Hukukun Temel Kavramları

514 questions

Question 381Question

Hukuk sistemimizde haklar; ileri sürülebilecekleri çevre, konuları ve devredilebilirlikleri bakımından çeşitli ayrımlara tabi tutulur. Özellikle "mutlak haklar", sahibi tarafından herkese karşı ileri sürülebilen ve toplumdaki her bireyin bu hakka saygı göstermekle yükümlü olduğu haklardır. Mutlak haklar, eşyalar gibi maddi varlıklar (ayni haklar) üzerinde kurulabileceği gibi, zihni çalışma ve yaratıcılık ürünü olan maddi olmayan (gayrimaddi) varlıklar üzerinde de kurulabilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi konusunu "maddi olmayan (gayrimaddi) malların" oluşturduğu mutlak bir haktır?

Show answer & explanation

Answer: Telif hakkı

Answer

Telif hakkı, zihni yaratıcılık ürünü olan maddi olmayan (gayrimaddi) mallar üzerinde kurulan mutlak bir haktır.
Telif hakkı, hukuk sistemimizde 'Fikri Haklar' kategorisinde yer alır. Bu haklar, sahibine zeka, sanat veya bilimsel yaratıcılık sonucu ortaya çıkan 'maddi olmayan' (gayrimaddi) değerler üzerinde herkese karşı ileri sürülebilecek mutlak bir yetki tanır. Dolayısıyla telif hakkı, mutlak bir hak olup konusu maddi bir eşya değil, zihni bir üründür.

Step-by-Step Solution

1
Mutlak ve nispi hak ayrımını belirle
Mutlak haklar herkese karşı, nispi haklar sadece muhatabına karşı ileri sürülebilir.
Soruda mutlak bir hak istendiği için seçeneklerdeki nispi haklar elenmelidir.
2
Mutlak hakların konusunu incele
Mutlak haklar; ayni haklar (maddi mallar) ve fikri haklar (maddi olmayan mallar) olarak ikiye ayrılır.
Soruda özellikle maddi olmayan (gayrimaddi) mallar üzerindeki yetki sorulmaktadır.
3
Seçenekleri analiz et
Mülkiyet, rehin ve irtifak hakları 'ayni haklar' olup eşya (maddi mal) üzerindedir. Alacak hakkı ise 'nispi' bir haktır. Telif hakkı ise bir 'fikri hak'tır.
Telif hakkı, bir eser (kitap, müzik, yazılım vb.) üzerindeki zihni emeği korur ve mutlak niteliktedir.

Key Concept

Mutlak Hakların Konularına Göre Ayrımı (Ayni vs. Fikri Haklar)

Hints

1
Mutlak haklar herkese karşı ileri sürülebilirken, nispi haklar sadece belirli bir kişiden talep edilebilir.
2
Eşya gibi elle tutulur varlıklar 'maddi mal' iken; fikir, sanat eseri veya icatlar 'maddi olmayan' (gayrimaddi) mallardır.
3
Seçenekler arasında zihni bir yaratıcılığın sonucunda doğan ve herkese karşı korunması gereken tek hakkı bulun.

Practice More

Yenilik doğuran (inşai) haklar ile alelade haklar arasındaki ayrımı inceleyerek hakların kullanımı konusundaki bilgini pekiştirebilirsin.
Estimated Time:1m 15s
Question 382Question

Hukuk sistemimizde normlar hiyerarşisi (kademeler silsilesi), yazılı kaynakların birbirine olan üstünlük sıralamasını ve her normun geçerliliğini bir üstteki normdan almasını ifade eder. Bu hiyerarşik yapı ve mevcut anayasal düzenlemeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi hukukî bağlayıcılık gücü bakımından "kanun" ile aynı basamakta yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnameleri

Answer

Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnameleri
Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, normlar hiyerarşisinde 'Kanun' basamağının altında yer alan 'tali' nitelikte düzenleyici işlemlerdir. Anayasa uyarınca, kanun ile kararname arasında bir çelişki olması durumunda kanun hükümleri uygulanır, bu da kararnamenin kanundan daha düşük bir hukukî güce sahip olduğunun en açık kanıtıdır.

Step-by-Step Solution

1
Normlar hiyerarşisi basamaklarını hatırlayın.
Hiyerarşi; Anayasa, Kanunlar (Milletlerarası Antlaşmalar, OHAL CBK ile beraber), CB Kararnameleri ve Yönetmelikler şeklinde sıralanır.
Hukuki normların birbirine olan üstünlüğünü belirlemek için standart piramit yapısı temel alınır.
2
Seçeneklerdeki normların seviyelerini belirleyin.
Milletlerarası antlaşmalar, OHAL CBK, İçtüzük ve İçtihadı Birleştirme Kararları 'Kanun' basamağındadır.
Bu belgeler anayasal olarak veya nitelikleri gereği kanun gücünde sayılan yazılı kaynaklardır.
3
Seçenekleri karşılaştırarak kanunun altında kalan normu seçin.
Olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnameleri kanunun altında, yönetmeliğin üstündedir.
Anayasa'nın 104. maddesine göre kanunda açıkça düzenlenen konularda bu kararnameler çıkarılamaz ve kanunla çatışırlarsa kanun üstün gelir.

Key Concept

Hukuk Normlarının Hiyerarşik Sıralaması

Hints

1
Normlar hiyerarşisinde kanunların altında, yönetmeliklerin ise üstünde kalan bir düzenleyici işlemi düşünün.
2
Bir normun kanunla çatışması durumunda kanun öncelikli kabul ediliyorsa, o norm kanundan daha alt seviyededir.
3
Cumhurbaşkanlığı kararnameleri olağan ve olağanüstü dönem olarak ikiye ayrılır; bunlardan sadece bir tanesi kanun düzeyindedir.

Practice More

Milletlerarası antlaşmalar ile kanunların 'temel hak ve hürriyetler' konusunda çatışması durumundaki özel düzenlemeyi inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 383Question

Hukuk doktrininde yer alan "ideal olan", "konulmuş olan" ve "yürürlükte olan" hukuk ayrımları çerçevesinde kurgulanan aşağıdaki öncülleri dikkate alınız:

I. Yetkili makamlarca usulüne uygun şekilde yürürlükten kaldırılan (mülga) bir kanun maddesi,
II. Bir uyuşmazlıkta hakim tarafından hukuk boşluğunu doldurmak amacıyla başvurulan ve bağlayıcılığı olan örf ve adet kuralı,
III. Mevcut hukuk sisteminde yazılı veya yazısız olarak yer almayan ancak toplumsal adaleti sağlamak için "olması gerektiği" savunulan hakkaniyet ilkesi

Bu öncüllerin hukukun türleri (pozitif, mevzu, tabii, tarihi) ile eşleştirilmesi ve aralarındaki kapsayıcılık ilişkisi hakkında yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Pozitif hukuk; II numaralı unsuru kapsayıp III numaralı unsuru dışarıda bırakırken, mevzu hukuk kavramı hem II hem de III numaralı unsurları kapsamı dışında tutmaktadır.

