'nde askeri sınıfın daha sonraki yüzyıllarda çıkardığı büyük isyanları (Vaka-i Vakvakiye, Patrona Halil, Kabakçı Mustafa) Buçuktepe ile karşılaştırarak inceleyin.

Alternative Method

İsyanların çıkış nedenine bakın: Eğer neden 'maaş' veya 'paranın değer kaybı' ise bu profesyonel ordu isyanıdır. Eğer neden 'dini sistem eleştirisi' ise halk isyanıdır; 'taht hakkı' ise hanedan isyanıdır.
Estimated Time:2m 0s
Question 212Question

Osmanlı Devleti'nin 1919. yüzyıl diplomasisinde dönüm noktası kabul edilen iki gelişme şöyledir:

I. 18561856 Paris Antlaşması ile Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılmış ve toprak bütünlüğü Avrupalı devletlerin ortak garantisi altına alınmıştır.
II. 18781878 Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti büyük toprak kayıpları yaşamış, Ermeni meselesi ilk kez uluslararası bir metne girmiş ve Avrupalı devletlerin "toprak bütünlüğünü koruma" garantisi sona ermiştir.

Bu iki gelişme birlikte değerlendirildiğinde, Avrupalı devletlerin Osmanlı Devleti'ne yönelik politikalarındaki değişim hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Avrupalı devletlerin "statükoyu koruma" politikasından vazgeçerek Osmanlı topraklarını doğrudan paylaştırma ve müdahale sürecine girdikleri

Answer

Avrupalı devletlerin "statükoyu koruma" politikasından vazgeçerek Osmanlı topraklarını doğrudan paylaştırma ve müdahale sürecine girdikleri
Doğru yanıt olan seçenek, Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyılın ortalarında (Kırım Savaşı sonrası) Avrupa devletleri tarafından bir denge unsuru olarak korunurken, yüzyılın sonlarına doğru (93 Harbi sonrası) artık korunmaya değer görülmediğini ve parçalanma sürecinin hızlandığını analiz eder. 1878 Berlin Antlaşması, 'Hasta Adam'ın mirasının resmen paylaşılmaya başlandığı belgedir.

Step-by-Step Solution

1
Paris Antlaşması'nın diplomatik sonuçlarını analiz edin.
18561856 yılında Osmanlı, Avrupa hukukundan yararlanma ve toprak bütünlüğü garantisi alarak geçici bir rahatlama yaşamıştır.
Bu adım, Osmanlı'nın 19. yüzyıl ortasındaki uluslararası statüsünü belirlemek için gereklidir.
2
Berlin Antlaşması ile değişen şartları değerlendirin.
18781878'de garantinin kalkması ve Ermeni meselesi gibi iç sorunların uluslararası hale gelmesi, imparatorluğun parçalanma sürecine girdiğini gösterir.
Antlaşmalar arasındaki farkı görerek politika değişikliğini saptamak gerekir.
3
İki dönem arasındaki politika farkını sentezleyin.
Avrupa devletlerinin politikası "toprak bütünlüğünü korumak"tan (Denge), "paylaşım ve müdahale"ye (Doğu Sorunu'nun son aşaması) evrilmiştir.
Ulaşılan sonuç, metindeki iki madde arasındaki temel geçişi açıklar.

Key Concept

Doğu Sorunu ve Diplomasi Değişimi

Hints

1
1856'da Osmanlı'yı koruyan Avrupa, 1878'de bu garantiyi neden kaldırmış olabilir?

Practice More

1878 Berlin Antlaşması'ndan sonra Osmanlı Devleti'nin İngiltere'ye olan güveninin sarsılması sonucu hangi devlete yakınlaştığını araştırabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 213Question

Osmanlı Devleti'nin 1818. yüzyıl siyasi hayatındaki diplomatik kırılmaları ve strateji değişikliklerini analiz eden bir tarihçi, 17181718 Pasarofça Antlaşması'ndan 17741774 Küçük Kaynarca Antlaşması'na kadar geçen süreci "savunma ve denge arayışı" olarak tanımlar. Bu süreçte yaşanan gelişmelere dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi, tarihsel gerçekliklerle ve dönemin siyasi-hukuki yapısıyla çelişmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Küçük Kaynarca Antlaşması'nda yer alan 'Kırım halkının dini açıdan Osmanlı halifesine bağlı kalacağı' maddesi, Osmanlı Devleti'nin Kırım üzerindeki siyasi ve hukuki egemenliğinin uluslararası hukukta devam ettiğini kanıtlamaktadır.

