Anlam Bilgisi
956 questions
Edebiyat, dille örülen bir duvardır; her sözcük bu duvarın sağlamlığını ve estetiğini belirleyen birer tuğla niteliği taşır. Yazarın üslubu ise bu tuğlaları birbirine bağlayan harçtır. Bazı yazarlar süslü ve gösterişli bir duvar örmeyi seçerken, bazıları sadeliğin gücüne inanarak işlevselliği ön planda tutar. Söz gelimi şiirde kullanılan imgeler, bir yapının pencereleri gibidir; okura yeni dünyalar açar. Tıpkı bir mimarın yapısını inşa ederken çevreyle kurduğu bağ gibi, yazar da eserini kurgularken toplumsal gerçeklikten kopamaz. Nesnel bir bakış açısıyla yazılan tarih kitaplarından farklı olarak edebiyat, gerçeği hayal gücüyle harmanlayarak bize sunar.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
Bir kavramın ya da varlığın ne olduğunu, temel özelliklerini belirterek açıklayan cümlelere "tanım cümlesi" denir. Tanım cümleleri genellikle "Bu nedir?" veya "Bu kimdir?" sorularına cevap verir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisi bir tanım cümlesidir?
Kasaba meydanındaki koca çınar ağacı, asırlardır süren yorgunluğunu dallarına konan kuşlarla paylaşıyor gibiydi. Ağacın gövdesindeki derin yarıklar, zamanın acımasız izlerini taşıyordu. Hemen yanındaki mermer çeşmeden akan suyun serinliği, yoldan geçenlerin içini ferahlatıyordu. Çevredeki küçük dükkânların rengârenk tabelaları, Arnavut kaldırımlı dar sokaklara neşeli bir hava katıyordu. Havadaki iğde kokusu, baharın müjdecisi olarak tüm kasabayı sarmalamıştı.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
(I) Metropollerde artan enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan karşılamak isteyen yerel yönetimler, devasa güneş paneli tarlalarına yatırım yapmaktadır. (II) Akıllı şehir uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte kentsel hizmetlerin verimliliği artmış, karbon ayak izinde belirgin bir düşüş gözlenmiştir. (III) Trafik akışını optimize etmek için geliştirilen yapay zeka tabanlı sinyalizasyon sistemleri, ulaşım süresini kısalttığı için sürücüler tarafından benimsenmiştir. (IV) Atık yönetimi süreçlerinde otomasyonun kullanılması durumunda, geri dönüşüm oranlarının %40 seviyesinde artacağı öngörülmektedir. (V) Teknolojik altyapı maliyetlerinin yüksekliği, akıllı şehir ekosistemine geçiş süreçlerinin gelişmekte olan coğrafyalarda ivme kaybetmesine yol açmaktadır.
Sürdürülebilir kentleşme ve akıllı şehirlerle ilgili bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleştirilme amacı belirtilmiştir?
Cittaslow hareketi, küreselleşmenin şehirleri tek tipleştiren etkisine karşı bir direnç noktası olarak İtalya’da doğmuştur. Bu yaklaşım, bir kentin kendi özgün kimliğini korumasını, yerel zanaatların ve geleneksel tatların yaşatılmasını merkeze alır. Kentin yaşam hızının yavaşlatılması, sadece bir zaman yönetimi meselesi değil; aynı zamanda çevre politikaları, altyapı düzenlemeleri ve sosyal dokunun korunmasıyla ilgili bütüncül bir felsefedir. Sakin şehir unvanı alabilmek için yerel yönetimlerin; kamusal alanlarda yayalaştırma çalışmalarından yenilenebilir enerji kullanımına kadar pek çok kriteri yerine getirmesi gerekir. Öte yandan, bu hareket modern teknolojinin tamamen reddedilmesi anlamına gelmez; aksine teknolojinin kentin ruhuna zarar vermeden, yaşam kalitesini artıracak biçimde işlevselleştirilmesini savunur.
Bu parçadan hareketle "Cittaslow" hareketiyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Liyakat sistemi, modern devlet teşkilatının omurgasını oluşturur; bu temel yapıdaki en küçük bir sarsıntı dahi kamu hizmetlerinin bütüncül işleyişinde ciddi aksamalara sebebiyet verir.
Bu cümledeki "omurga" sözcüğünün kazandığı anlam aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
Cümleler arasındaki anlam ilişkileri incelendiğinde; yargının bir nedene dayanması ile bir amaca yönelik olması sıklıkla birbirine karıştırılabilmektedir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı bir ereğe bağlı olarak ortaya konmuştur?
(I) Müzeler, insanlığın somut ve somut olmayan mirasını korumak, incelemek ve toplumun hizmetine sunmak amacıyla kurulan kalıcı kurumlardır. (II) Başlangıçta sadece seçkinlerin ve koleksiyoncuların özel meraklarını sergilediği bu mekânlar, zamanla toplumun her kesimine hitap eden eğitici merkezlere dönüşmüştür. (III) Günümüzde müzeler, dijital teknolojilerin sunduğu imkânlarla ziyaretçilerine çok daha etkileşimli ve kapsamlı bir öğrenme ortamı sunmayı hedeflemektedir. (IV) Modern müzecilik anlayışında, sergilenen eserlerin güvenliğini sağlamak amacıyla gelişmiş iklimlendirme ve aydınlatma sistemlerinin kullanılması büyük önem taşımaktadır. (V) Tüm bu değişimler, müzelerin sadece geçmişin kalıntılarını saklayan depolar değil, kültürel gelişimi destekleyen yaşayan mekânlar hâline gelmesini sağlamıştır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Edebiyatın toplumsal meselelere ayna tutma işlevi, sanatçının estetik kaygılarından ödün vermesi sonucunda giderek zayıflamaktadır. (II) Sanatçıların, geniş halk kitlelerine seslerini duyurabilmek adına dildeki yalınlığı aşırıya kaçırmaları, metnin sanatsal dokusunu zedelemektedir. (III) Nitelikli okur kitlesinin azalmasıyla birlikte yayın dünyasının ticari kaygılara teslim olması, eserlerdeki derinliği her geçen gün azaltmaktadır. (IV) Bu sürecin devam etmesi durumunda, gelecek kuşakların edebiyatla kurduğu bağ sadece yüzeysel bir bilgi alışverişinden ibaret kalacaktır. (V) Eleştirmenlerin bu tabloya karşı sessiz kalmaları, popüler kültürün edebiyatı bütünüyle kuşatmasına zemin hazırlamaktadır.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Türkçede bazı cümleler, bir eylemin hangi hedefi gerçekleştirmek üzere yapıldığını (amaç-sonuç) bildirirken; bazıları eylemin hangi gerekçeye dayalı olarak gerçekleştiğini (neden-sonuç) ifade eder. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı bir amaca yönelik olarak gerçekleştirilmiştir?
Sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmenin en temel kurallarından biri, düzenli bir uyku alışkanlığına sahip olmaktır. İnsan vücudu, gün boyunca harcadığı enerjiyi geri kazanmak ve dokularını onarmak için derin ve kesintisiz bir uyku sürecine ihtiyaç duyar. Uyku sadece bedensel bir dinlenme değil, aynı zamanda zihnin bir önceki günün karmaşasından arınarak bilgileri işlemesi ve yeni güne hazırlanması sürecidir. Yeterli süre ve kaliteli bir şekilde uyumayan bireylerde; kronik yorgunluk, dikkat dağınıklığı, karar verme güçlüğü ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi pek çok sağlık sorunu baş gösterir. Bu durum, günlük yaşamdaki verimliliği ve hayat kalitesini doğrudan olumsuz etkiler. Dolayısıyla, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığın bütüncül bir şekilde korunması ve geliştirilmesi için uyku düzenine büyük bir titizlikle önem verilmesi şarttır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
(I) Gastronomi turizmi, bir bölgenin mutfak kültürünün ziyaretçiler için temel bir cazibe merkezi haline gelmesi esasına dayanır. (II) Bu turizm türü, bölgedeki geleneksel tariflerin korunmasını sağlarken yerel kalkınmaya da ciddi bir ivme kazandırır. (III) Ziyaretçiler, tadına baktıkları ürünlerin tarihsel arka planını ve yöre halkının mutfak alışkanlıklarını bizzat deneyimlemeyi amaçlar. (IV) Tarımsal üretimde kullanılan yeni nesil teknolojiler, ürün çeşitliliğini artırarak gıda endüstrisinin küresel rekabet gücünü yükseltmektedir. (V) Bu yönüyle gastronomi, toplumlar arasında kültürel bir köprü kurarak önyargıların yıkılmasına da yardımcı olur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Yeni bir personel alımı yaparken ince eleyip sık dokuyan kurum yöneticisi, hata payını ortadan kaldırarak verimliliği artırmayı başarmıştır. Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Türkçede bazı sözcükler, kullanıldıkları bağlama göre temel anlamlarından uzaklaşarak yeni anlamlar kazanabilir. Bu durum, sözcüğün çokanlamlılık özelliğiyle açıklanır.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çevirmek" sözcüğü "yönetmek, idare etmek" anlamında kullanılmıştır?
Bölgesel kalkınma planları hazırlanırken yerel halkın beklentilerini ve bölgenin ekonomik potansiyelini doğru okumak, kamu kaynaklarının verimli kullanımı için temel şarttır.
Bu cümledeki "okumak" sözcüğünün kazandığı anlam aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
Türkçede 'bağlamak' sözcüğü hem somut hem de soyut anlamda geniş bir kullanım alanına sahiptir. Bazı bağlamlarda bir durumun gerekçesini veya temelini bir başka olguya dayandırmayı, o olguya atfetmeyi ifade eder. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'bağlamak' sözcüğü 'bir olguyu veya durumu, bir nedeni dayanak noktası olarak belirlemek, ona mal etmek' anlamında kullanılmıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı, gerekçesiyle birlikte verilmiştir?
Tecrübeli diplomat, kriz anlarında kuracağı her cümleyi zihninde defalarca tarttıktan sonra kamuoyuyla paylaşırdı.
Bu cümledeki "tartmak" sözcüğünün kazandığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Geleneksel anlamda "boş zaman" kavramı, sadece işten arta kalan ve bir sonraki çalışma evresi için enerji toplanan bir dinlenme süresi değildir. Antik Yunan’dan bu yana felsefi düşüncenin temelini oluşturan "skhole" kavramı, insanın pratik kaygılardan sıyrılarak varlığı ve dünyayı anlamlandırmaya çalıştığı, hiçbir dışsal amaca hizmet etmeyen bir özgürlük alanını ifade eder. Modern dünya ise bireyin her anını verimlilik kıskacına alarak bu alanı daraltmıştır. Günümüzde "boş zaman", genellikle tüketim odaklı etkinliklerle veya iş hayatının yorgunluğunu atmak için yapılan planlı dinlenmelerle doldurulmaktadır. Oysa gerçek yaratıcılık ve derinlikli düşünüş, zihnin herhangi bir çıktı üretme zorunluluğu hissetmediği, pratik faydanın gözetilmediği o "faydasız" gibi görünen anlarda filizlenir. Bireyin kendisiyle baş başa kalabildiği bu nitelikli süreler ortadan kalktığında, toplumun entelektüel üretimi de sığlaşmaya mahkûmdur.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?