Answer

Pozitif hukukun yazılı ve yazısız kuralları kapsaması, mevzu hukukun ise sadece yazılı kuralları kapsaması nedeniyle II numaralı unsur pozitif hukukta yer alırken mevzu hukukta yer almaz; III numaralı unsur ise her ikisinin de dışındadır.
Pozitif hukuk (müspet hukuk), bir ülkede belli bir dönemde yürürlükte olan yazılı ve yazısız kuralların bütünüdür. Bu tanıma göre bağlayıcı örf ve adet kuralları (II) pozitif hukuk kapsamına girer. Mevzu hukuk ise sadece yetkili makamlarca konulan yazılı kuralları (kanun, CBK, yönetmelik) kapsar; dolayısıyla yazısız olan II numaralı unsuru dışarıda bırakır. Tabii hukuk (III) ise ideal olanı temsil eder ve ne pozitif ne de mevzu hukukun bir parçasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerin hukuki niteliklerini belirle
I: Tarihi Hukuk, II: Pozitif Hukuk (Yazısız), III: Tabii Hukuk
Mülga kanunlar artık yürürlükte değildir, uygulanan örf-adet yazısızdır ama yürürlüktedir, ideal adalet ise henüz pozitifleşmemiştir.
2
Pozitif Hukuk ve Mevzu Hukuk kümelerini karşılaştır
Pozitif Hukuk = Mevzu Hukuk (Yazılı) + Örf ve Adet Hukuku (Yazısız)
Pozitif hukuk yürürlükteki tüm kurallardır; mevzu hukuk ise bunun sadece yetkili makamlarca konulan yazılı kısmıdır.
3
Öncülleri bu kümelere yerleştir
II ∈ Pozitif Hukuk, II ∉ Mevzu Hukuk; III ∉ Her ikisi
Örf ve adet kuralı yazısız olduğu için mevzu hukuk olamaz ama bağlayıcı ve yürürlükte olduğu için pozitif hukuktur.
4
Seçeneklerdeki mantıksal önermeyi doğrula
Doğru ifade: Pozitif hukuk II'yi kapsar, III'ü dışlar; Mevzu hukuk hem II'yi hem III'ü dışlar.
Hukuk türleri arasındaki kapsayıcılık hiyerarşisi bu teknik ayrım üzerine kuruludur.

Key Concept

Hukukun Türleri ve Kapsam İlişkileri (Pozitif vs Mevzu)

Hints

1
Pozitif hukuk ile Mevzu hukuk arasındaki temel fark 'yazılılık' ve 'yazısızlık' durumudur.
2
Bir kuralın 'pozitif' olması için şu an yürürlükte olması gerekir; 'mevzu' olması için ise sadece yetkili bir makam tarafından yazılı olarak konulmuş olması gerekir.
3
Örf ve adet kuralları hakim tarafından boşluk doldururken kullanılırsa pozitif hukukun yazısız kaynağı olurlar ama asla mevzu hukuka dahil edilmezler.

Practice More

Pozitif hukukun yazılı ve yazısız kaynakları arasındaki normlar hiyerarşisi ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:3m 0s
Question 384Question

Ayırt etme gücüne sahip 1717 yaşındaki bir lise öğrencisinin, yasal temsilcisinin (veli veya vasi) rızası bulunmaksızın bir teknoloji mağazasından taksitle bilgisayar satın alarak borçlandırıcı bir sözleşme imzalaması durumunda; bu hukuki işlemin sakatlığına bağlanan yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tek taraflı bağlamazlık

Answer

Sınırlı ehliyetsiz bir bireyin tek başına yaptığı borçlandırıcı işlemlere bağlanan yaptırım 'tek taraflı bağlamazlık' (askıda geçersizlik) yaptırımıdır.
Sınırlı ehliyetsizlerin (ayırt etme gücü olan küçükler veya kısıtlılar) kendilerini borç altına sokan işlemlerinde yasal temsilcilerinin izni veya onayı yoksa, bu işlem 'tek taraflı bağlamazlık' (askıda geçersizlik) yaptırımına tabidir. Bu durumda sözleşme karşı tarafı bağlarken, sınırlı ehliyetsizi velisi veya vasisi onay (icazet) verene kadar bağlamaz.

Step-by-Step Solution

1
Kişinin ehliyet durumunu belirlemek
17 yaşında ve ayırt etme gücüne sahip birey 'sınırlı ehliyetsiz' kategorisindedir.
Tam ehliyetli olmayan ancak ayırt etme gücü bulunan küçükler sınırlı ehliyetsiz sayılır.
2
Yapılan işlemin niteliğini analiz etmek
Bilgisayar satın alma işlemi 'borçlandırıcı bir işlem'dir.
Sınırlı ehliyetsizlerin kendilerini borç altına sokan işlemler için yasal temsilci rızası alması zorunludur.
3
Eksiklik durumunda uygulanacak yaptırımı tespit etmek
Yasal temsilci rızası eksikse işlem 'tek taraflı bağlamazlık' yaptırımına tabi olur.
Bu durumda işlem karşı tarafı bağlarken, sınırlı ehliyetsizi yasal temsilcisi onay verene kadar bağlamaz.

Key Concept

Hükümsüzlük Türleri: Tek Taraflı Bağlamazlık

Hints

1
Kişinin ehliyet düzeyini (sınırlı ehliyetsiz) ve bu ehliyet düzeyinin rızasız işlemlerinin hukuki sonucunu düşünün.
2
İşlemin geçersizliğinin bir tarafın (yasal temsilci) onayına bağlı olarak askıda kalması durumunu hatırlayın.
3
Bu yaptırım türü 'askıda geçersizlik' olarak da bilinir ve genellikle ehliyet eksikliklerinde karşımıza çıkar.

Practice More

İrade sakatlıkları (hata, hile, korkutma) durumunda uygulanan 'nisbi butlan' ile ehliyet eksikliğinde uygulanan bu yaptırımı karşılaştırın.
Estimated Time:1m 15s
Question 385Question

Hukuk kurallarına aykırı bir davranışla başkasına verilen zararın, bu zararı veren kişi tarafından mali bir bedel ödenerek giderilmesini amaçlayan yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tazminat

Answer

Tazminat
Tazminat, hukuka aykırı bir fiil veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle bir başkasına verilen zararın, zararı veren kişi tarafından (genellikle para olarak) karşılanmasıdır. Soruda belirtilen 'zararın mali bir bedelle giderilmesi' ifadesi doğrudan bu kavramı tanımlamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki temel kavramı belirle
Hukuka aykırı fiil sonucu oluşan bir 'zararın giderilmesi' ve 'mali bedel' kavramları vurgulanmaktadır.
Yaptırım türlerini birbirinden ayıran en temel fark, uygulandıkları durum ve amaçlarıdır.
2
Yaptırım türlerini karşılaştır
Tazminatın temel amacı verilen zararı 'tazmin etmek' yani gidermektir.
Ceza suçla, cebri icra borcun yerine getirilmesiyle, iptal ise idari işlemlerin geçerliliğiyle ilgilidir.