Answer

Küçük Kaynarca Antlaşması'ndaki halifelik maddesinin Kırım üzerinde siyasi egemenliğin devam ettiğini kanıtladığı yorumu yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, halifelik bağını siyasi egemenlikle eşdeğer tuttuğu için hatalıdır. Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım müstakil (bağımsız) bir hanlık haline gelmiş, Osmanlı Devleti'nin bölge üzerindeki tüm idari, hukuki ve siyasi hakları sona ermiştir. Halifelik maddesi, sadece Kırım Tatarlarının dini açıdan halifeye bağlı kalmasını sağlayarak kültürel ve dini bir bağ kurmayı amaçlamıştır; bu durum bölgenin Osmanlı toprağı sayılmasına veya üzerinde egemenlik kurulmasına imkan tanımaz.

Step-by-Step Solution

1
Antlaşma Maddesinin Analizi
Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım bağımsız olmuştur.
Toprak üzerindeki siyasi egemenlik 'bağımsızlık' kararıyla sona ermiştir.
2
Halifelik Makamının İşlevini Belirleme
Dini bağlılık maddesi, bölge halkı ile kültürel bağları korumayı amaçlar.
Osmanlı, kaybedilen Müslüman topraklarıyla dini bağı koparmayarak ileride oluşabilecek fırsatlar için manevi bir zemin bırakmak istemiştir.
3
Uluslararası Hukuk Açısından Değerlendirme
Dini liderlik siyasi egemenliğe eşit değildir.
Uluslararası hukukta bir bölgenin bağımsız ilan edilmesi, eski sahibinin o bölge üzerindeki tüm idari ve hukuki haklarından vazgeçtiği anlamına gelir.

Key Concept

Halifelik ve Siyasi Egemenlik Ayrımı

Hints

1
Bir bölgenin bağımsız olması ile halkının dini olarak bir merkeze bağlı kalması arasındaki farkı düşünün.

Practice More

Küçük Kaynarca Antlaşması'nın diğer maddelerini (tazminat, Ortodoks hamiliği, kapitülasyonlar) inceleyerek Osmanlı'nın egemenlik haklarındaki diğer kayıpları karşılaştırın.
Estimated Time:1m 30s
Question 214Question

Osmanlı Devleti’nin Duraklama Dönemi’nde (XVII.XVII. yüzyıl) Venedik kontrolündeki Girit Adası’nı fethetmek amacıyla başlattığı kuşatmanın tam 2424 yıl sürmesi (164516691645-1669), devletin genel durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisinin bir kanıtıdır?

Show answer & explanation

Answer: Osmanlı donanmasının ve askeri teknolojisinin eski gücünü yitirdiğinin

Answer

Girit kuşatmasının 24 yıl gibi çok uzun bir süreye yayılması, Osmanlı donanmasının ve askeri teknolojisinin eski gücünü yitirdiğini göstermektedir.
Osmanlı Devleti'nin 16451645 yılında başlattığı Girit kuşatmasının ancak 16691669 yılında, yani 2424 yıl sonra tamamlanabilmesi, devletin askeri mekanizmalarındaki yavaşlamayı ve deniz gücündeki ciddi sarsılmayı kanıtlamaktadır. Bu durum, Osmanlı'nın artık eskisi gibi kısa sürede kesin sonuçlar alamadığının ve askeri teknolojide rakiplerinin gerisinde kalmaya başladığının bir işaretidir.