Key Concept

Hukuki yaptırımların amacı ve çeşitleri (özellikle tazminat)

Hints

1
Bu yaptırım türü, 'haksız fiil' veya 'sözleşmeye aykırılık' durumlarında, mağdurun kaybını telafi etmeye odaklanır.

Practice More

Tazminatın türleri olan 'maddi tazminat' ve 'manevi tazminat' arasındaki farkları inceleyerek bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 386Question

Hukuk sistemimizde hukuki işlemlerin sakatlığı; işlemin kurucu unsurlarındaki, geçerlilik şartlarındaki veya irade beyanlarındaki eksikliklere göre farklı yaptırımlara tabi tutulmaktadır.

Buna göre;

I.I. Hukuki işlemin konusunun, işlemin yapıldığı sırada objektif olarak imkânsız olması,
II.II. Sözleşmenin kurucu unsurlarından biri olan karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının bulunmaması,
III.III. Hukuki işlemin içeriğinin kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olması,
IV.IV. Ayırt etme gücüne sahip bir kişinin, karşı tarafın hilesi (aldatması) sonucunda bir sözleşmeyi imzalamış olması

durumlarından hangileri "mutlak butlan" yaptırımı kapsamında değerlendirilir?

Show answer & explanation

Answer: II ve IIIIII

Answer

Hukuki işlemin konusunun başlangıçta objektif olarak imkânsız olması ve işlemin emredici hukuk kurallarına veya kamu düzenine aykırı olması durumları mutlak butlan yaptırımına tabidir.
Hukuki işlemin konusunun başlangıçta objektif olarak imkânsız olması (örneğin telef olmuş bir malın satışı) ve işlemin emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırı olması, Türk hukukunda işlemin 'mutlak butlan' ile sakatlanmasına neden olur. Bu durumlarda işlem kurucu unsurlar (taraflar, irade, konu) açısından tamamlanmış olsa bile hukuk düzeni tarafından korunmaz.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerin hukuki niteliğini analiz etme
II numaralı öncül başlangıçtaki objektif imkânsızlığı (Mutlak Butlan), IIII numaralı öncül irade uyuşmazlığını (Yokluk), IIIIII numaralı öncül kanuna ve kamu düzenine aykırılığı (Mutlak Butlan), IVIV numaralı öncül ise irade sakatlığını (Nispi Butlan) ifade eder.
Hükümsüzlük türlerini doğru ayırt etmek için işlemin hangi aşamada sakatlandığını belirlemek gerekir.
2
Mutlak butlan nedenlerini belirleme
II ve IIIIII numaralı durumlar, Türk Borçlar Kanunu'na göre işlemin ölü doğmasına (mutlak butlan) neden olan hallerdir.
Mutlak butlan, kamu yararını ilgilendiren ve işlemin kurucu unsurları tam olsa dahi geçerlilik kazanamayacağı durumları kapsar.
3
Yanlış olanları eleme
IIII numaralı öncül kurucu unsur eksikliği (Yokluk) olduğu için, IVIV numaralı öncül ise sadece ilgilisinin iptal edebileceği bir durum (Nispi Butlan) olduğu için elenir.
Soruda sadece mutlak butlan yaptırımı sorulmaktadır.

Key Concept

Hükümsüzlük Türlerinin (Yokluk, Mutlak Butlan, Nispi Butlan) Kapsam Farkı

Hints

1
Kurucu unsurların (irade beyanı gibi) eksikliği ile geçerlilik şartlarının (kamu düzeni gibi) eksikliğini karıştırmayın.
2
Başlangıçtaki objektif imkânsızlık ile sonradan ortaya çıkan imkânsızlık farklıdır; mutlak butlan için imkânsızlığın işlem anında mevcut olması gerekir.
3
Hile, iradenin sakatlanmasıdır; bu durum işlemin tamamen geçersiz olması değil, aldatılan tarafın işlemi iptal edebileceği (nispi butlan) anlamına gelir.

Practice More

Mutlak butlan ile nispi butlanın zamanaşımı ve hakimin re'sen (kendiliğinden) dikkate alması bakımından farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 387Question

Bir kimsenin, yerine getirmekle yükümlü olduğu bir edimi (örneğin bir borcu veya bir mahkeme kararını) kendi rızasıyla yerine getirmemesi üzerine, devlet gücü aracılığıyla bu yükümlülüğün zorla yerine getirilmesi sağlanmaktadır.

Bu durum, hukuk kurallarına aykırılık halinde öngörülen aşağıdaki yaptırım türlerinden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Cebri İcra

Answer

Hukuki bir yükümlülüğün devlet gücüyle zorla yerine getirilmesi 'Cebri İcra' olarak adlandırılır.
Soruda tanımlanan durum, bir yükümlülüğün devlet eliyle zorla yerine getirilmesidir. Hukuk terminolojisinde 'cebir' zorlama, 'icra' ise yerine getirme demektir. Dolayısıyla 'Cebri İcra' seçeneği bu tanımı tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Yükümlülüğün niteliğini belirle
Ortada yerine getirilmesi gereken bir borç veya edim (mahkeme kararı vb.) bulunmaktadır.
Yaptırımın türünü anlamak için önce ihlal edilen durumun ne olduğu tespit edilmelidir.
2
Kişinin tutumunu analiz et
Kişi bu yükümlülüğü kendi rızasıyla (iradi olarak) yerine getirmemektedir.
Yaptırımın devreye girmesi için kuralın gönüllü olarak ihlal edilmesi gerekir.
3
Uygulanan gücün kaynağını ve amacını kontrol et
Devlet gücü kullanılarak bu yükümlülüğün 'zorla' yerine getirilmesi sağlanmaktadır.
Zorla yerine getirme (icra etme) eylemi bizi doğrudan 'cebri icra' kavramına götürür.

Key Concept

Hukukun müeyyidelerinden biri olan Cebri İcra, 'zorla yaptırma' anlamına gelir.

Hints

1
Yaptırımın ismindeki 'zorla' ve 'yerine getirme' anlamlarına dikkat edin.
2
Arapça kökenli 'Cebir' (zorlama) ve 'İcra' (uygulama/yapma) kelimelerini düşünün.
3
Borçlunun malına haciz konulması, bu yaptırım türünün en yaygın örneğidir.

Practice More

Diğer yaptırım türleri olan tazminat ve ceza arasındaki temel farkları çalışarak bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 388Question

1982 Anayasası'nın 90. maddesinde yer alan milletlerarası antlaşmaların hukuki rejimine ilişkin hükümler ve normlar hiyerarşisi ilkeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Türk hukuk sistemindeki hiyerarşik yapı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkan uyuşmazlıklarda, antlaşma hükümlerinin esas alınması kanunu 'geçersiz' kılan bir norm denetimi değil, bir 'uygulama önceliği' meselesidir.

Answer

Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar ile kanunların çatışması durumunda antlaşma hükümlerinin esas alınması bir 'uygulama önceliği' ilkesidir.
Türk hukukunda 2004 yılında Anayasa'nın 90. maddesine eklenen hüküm, temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların çatışması durumunda antlaşmaya 'uygulama önceliği' tanımıştır. Bu, kanunun hiyerarşik olarak iptal edildiği anlamına gelmez; sadece uyuşmazlığı çözen hakimin, kanun hükmünü ihmal ederek antlaşma hükmünü somut olaya tatbik etmesi gerektiğini ifade eder. Bu durum, hiyerarşik bir 'geçersizlik' denetimi değil, anayasal bir tercih kuralıdır.

Step-by-Step Solution

1
Anayasa Madde 90/son hükmünün analiz edilmesi
Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların çelişmesi halinde antlaşma hükümlerinin esas alınacağı kuralı tespit edilir.
Bu hüküm, iki farklı yazılı kaynak arasındaki çatışmanın çözüm yöntemini belirler.
2
Hiyerarşik üstünlük ile uygulama önceliği arasındaki farkın ayırt edilmesi
Bir normun diğerinden üstün olması (hiyerarşi) o normun altındakini geçersiz kılmasına imkan verirken, uygulama önceliğinde her iki norm da geçerli kalmaya devam eder ancak çatışma anında biri tercih edilir.
Anayasa Mahkemesi'nin bu konudaki yerleşik içtihadı ve doktrin görüşü bu ayrımı vurgular.
3
Diğer hiyerarşik basamakların kontrol edilmesi
Kanun > Olağan CBK ilişkisi ve Anayasa'nın mutlak üstünlüğü teyit edilir.
Hatalı seçeneklerin elenmesi için sistemin genel işleyişi doğrulanmalıdır.

Key Concept

Hukuk Kuralları Arasındaki Çatışma Çözüm Yöntemleri ve Uygulama Önceliği

Hints

1
Anayasa'nın 90. maddesindeki 'esas alınır' ifadesinin bir iptal yetkisi mi yoksa bir tercih yetkisi mi olduğunu düşünün.

Practice More

İçtihadı Birleştirme Kararlarının normlar hiyerarşisindeki yerini ve bağlayıcılığını araştırınız.
Estimated Time:2m 0s
Question 389Question

Bir uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak olan kanun hükmünün sözü (lafzı), somut olayın özelliklerini de kapsayacak şekilde geniş bir yapıya sahiptir. Ancak bu hükmün olaya aynen uygulanması, kanun koyucunun asıl amacı ve hukukun genel ilkeleri ile bağdaşmamakta; 'kanunun ruhu'na aykırı bir sonuç doğurmaktadır. Hâkim, bu durumda hükmün kapsamını daraltarak somut olayı bu kuralın dışına çıkarmayı ve adaleti sağlamayı amaçlamaktadır.

Buna göre, hâkimin karşılaştığı boşluk türü ve bu uyuşmazlığı çözmek için başvurması gereken hukuk tekniği aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Örtülü boşluk - Teleolojik redüksiyon (Gaye yönünden sınırlama)

Answer

Hâkimin karşılaştığı durum 'Örtülü Boşluk' olup, başvurması gereken yöntem 'Teleolojik Redüksiyon'dur.
Sözü edilen uyuşmazlıkta kanun hükmünün lafzı (sözü) geniş olsa da, bu durum kanun koyucunun asıl amacıyla çelişmektedir. Hukuk doktrininde bu duruma 'Örtülü Boşluk' denir. Hâkimin, kuralın metnini amacına uygun olarak daraltarak adaleti sağlaması işlemine ise 'Teleolojik Redüksiyon' (gaye yönünden sınırlama) adı verilir.

Step-by-Step Solution

1
Kuralın kapsamını belirle
Kanun hükmünün lafzının somut olayı kapsadığı görülür.
Uyuşmazlığın çözümü için önce ilgili normun metnine bakılır.
2
Amaca uygunluk testi yap
Kuralın lafzının, kanun koyucunun asıl amacı (oranı) ile çeliştiği tespit edilir.
Dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı gibi genel ilkeler lafzi yorumu kısıtlayabilir.
3
Boşluk türünü teşhis et
Kuralın gereğinden fazla geniş olması nedeniyle 'Örtülü Boşluk' (Gizli Boşluk) olduğu belirlenir.
Lafzın ruhu aşması durumu teknik olarak gerçek olmayan boşluk altındaki örtülü boşluktur.
4
Çözüm yöntemini uygula
Teleolojik redüksiyon (amaca yönelik sınırlama) yapılarak kuralın kapsamı daraltılır.
Hâkim, adaleti sağlamak için kuralın lafzına hapsolmak yerine kanunun ruhuna uygun hareket eder.

Key Concept

Örtülü Boşluk ve Teleolojik Redüksiyon

Hints

1
Kanunun metni olayı kapsıyor mu yoksa kapsamıyor mu? Metin (lafız) genişse ancak amaçla çelişiyorsa boşluk 'gizli' kalmış demektir.
2
Lafız > Ruh (Amacı) ise bu bir örtülü boşluktur. Bu genişliği 'azaltmak' veya 'budamak' gerekir.
3
'Redüksiyon' kelimesi daraltma veya azaltma anlamına gelir. Amaca (teleoloji) göre daraltma seçeneğine odaklanın.

Practice More

Gerçek boşluk ve hukuk boşluğu ayrımını, hâkimin hukuk yaratma yetkisi çerçevesinde tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 390Question

Bir hukukçu hazırladığı raporunda, uyuşmazlığın çözümü için sadece yetkili makamlar tarafından yürürlüğe konulmuş olan anayasa, kanun ve yönetmelik gibi normları dikkate almış; ancak uyuşmazlık üzerinde etkili olabilecek toplum vicdanındaki örf ve adet kurallarını (yazısız hukuk) inceleme kapsamı dışında tutmuştur.