Step-by-Step Solution

1
Kuşatmanın süresini (2424 yıl) analiz edin.
Bu sürenin normal bir fetih süresinden çok daha uzun olduğu görülür.
Bir kuşatmanın on yıllarca sürmesi, kuşatan tarafın lojistik, teknolojik veya askeri gücünde aksaklıklar olduğunu gösterir.
2
Dönemin askeri ve denizcilik faaliyetlerini değerlendirin.
Osmanlı'nın XVII.XVII. yüzyılda denizlerdeki üstünlüğünü yitirmeye başladığı tespit edilir.
Kıbrıs gibi adaların 11 yılda fethedildiği eski dönemlerin aksine Girit'in 2424 yılda alınması, donanmanın eski etkisini kaybettiğinin kanıtıdır.
3
Askeri teknolojideki değişimi inceleyin.
Avrupa'daki askeri ve teknik gelişmelerin takip edilemediği sonucuna varılır.
Kuşatma tekniklerinin yetersiz kalması, fethin tamamlanmasını geciktiren temel unsurlardan biridir.

Key Concept

Osmanlı Duraklama Dönemi'nde denizlerdeki gerileme ve askeri teknolojideki durağanlık.

Hints

1
Girit bir ada olduğuna göre, kuşatmanın bu kadar uzun sürmesinde hangi askeri birimin zayıflığı etkili olmuş olabilir?
2
Bir fethin 24 yıl sürmesi, devletin o dönemdeki askeri hızı ve teknolojik yeterliliği hakkında ne söyler?
3
Kanuni döneminde kısa sürede alınan yerlerle kıyasladığınızda, 24 yıllık süre ordunun ve donanmanın eski gücünde olmadığını göstermez mi?

Practice More

Duraklama Dönemi'ndeki diğer askeri başarısızlıkları ve II. Viyana Kuşatması'nın nedenlerini inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 215Question

Osmanlı Devleti'nin 1818. yüzyılda izlediği dış politika stratejisi; yüzyılın başlarında "Karlofça Antlaşması ile kaybedilen toprakları geri alma", bu ümidin kaybından sonra ise "mevcut toprakları koruma (denge politikasına hazırlık)" şeklinde iki temel evreye ayrılır. Osmanlı Devleti'nin Avrupa'nın teknik ve askeri üstünlüğünü kabul ederek savunma ağırlıklı bir politikaya yönelmesine ve aynı zamanda iç yapıda Lale Devri ıslahatlarına zemin hazırlayan diplomatik gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Avusturya ve Venedik ile imzalanan 17181718 Pasarofça Antlaşması

Answer

Avusturya ve Venedik ile imzalanan 17181718 Pasarofça Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin dış politika stratejisini kökten değiştirmiştir.
Pasarofça Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Avrupa'nın askeri üstünlüğünü kesin olarak kabul etmiş, kaybettiği toprakları geri alma politikasından vazgeçerek elindekileri korumaya odaklanmış ve Batı'yı örnek alan Lale Devri ıslahatlarını başlatmıştır.

Step-by-Step Solution

1
1818. yüzyılın başındaki başarıları analiz etme.
17111711 Prut zaferi ile Rusya karşısında başarı kazanılmış ve Karlofça'da kaybedilen yerleri geri alma ümidi doğmuştur.
Dönemin ilk evresindeki motivasyonu anlamak için bu başarı kritik bir başlangıç noktasıdır.
2
Avusturya ile yaşanan savaşı ve sonucunu değerlendirme.
171517181715-1718 savaşlarında Avusturya karşısında alınan yenilgi sonrası Belgrad kaybedilmiş ve Pasarofça Antlaşması imzalanmıştır.
Yenilginin büyüklüğü, Osmanlı'nın Avrupa karşısındaki askeri yetersizliğini fark etmesini sağlamıştır.
3
Dış politika ve iç yapı üzerindeki etkisini saptama.
Antlaşma ile "toprakları geri alma" ümidi bitmiş, "savunma" politikası başlamış ve Batı'ya yönelim (Lale Devri) başlamıştır.
Pasarofça, hem diplomatik hem de kültürel bir dönüm noktası olarak stratejik değişikliğin miladıdır.

Key Concept

Osmanlı Dış Politikasında Stratejik Dönüm Noktaları

Hints

1
Bu gelişme, Osmanlı'nın Batı'nın üstünlüğünü kabul ettiği 'Lale Devri'ne girişi ile eş zamanlıdır.

Practice More

Prut, Pasarofça, Belgrad ve Küçük Kaynarca antlaşmalarını Osmanlı'nın Rusya ve Avusturya ile olan güç dengesi açısından kronolojik olarak karşılaştırınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 216Question

Yavuz Sultan Selim Dönemi'nde gerçekleştirilen Mısır Seferi (15161516-15171517) sonucunda Memluk Devleti'ne son verilmiş, Halifelik makamı Osmanlı Hanedanı'na geçmiş ve Kutsal Emanetler İstanbul'a getirilmiştir. Bu seferin Türk-İslam dünyasındaki etkileri ve Osmanlı Devleti'ne sağladığı kazanımlar düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi Mısır Seferi'nin sonuçları arasında yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Avusturya Arşidükü'nün protokol bakımından Osmanlı Sadrazamı'na denk sayılması

Answer

Avusturya Arşidükü'nün Osmanlı Sadrazamı'na denk sayılması, Mısır Seferi'nin bir sonucu değildir; bu durum Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki 15331533 İstanbul Antlaşması'nın bir sonucudur.
Avusturya Arşidükü'nün Osmanlı Sadrazamı'na denk sayılması, Osmanlı Devleti'nin Avrupa üzerindeki siyasi üstünlüğünü belgeleyen 15331533 tarihli İstanbul (İbrahim Paşa) Antlaşması ile gerçekleşmiştir. Bu olay Kanuni Sultan Süleyman dönemi gelişmesidir, oysa Mısır Seferi Yavuz Sultan Selim döneminde tamamlanmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Mısır Seferi'nin temel sonuçlarını belirle.
Memluk Devleti yıkıldı, Halifelik Osmanlı'ya geçti, Baharat Yolu ve Kutsal Emanetler kontrol altına alındı.
Seferin Yavuz Sultan Selim döneminde (15121512-15201520) gerçekleştiğini ve sonuçlarını netleştirmek için.
2
Seçeneklerdeki olayları tarihsel dönemleri ile eşleştir.
Venedik vergisi, Baharat Yolu ve teokratik yapı Yavuz dönemiyle; Avusturya ile olan diplomatik üstünlük ise Kanuni dönemiyle (15331533) ilişkilidir.
Kronolojik hata yapmamak ve doğru dönemi tespit etmek için.

Key Concept

Yükselme Dönemi Siyasi Olayları ve Sefer Sonuçları

Hints

1
Mısır Seferi Yavuz Sultan Selim döneminde, Avusturya ile yapılan ilk büyük diplomatik antlaşma ise Kanuni dönemindedir.
2
Siyasi üstünlük içeren seçenek, Osmanlı'nın batı politikasıyla (Avrupa) ilgilidir; oysa Mısır Seferi doğu ve güney politikasının bir parçasıdır.
3
15331533 İstanbul Antlaşması'nı ve bu antlaşmanın protokol önemini hatırlayın.

Practice More

Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki 15331533 İstanbul Antlaşması ile 16061606 Zitvatorok Antlaşması'nı karşılaştırarak diplomatik üstünlüğün nasıl değiştiğini inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Olayları padişah bazlı gruplandırarak elemek: Venedik vergisi, Baharat Yolu, Halifelik/Teokrasi, Hâdimü'l-Haremeyn unvanı \rightarrow Yavuz Sultan Selim; Avusturya Sadrazam denkliği \rightarrow Kanuni Sultan Süleyman.
Estimated Time:50s
Question 217Question

Osmanlı Devleti'nin XVII.XVII. yüzyılda Avusturya ile yaptığı savaşlar sonucunda imzalanan; Osmanlı'nın Batı'da son kez toprak kazandığı, Uyvar Kalesi'nin fethedildiği ve Avusturya'dan savaş tazminatı alındığı antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Vasvar Antlaşması