Buna göre, hukukçunun incelemesinde esas aldığı hukuk türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevzu Hukuk

Answer

Mevzu hukuk, bir ülkede yetkili makamlar tarafından konulan ve uyuşmazlık tarihinde yürürlükte olan sadece yazılı kuralların bütünüdür.
Mevzu hukuk, yetkili bir makam tarafından oluşturulan ve yürürlükte olan yazılı normların (anayasa, kanun, yönetmelik vb.) tamamını ifade eder. Soruda hukukçunun örf ve adet gibi yazısız kuralları dışlayarak sadece bu yazılı metinlere odaklanması, çalışmasının mevzu hukuk çerçevesinde olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Sorudaki veri setini analiz etme
Hukukçunun sadece yazılı normları (anayasa, kanun, yönetmelik) dikkate aldığı belirlenmiştir.
Kavramlar arasındaki temel ayrımı yapabilmek için hangi unsurların dahil edildiğini saptamak gerekir.
2
Yazısız hukukun durumunu değerlendirme
Örf ve adet kuralları (yazısız hukuk) bilinçli olarak inceleme dışında bırakılmıştır.
Pozitif hukuk ile mevzu hukuk arasındaki farkı belirleyen temel kriter yazısız kuralların varlığıdır.
3
Tanımlarla eşleştirme yapma
Sadece yazılı kuralları kapsayan türün 'Mevzu Hukuk' olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Mevzu hukuk 'vazedilen' (konulan) hukuktur ve sadece yazılı kaynaklardan oluşur.

Key Concept

Mevzu Hukuk vs Pozitif Hukuk Ayrımı

Hints

1
Bir ülkede yürürlükte olan kuralları 'yazılı' ve 'yazılı + yazısız' olarak iki ayrı kategoriye ayırabileceğimizi düşünün.
2
Sadece anayasa, kanun, cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik gibi yetkili organlarca hazırlanan metinlere ne denildiğini hatırlayın.
3
Yazılı + Yazısız = Pozitif Hukuk; Sadece Yazılı = Mevzu Hukuk.

Practice More

Pozitif hukukun hangi durumlarda örf ve adet kurallarını ikincil kaynak olarak kabul ettiğini incelemek için 'Hukukun Kaynakları' konusuna göz atabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 391Question

I. Ayırt etme gücü sürekli olarak bulunmayan bir bireyin gerçekleştirdiği mülkiyet devri sözleşmesi
II. Türk Medeni Kanunu'na göre evlendirme yetkisi bulunmayan bir kişinin katılımıyla düzenlenen evlilik merasimi

Yukarıdaki olaylar hukuk tekniği açısından incelendiğinde, bu işlemlerin karşı karşıya kalacağı hukuki yaptırımlar (hükümsüzlük türleri) sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mutlak Butlan - Yokluk

Answer

İlk işlem ayırt etme gücü yokluğu nedeniyle 'Mutlak Butlan', ikinci işlem ise resmi evlendirme memuru eksikliği nedeniyle 'Yokluk' yaptırımına tabidir.
Doğru cevap olan seçenek, ayırt etme gücü yokluğunun emredici bir geçerlilik şartı ihlali (Mutlak Butlan) olduğunu ve evlendirme memuru eksikliğinin ise işlemin maddi varlığını engelleyen bir kurucu unsur eksikliği (Yokluk) olduğunu doğru bir şekilde eşleştirmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci öncülün analiz edilmesi
Ayırt etme gücü yokluğu (Tam Ehliyetsizlik)
Ayırt etme gücü, hukuki işlemin kurucu unsuru değil, geçerlilik şartıdır. Bu şartın eksikliği işlemi baştan itibaren geçersiz kılar (Mutlak Butlan).
2
İkinci öncülün analiz edilmesi
Resmi evlendirme memuru eksikliği
Evlenme işleminde resmi memur, işlemin 'kurucu unsurudur'. Kurucu unsur eksik olduğunda hukuk dünyasında böyle bir işlem hiç doğmamış sayılır (Yokluk).
3
Sıralamanın belirlenmesi
Mutlak Butlan - Yokluk
Her iki durumun hukuki niteliği birleştirildiğinde doğru sıralama elde edilir.

Key Concept

Hukuki İşlemlerde Geçerlilik Şartları ve Kurucu Unsurlar Ayrımı

Hints

1
Bir işlemin hukuk dünyasında 'hiç var olmaması' ile 'var olup da ölü doğması' arasındaki farkı düşünün.

Practice More

Nispi butlan ile mutlak butlan arasındaki 'hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınma' farkını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 392Question

Hukuk düzeni tarafından korunan ve sahibine bu korumadan yararlanma yetkisi tanınan menfaatlere "hak" denir. Haklar; kişilerin devlet ile olan ilişkilerini düzenleyen "kamu hakları" ve kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen "özel haklar" olmak üzere iki temel gruba ayrılır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir "özel hak" niteliğindedir?

Show answer & explanation

Answer: Alacak hakkı

Answer

Alacak hakkı, kişilerin birbirleriyle olan özel hukuk ilişkilerinden doğan bir haktır.
Alacak hakkı, bir borç ilişkisinin konusu olarak bir kişinin (alacaklı) diğer bir kişiden (borçlu) belli bir davranışta bulunmasını isteme yetkisidir. Bu hak, kişilerin birbirleriyle olan eşit statüdeki ilişkilerini düzenleyen özel hukuk alanında yer aldığı için bir özel haktır.

Step-by-Step Solution

1
Hak kavramının temel ayrımını hatırla.
Haklar, kamu hakları (birey-devlet) ve özel haklar (birey-birey) olarak ikiye ayrılır.
Sorunun hangi kategorideki hakkı istediğini belirlemek için bu ayrım temeldir.
2
Seçeneklerdeki hakların muhataplarını değerlendir.
Seçme/seçilme, dilekçe ve kamu hizmeti siyasal nitelikli olup devletle ilgilidir; konut dokunulmazlığı ise anayasal bir güvencedir.
Kamu hakları genellikle Anayasa ile düzenlenen temel hak ve özgürlüklerdir.
3
Özel hukuk ilişkisini temsil eden seçeneği bul.
Alacak hakkı, bir borç ilişkisinde alacaklının borçludan bir edimi talep etme yetkisidir.
Kişiler arasındaki bu yetki doğrudan özel hukuk (Borçlar Hukuku) alanına girer.

Key Concept

Kamu Hakları ve Özel Haklar Ayrımı

Hints

1
Kamu hakları genellikle bireyin devlete karşı sahip olduğu, Anayasa'da düzenlenen haklardır.
2
Özel haklar ise bireylerin birbirleriyle olan borç, mülkiyet veya aile ilişkilerinden doğar.
3
Birine borç verdiğinizde o parayı geri isteme yetkiniz (alacak hakkı) devletle değil, o kişiyle olan özel bir hukuk ilişkinizdir.

Practice More

Özel hakların 'ileri sürülebilecekleri çevreye göre' (mutlak ve nispi haklar) sınıflandırmasını inceleyerek alacak hakkının neden nispi bir hak olduğunu öğrenebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 393Question

Hukuk sistemimizde yer alan yazılı kaynaklar (Anayasa, kanun, yönetmelik vb.) arasında bir altlık-üstlük ilişkisi bulunur. Bu hiyerarşik yapıya göre, piramidin en üst basamağında yer alan ve diğer tüm hukuk kurallarının kendisine uygun olması gereken en üstün hukuk kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Anayasa

Answer

Hukuk sistemindeki en üstün ve temel kaynak olan Anayasa'dır.
Hukuk kuralları arasında 'normlar hiyerarşisi' adı verilen bir sıralama vardır. Bu sıralamanın en tepesinde yer alan kural Anayasa'dır. Hiçbir kanun, kararname veya yönetmelik Anayasa'ya aykırı hükümler içeremez.

Step-by-Step Solution

1
Hukuk kuralları arasındaki hiyerarşik sıralamayı (Kelsen Piramidi) hatırla.
Sıralama: Anayasa > Kanun/Milletlerarası Antlaşma > CBK > Yönetmelik şeklindedir.
Alt basamaktaki bir kuralın üst basamaktakine aykırı olamayacağını anlamak için bu sıralama gereklidir.
2
Piramidin en tepesindeki (zirvedeki) kuralı tespit et.
En üstte Anayasa bulunur.
Anayasa, diğer tüm normların geçerlilik kaynağıdır.

Key Concept

Anayasa'nın Üstünlüğü ve Normlar Hiyerarşisi

Hints

1
Hukuk kurallarını bir piramit olarak hayal edin.
2
Bu piramidin en tepesinde devletin temel yapısını belirleyen kural bulunur.
3
Hukukta 'En Üstün Belge' olarak adlandırılan ve 1982 tarihli olan metni düşünün.

Practice More

Piramidin diğer basamaklarını (Kanun, CBK, Yönetmelik) yukarıdan aşağıya doğru sıralayarak pekiştirme yapabilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 394Question

Hukuk kurallarına aykırılık durumunda devlet gücüyle karşılaşılacak sonucu ifade eden yaptırımlar (müeyyideler), hukuk dallarına göre çeşitlilik gösterir. Yaptırımların hukuki sonuçları ve işleyişleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: İdari yargı tarafından gerçekleştirilen 'iptal' yaptırımı, işlemin yapıldığı andan itibaren değil, mahkemenin karar verdiği andan itibaren ileriye dönük hüküm doğurur.

Answer

İptal yaptırımının mahkeme kararından itibaren ileriye dönük sonuç doğurduğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü iptal kararları işlemin yapıldığı ilk ana kadar geriye gider.
Hukuk sistemimizde idari işlemlerin yargı yoluyla iptal edilmesi, işlemin tesis edildiği (yapıldığı) andan itibaren tüm hüküm ve sonuçlarıyla ortadan kalkması sonucunu doğurur. Buna 'geriye yürüme' (makable şamil olma) denir. Dolayısıyla, işlemin sadece mahkeme kararından itibaren ileriye dönük olarak iptal edildiğini savunan görüş yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Özel hukuk yaptırımlarının (Yokluk, Butlan) özelliklerini hatırla.
Yokluk hiç doğmamadır, Mutlak Butlan ise baştan geçersizliktir ve her ikisi de zaman aşımına uğramaz.
Seçeneklerdeki özel hukuk terimlerinin doğruluğunu teyit etmek için gereklidir.
2
İdari yargıdaki 'İptal' yaptırımının zaman içindeki etkisini analiz et.
İptal kararları, işlemin hukuk alemine girdiği ilk ana geri gider ve onu tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırır.
Hukuka aykırı işlemin sanki hiç yapılmamış gibi kabul edilmesi ilkesini doğrulamak için.
3
İptal ve Hükümsüzlük arasındaki temel farkları karşılaştır.
İptal idari işlemler için, hükümsüzlük türleri ise genellikle özel hukuk işlemleri için öngörülmüştür.
Kavramların hukuk dallarına göre ayrımını netleştirmek için.

Key Concept

İptal Kararlarının Geriye Yürümesi (Makable Şamil Olma)

Hints

1
Yaptırımların zaman içindeki etkilerine (geçmişe mi yoksa geleceğe mi yönelik olduklarına) odaklanın.
2
İdari bir işlemin mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, işlemin sanki hiç yapılmamış gibi kabul edilip edilmediğini düşünün.
3
İptal kararlarının 'geriye yürümesi' (makable şamil olması) prensibini hatırlayın; bu prensip işlemin tesis edildiği ana kadar gider.

Practice More

İptal ile Butlan arasındaki farkları, özellikle kimlerin bu iddiaları ileri sürebileceği (menfaat ihlali vs.) üzerinden inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 395Question

Hukuk düzeninin öngördüğü yaptırımların (müeyyidelerin) nitelikleri, uygulama koşulları ve hukuki sonuçlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ayırt etme gücünden yoksun bir kimsenin (tam ehliyetsiz) bizzat yaptığı bir taşınmaz satım sözleşmesinin, yasal temsilcisinin sonradan rıza göstermesiyle baştan itibaren geçerli hale gelmesi 'Nispi Butlan' yaptırımının bir sonucudur.

Answer

Ayırt etme gücü olmayan şahsın işleminin icazetle düzeldiğini ve bunun nispi butlan olduğunu iddia eden seçenek yanlıştır.
Ayırt etme gücü olmayan bir kimsenin (tam ehliyetsiz) yaptığı işlemler hukuk düzeninde 'Mutlak Butlan' yaptırımına tabidir. Bu tür işlemler, kamu düzenini ilgilendirdiği için baştan itibaren geçersizdir ve yasal temsilcinin sonradan vereceği onay (icazet) ile geçerli hale getirilemez. Seçeneklerden birinde bu durumun 'Nispi Butlan' olduğu ve onay ile düzeleceği belirtildiği için bu ifade hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Ehliyet durumunu analiz etme
Ayırt etme gücü olmayan kimse 'Tam Ehliyetsiz' kategorisindedir.
Türk Medeni Kanunu'na göre ayırt etme gücü, hukuki işlem yapabilmenin temel ön şartıdır.
2
Sakatlığın türünü belirleme
Tam ehliyetsizlerin yaptığı işlemler 'Mutlak Butlan' ile maluldür.
Ayırt etme gücü eksikliği, işlemin geçerlilik şartlarından en temelinin eksik olması demektir.
3
Onayın (İcazetin) etkisini değerlendirme
Mutlak butlan ile sakat işlemler, sonradan verilen onay (icazet) ile geçerli hale gelemez.
Mutlak butlan kamu düzenini ilgilendirir ve işlem baştan itibaren ölü doğmuştur; nispi butlandan farklı olarak düzeltilemez.