Answer

Vasvar Antlaşması
Doğru cevap Vasvar Antlaşması'dır. 16641664 yılında Köprülü Fazıl Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Uyvar Kalesi'ni fethetmesi üzerine Avusturya ile imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Osmanlı son kez Avusturya'dan toprak almış ve savaş tazminatı elde etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Soruda bahsedilen devletin ve yüzyılın belirlenmesi
Devlet: Avusturya, Dönem: XVII.XVII. Yüzyıl (Duraklama)
Antlaşmanın hangi taraflar arasında yapıldığını belirlemek doğru seçeneği bulmak için ilk adımdır.
2
Askeri ve siyasi sonucun analiz edilmesi
Son toprak kazancı, Uyvar Kalesi'nin fethi ve savaş tazminatı
Vasvar Antlaşması, Duraklama Dönemi'nde Osmanlı'nın askeri gücünün hala caydırıcı olduğunu gösteren son önemli başarıdır.
3
Seçenekler arasında karşılaştırma yapılması
16641664 tarihli Vasvar Antlaşması'nın seçilmesi
Diğer antlaşmalar ya toprak kaybı ya da diplomatik eşitlik içerirken, Vasvar askeri kazanç içeren son antlaşmadır.

Key Concept

Duraklama Dönemi'nde Avusturya ile yapılan son kazançlı antlaşma: Vasvar

Hints

1
Bu antlaşma Avusturya'ya karşı kazanılan askeri bir zafer sonrası imzalanmıştır.
2
Antlaşma ile sonuçlanan kuşatmada 'Uyvar önünde bir Türk gibi kuvvetli' deyimi doğmuştur.
3
Köprülü Fazıl Ahmet Paşa döneminde 16641664 yılında imzalanmıştır.

Practice More

Osmanlı Devleti'nin Doğu'da en geniş sınırlara ulaştığı Ferhat Paşa Antlaşması'nı da inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 218Question

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nin son evresinde (144414511444-1451), II.MuradII. Murad’ın tahtı kendi rızasıyla genç yaştaki oğlu II.MehmedII. Mehmed’e bırakması ve ardından yaşanan süreç; sadece bir dış tehdit (Haçlılar) krizi değil, aynı zamanda devletin yönetim felsefesi üzerindeki derin bir çatışmanın da dışa vurumudur. Bu dönemde bir tarafta Çandarlı Halil Paşa önderliğindeki "geleneksel Türk aristokrasisi", diğer tarafta ise genç padişahın çevresindeki "devşirme/kul" kökenli devlet adamları yer almıştır.

Bu siyasi atmosferde yaşanan Buçuktepe İsyanı (14461446) ve sonrasında II.MuradII. Murad’ın yeniden tahta geçirilmesi süreci dikkate alındığında; Çandarlı Halil Paşa’nın bu hamlelerle aşağıdakilerden hangisini amaçladığı savunulabilir?

Show answer & explanation

Answer: Mutlak merkeziyetçi bir imparatorluk yapısına geçişi geciktirerek aristokratik bürokrasinin yönetimdeki nüfuzunu korumak