Key Concept

Hükümsüzlük Türlerinin Ayırıcı Özellikleri

Hints

1
Ehliyet durumları ile hükümsüzlük türleri arasındaki ilişkiyi hatırlayın; tam ehliyetsiz birinin iradesi hukukça nasıl değerlendirilir?

Practice More

Sınırlı ehliyetsizlerin (ayırt etme gücü olan küçükler) işlemlerinin tabi olduğu 'Tek Taraflı Bağlamazlık' ile 'Mutlak Butlan' arasındaki farkları gözden geçirin.
Estimated Time:2m 30s
Question 396Question

Hukuk düzeninde bir hukuki işlemin kurucu unsurları (irade beyanı, konu gibi) tam olarak mevcut olmasına rağmen; işlemin konusunun emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırı olması durumunda öngörülen yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mutlak Butlan

Answer

Mutlak Butlan, hukuki işlemin kurucu unsurları mevcut olsa dahi, emredici kurallara veya kamu düzenine aykırılık nedeniyle işlemin baştan itibaren geçersiz sayılmasıdır.
Mutlak butlan, bir hukuki işlemin kurucu unsurlarının (taraflar, irade beyanı, konu) mevcut olmasına rağmen; kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine, genel ahlaka, kişilik haklarına aykırı olması veya konusunun imkansız olması durumunda uygulanan yaptırımdır. Bu durumda işlem baştan itibaren geçersizdir ve sonradan geçerli kılınamaz.

Step-by-Step Solution

1
Kurucu unsurların durumunu kontrol edin.
Soru kökünde 'kurucu unsurların tam olduğu' belirtilmiştir. Bu bilgi, 'Yokluk' yaptırımını doğrudan eler.
Yokluk, işlemin hiç doğmamasıdır; unsurlar tamsa işlem doğmuş demektir.
2
Hukuka aykırılığın niteliğini belirleyin.
Aykerılık 'emredici kurallara, kamu düzenine ve genel ahlaka' yöneliktir.
Bu tür ağır aykırılıklar işlemin sakat doğmasına ve kesin olarak geçersiz kalmasına neden olur.
3
Doğru yaptırım türünü eşleştirin.
Bu şartlar altında uygulanan yaptırım Mutlak Butlan'dır.
Mutlak butlan ile sakatlanan bir işlem sonradan geçerli hale getirilemez ve herkes tarafından ileri sürülebilir.

Key Concept

Mutlak Butlan ve Yokluk Ayrımı

Hints

1
İşlemin 'kurucu unsurlarının' tam olup olmadığına bakarak 'yokluk' ihtimalini değerlendirin.
2
Kamu düzenine ve emredici kurallara aykırılık, işlemin 'baştan itibaren ölü doğmasına' neden olur.
3
Kurucu unsurlar tamsa işlem doğmuştur ama kurallara aykırı olduğu için 'butlan' ile maluldür. Ağır aykırılıklarda bu butlan türü 'mutlak' nitelik taşır.

Practice More

Nispi butlan ve tek taraflı bağlamazlık örneklerini içeren senaryoları inceleyerek aradaki farkları pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 397Question

Özel hukukta haklar, ileri sürülebilecekleri çevre bakımından 'mutlak haklar' ve 'nispi haklar' olarak ikiye ayrılır. Bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak alıcının satıcıdan mülkiyetin devrini isteme yetkisi ile bir mucidin patentini aldığı buluşu üzerindeki yetkisi, ileri sürülebilecekleri çevre bakımından aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak sınıflandırılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Nispi hak - Mutlak hak

Answer

Sözleşmeden doğan teslim talebi nispi hak, patent üzerindeki yetki ise mutlak haktır.
Sözleşmeye dayalı haklar (örneğin satış vaadinden doğan tescil talebi) sadece o sözleşmenin karşı tarafına karşı ileri sürülebildiği için nispi haklar kategorisindedir. Buna karşılık, patent, telif gibi fikri haklar ile mülkiyet gibi ayni haklar herkese karşı ileri sürülebildiği için mutlak haklar kategorisindedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci hakkın hukuki kaynağını ve muhatabını belirle.
Taşınmaz satış vaadi bir sözleşmedir; bu sözleşmeden doğan hak sadece satıcıdan istenebilir. Bu durum 'nispi hak' tanımına uyar.
Nispi haklar sadece hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir.
2
İkinci hakkın hukuki niteliğini ve muhatabını belirle.
Patent hakkı bir fikri haktır ve sahibine buluş üzerinde herkese karşı savunabileceği bir yetki verir. Bu durum 'mutlak hak' tanımına uyar.
Mutlak haklar maddi veya gayrimaddi mallar üzerinde kurulur ve herkese karşı ileri sürülebilir.
3
Elde edilen sonuçları sırasıyla seçeneklerle karşılaştır.
Birinci hak nispi, ikinci hak mutlak olarak eşleştirilmelidir.
Soru kökündeki sıraya uygun doğru sınıflandırma seçeneğine ulaşmak için.

Key Concept

Hakların İleri Sürülebilecekleri Çevreye Göre Sınıflandırılması

Hints

1
Hakkın kime karşı ileri sürülebileceğine (sadece bir kişiye mi yoksa herkese mi) odaklanın.
2
Sözleşmeden doğan alacak hakları ile eşya veya buluş üzerindeki mülkiyet/fikri hakların farkını düşünün.
3
Satış vaadi alacak doğurur (nispi), patent ise bir tekel hakkıdır (mutlak).

Practice More

Mutlak hakların 'ayni haklar' ve 'kişilik hakları' gibi alt kırılımlarını çalışarak pekiştirme yapabilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 398Question

Toplumsal yaşamı düzenleyen normatif sistemler arasında yer alan din, ahlak ve görgü kuralları; kişilerin birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini düzenlerken yaptırım güçlerini vicdandan veya toplumsal baskıdan alırlar. Buna karşın hukuk kuralları, ihlal edildiklerinde doğrudan doğruya devletin zorlayıcı gücüyle karşılaşırlar. Hukuk kurallarını diğer tüm sosyal düzen kurallarından ayıran ve devletin yetkili organları aracılığıyla somut bir karşılık (ceza, tazminat, geçersizlik vb.) verilmesini sağlayan bu temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Maddi yaptırımla desteklenmiş olması

Answer

Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran temel fark, devlet gücüyle uygulanan maddi yaptırımdır.
Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel ve karakteristik özellik 'maddi yaptırım'dır. Diğer kurallar (din, ahlak, görgü) ihlal edildiğinde karşılaşılan tepki (kınama, dışlanma vb.) manevi nitelikteyken; hukuk kuralları ihlal edildiğinde devletin zorlayıcı gücü (cebri güç) kullanılarak kişiye somut bir karşılık verilir.

Step-by-Step Solution

1
Toplumsal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) yaptırım türlerini analiz et.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımının manevi (toplumsal/vicdani) olduğu görüldü.
Bu kurallar ihlal edildiğinde devletin cebri bir zorlaması yoktur.
2
Hukuk kurallarının ihlali durumunda ortaya çıkan tepkiyi incele.
Hukuk ihlalinde devletin yetkili organlarının (mahkeme, icra dairesi vb.) devreye girdiği belirlendi.
Hukuk, devlet gücüyle desteklenen tek sosyal düzen kuralıdır.
3
Devlet gücüyle desteklenen yaptırım türünü adlandır.
Bu yaptırım türünün 'maddi yaptırım' (maddi müeyyide) olduğu sonucuna varıldı.
Maddi yaptırım; cebri icra, hapis, tazminat gibi somut karşılıkları ifade eder.

Key Concept

Hukuk kurallarının maddi yaptırım (müeyyide) özelliği

Hints

1
Hukuk kurallarına uymadığımızda kimin müdahale ettiğini (polis, mahkeme vb.) düşünün.
2
Devletin bir cezayı zorla uygulatması, yaptırımın manevi değil ne tür bir nitelik taşıdığını gösterir?
3
Cevap, 'müeyyide' kelimesinin sıfatı olan ve devletin somut gücünü ifade eden terimdir.

Practice More

Maddi yaptırım türlerini (ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük, iptal) inceleyerek bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 399Question

Toplumsal hayatın huzur, güven ve adalet içerisinde sürdürülmesini hedefleyen normatif sistemler arasında din, ahlak, görgü ve hukuk kuralları yer almaktadır. Bu kuralların tamamı bireylerin davranışlarını düzenleme amacı taşısa da, hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran en belirgin ve karakteristik fark 'müeyyide' (yaptırım) noktasında ortaya çıkmaktadır. Buna göre, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel yaptırım özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Devlet gücüyle desteklenen maddi bir nitelik taşıması

Answer

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel özellik, bu kuralların devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırıma (müeyyideye) sahip olmasıdır.
Toplumsal düzen kuralları içinde sadece hukuk kuralları, devletin yetkili organları aracılığıyla uygulanan ve bireyi uymaya zorlayan maddi bir yaptırıma sahiptir. Bu durum, hukuku diğer normatif sistemlerden ayıran en temel farktır.

Step-by-Step Solution

1
Toplumsal düzen kurallarının (Din, Ahlak, Görgü, Hukuk) ortak amacını belirle.
Tüm bu kurallar toplum hayatını düzenlemeyi ve bireyler arası ilişkileri stabilize etmeyi amaçlar.
Kuralların benzerliklerini anlayarak ayırt edici noktaya odaklanmak gerekir.
2
Yaptırım (müeyyide) türlerini karşılaştır.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı 'manevi' (günah sayılma, ayıplanma, kınama) iken; hukuk kurallarının yaptırımı 'maddi'dir (hapis, para cezası, tazminat).
Hukuku diğerlerinden ayıran en temel teknik kriter yaptırımın niteliğidir.
3
Zorlayıcı gücün kaynağını tespit et.
Hukuk kurallarının arkasında devletin cebri (zorlayıcı) gücü bulunur.
Maddi yaptırımı manevi yaptırımdan ayıran temel unsur devlet otoritesidir.

Key Concept

Hukuk kurallarının en temel ayırt edici özelliği, devlet gücüne dayalı maddi yaptırıma sahip olmasıdır.

Hints

1
Hukuk kuralları çiğnendiğinde devletin polis, jandarma veya mahkeme gibi organları devreye girer.
2
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı 'manevi' iken hukukunkine ne ad verilir?
3
Hukukun bu özelliğini tanımlayan anahtar kelime 'maddi yaptırım' ve 'devlet gücü'dür.

Practice More

Hukukun maddi yaptırım türlerini (ceza, tazminat, cebri icra, hükümsüzlük, iptal) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 400Question

Bir boşanma davası sonucunda mahkeme, çocuğun velayetini anneye vermiştir. Ancak baba, mahkeme kararına rağmen çocuğu anneye teslim etmemektedir. Bunun üzerine anne, icra müdürlüğüne başvurarak devlet gücü yardımıyla çocuğun kendisine teslim edilmesini sağlamıştır. Bu olayda uygulanan hukuki yaptırım türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Cebri İcra

Answer

Cebri icra, bir borç veya yükümlülüğün rıza ile yerine getirilmemesi halinde devlet gücüyle zorla yerine getirilmesini sağlayan yaptırımdır.
Cebri icra yaptırımı, bir kimsenin hukuk kurallarının veya mahkeme kararlarının kendisine yüklediği görevleri yerine getirmemesi durumunda, bu görevlerin devlet eliyle zorla yerine getirilmesini ifade eder. Soruda verilen çocuk teslimi örneği, cebri icranın tipik bir uygulama alanıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki hukuki durumu tespit edin.
Mahkemece verilmiş bir velayet kararı (hukuki yükümlülük) bulunmaktadır ancak taraflardan biri bu karara rıza göstermemektedir.
Yaptırım türünü belirlemek için önce hukuka aykırı durumun niteliği anlaşılmalıdır.
2
Uygulanan yöntem ve merciyi analiz edin.
Anne, icra müdürlüğüne başvurarak devlet gücü (polis, icra memuru) aracılığıyla çocuğun teslimini sağlamıştır.
Devletin zor kullanma yetkisinin hangi müeyyide kapsamında olduğunu bulmak gerekir.
3
Yaptırım türlerini karşılaştırın.
Bir yükümlülüğün zorla ifa ettirilmesi 'cebri icra' kavramıyla tanımlanır.
Ceza suç içindir, tazminat zarar içindir; zorla yerine getirme ise cebri icradır.

Key Concept

Cebri İcra (Zorla Yerine Getirme)

Hints

1
Bu yaptırımda devletin 'zor kullanma' yetkisi, bir borcun veya kararın uygulanması için devreye girer.
2
Bir kimsenin mahkeme kararına aykırı davranması durumunda icra müdürlüklerinin yürüttüğü faaliyetleri düşünün.
3
Kelime anlamı 'zorla yaptırma' olan ve genellikle para borcu, çocuk teslimi veya bir evin boşaltılması gibi durumlarda kullanılan terimi arayın.

Practice More

Diğer yaptırım türlerinden 'İptal' ve 'Hükümsüzlük' arasındaki temel farkları (idari işlem vs. hukuki işlem) tekrar edebilirsiniz.
Estimated Time:45s
PreviousPage 20 / 26Next
Hukukun Temel Kavramları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Page 20 | Examkin