Answer

Doğru cevap, mutlak merkeziyetçi bir imparatorluk yapısına geçişi geciktirerek aristokratik bürokrasinin yönetimdeki nüfuzunu korumak olan seçenektir.
Çandarlı Halil Paşa, Osmanlı Devleti'nin 'Beylik'ten 'İmparatorluk' yapısına evrilirken yönetimin devşirme kökenli devlet adamlarının eline geçmesini ve padişahın mutlak bir otokrat olmasını istememiştir. Buçuktepe İsyanı gibi krizleri kullanarak genç II.MehmedII. Mehmed’in yetersizliğini kanıtlamış ve II.MuradII. Murad’ı tekrar tahta çıkararak kendi aristokratik sınıfının yönetimdeki belirleyici rolünü bir süre daha korumayı başarmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin siyasi aktörlerini tanımla
Çandarlı Halil Paşa geleneksel Türk aristokrasisini, II.MehmedII. Mehmed ve çevresi ise merkeziyetçi/imparatorluk vizyonunu temsil eder.
Krizin sadece askeri değil, sınıfsal bir çatışma olduğunu anlamak için gereklidir.
2
Buçuktepe İsyanı'nın mahiyetini analiz et
Tarihteki ilk Yeniçeri isyanıdır ve genç padişahın otoritesini sarsmak için Çandarlı tarafından bir araç olarak kullanılmıştır.
İsyanın sonucunda II.MuradII. Murad tahta geri dönmüş ve Çandarlı'nın nüfuzu yeniden zirveye çıkmıştır.
3
Merkeziyetçilik ve aristokrasi ilişkisini değerlendir
Güçlü bir padişah, aristokratik ailelerin yönetimdeki etkisini azaltarak 'kul' sistemi üzerinden doğrudan kendine bağlı bir bürokrasi kurmak ister.
Çandarlı'nın neden genç ve iddialı II.MehmedII. Mehmed yerine daha kontrol edilebilir/gelenekçi bir dengede kalmak istediğini açıklar.

Key Concept

Osmanlı'da 'Merkeziyetçi İmparatorluk' ile 'Aristokratik Bürokrasi' arasındaki iktidar mücadelesi

Hints

1
Çandarlı ailesinin Osmanlı yönetimindeki köklü geçmişini ve 'Kul' (Devşirme) sistemi ile olan rekabetini düşünün.

Practice More

II.MehmedII. Mehmed’in (FatihFatih) 14531453’te İstanbul’u fethettikten hemen sonra Çandarlı Halil Paşa’yı idam ettirmesinin merkeziyetçilikle ilişkisini araştırın.
Estimated Time:2m 30s
Question 219Question

1818. yüzyıl Osmanlı diplomasisinde; askeri başarıların ıslahatlarla olan bağı, toprak kayıplarının dini/hukuki argümanlarla telafi edilmesi ve Avrupa güç dengelerinin antlaşma metinlerine yansıması iç içe geçmiş bir süreçtir. Bu süreçte imzalanan Prut, Pasarofça, Belgrad ve Küçük Kaynarca antlaşmaları, devletin stratejik önceliklerinin evrimini göstermektedir.

Buna göre, 1818. yüzyıl diplomasi tarihi ve antlaşmaların içerikleri analiz edildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi bu dönemdeki siyasi stratejileri ve gelişmeleri doğru yansıtan bir değerlendirme değildir?

Show answer & explanation

Answer: Belgrad Antlaşması ile Karadeniz'in son kez bir Türk gölü olduğu uluslararası hukukta teyit edilmiş ve bu durum, Rusya'nın 'Sıcak Denizler' idealinden tamamen vazgeçerek stratejisini sadece Kafkasya içlerine yöneltmesine neden olmuştur.

Answer

Belgrad Antlaşması'nın Rusya'nın 'Sıcak Denizler' politikasını sona erdirdiğini savunan ifade yanlıştır; zira bu politika Küçük Kaynarca ile daha da şiddetlenerek devam etmiştir.
Doğru analizde; Belgrad Antlaşması (17391739) Karadeniz'in Türk gölü olduğunu teyit eden son antlaşma olsa da, bu durum Rusya'nın sıcak denizlere inme politikasını sona erdirmemiştir. Aksine Rusya, bu hedefine ulaşmak için donanmasını güçlendirmiş ve 17741774 Küçük Kaynarca Antlaşması ile Karadeniz'de donanma bulundurma ve boğazlardan geçme hakkını elde ederek stratejisini başarıya ulaştırmıştır.

Step-by-Step Solution

1
1818. yüzyıl antlaşmalarının (Prut, Pasarofça, Belgrad, Küçük Kaynarca) temel sonuçlarını ve diplomatik hedeflerini analiz et.
Prut'un umut, Pasarofça'nın savunma, Belgrad'ın son başarı ve Küçük Kaynarca'nın büyük yıkım olduğu tespit edilir.
Genel kronolojik ve stratejik çerçeveyi belirlemek için.
2
Askeri ıslahatlar ile diplomatik başarılar arasındaki ilişkiyi kur.
I. Mahmud ve Humbaracı Ahmed Paşa'nın etkisinin Belgrad Antlaşması'na yansıdığı doğrulanır.
Islahat-diplomasi dengesini anlamak için.
3
Rusya'nın 'Sıcak Denizlere İnme' (Çar I. Petro'nun vasiyeti olarak bilinen strateji) politikasının tarihsel sürekliliğini değerlendir.
Bu politikanın hiçbir zaman terk edilmediği, aksine her fırsatta (Çeşme Baskını, Küçük Kaynarca vb.) uygulanmaya çalışıldığı görülür.
Stratejik yanılgıyı tespit etmek için.

Key Concept

18. Yüzyıl Osmanlı Diplomatik Değişimi ve Rus Genişlemeciliği

Hints

1
Rusya'nın 'Sıcak Denizler' politikası 1818. yüzyılda başlayan ve imparatorluk yıkılana kadar süregelen temel bir devlet stratejisidir.

Practice More

Küçük Kaynarca Antlaşması'nın ardından Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edilmesi sürecini (Aynalıkavak Tenkihnamesi ve Yaş Antlaşması) inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 220Question

Osmanlı Devleti'nde XVII.XVII. yüzyılda (Duraklama Dönemi) tımar sisteminin bozulmasıyla birlikte eyaletlerde yetişen "cebelü" (atlı asker) sayısı hızla azalmıştır. Bu askeri kaybı telafi etmek ve merkezi otoriteyi korumak amacıyla devletin başvurduğu temel uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kapıkulu Ocaklarına (Yeniçeriler) kanunlara aykırı ve kontrolsüz şekilde çok sayıda asker alınması

Answer

Eyalet askerlerinin kaybını telafi etmek için Kapıkulu Ocaklarına kontrolsüzce asker alınması
XVII. yüzyılda tımar sisteminin yozlaşmasıyla birlikte eyaletlerde beslenen atlı sipahilerin sayısı azalmıştır. Devlet, ordunun gücünü korumak ve merkezi otoriteyi sağlamlaştırmak adına İstanbul'daki Kapıkulu askerlerinin sayısını artırma yoluna gitmiştir. Ancak bu uygulama, Kanun-ı Kadim'e (eski kanunlara) aykırı kişilerin de ocağa alınmasına, disiplinin bozulmasına ve hazineden ödenen ulufe miktarının aşırı artmasına yol açarak Stagnation (Duraklama) sürecini derinleştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Tımar sisteminin askeri işlevini analiz etme
Tımar sistemi, devletin kasasından para çıkmadan "Tımarlı Sipahiler" (Cebelü) denilen güçlü bir eyalet ordusu oluşturmasını sağlıyordu.
Sistemin bozulmasının ordu üzerindeki etkisini anlamak için başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
Sistem bozulunca oluşan boşluğu belirleme
Tımar toprakları suistimal edilince köylü toprağı terk etti ve eyaletlerde yetişen asker sayısı azaldı.
Askeri güçteki zayıflamanın boyutunu kavramak gerekir.
3
Devletin bu zayıflığa karşı çözümünü tespit etme
Devlet, eyalet ordusundaki kaybı merkezi orduyu (Yeniçerileri) sayıca artırarak kapatmaya çalıştı.
Soruda sorulan temel uygulamayı netleştirmek için devletin tepkisini analiz etmek gerekir.

Key Concept

Tımar-Kapıkulu Dengesi ve Bozulma Sonuçları

Hints

1
Bu dönemde Osmanlı Devleti henüz Avrupa'nın üstünlüğünü kabul etmemiştir, dolayısıyla Batılı tarzda kurumlar aramayın.

Practice More

Yeniçeri sayısındaki bu artışın, devletin hazine giderleri ve İstanbul isyanları üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
PreviousPage 11 / 14Next
Osmanlı Devleti Siyasi Tarihi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 11 | Examkin