İcra ve İflas Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca; bir icra memuru veya yardımcısı, kendisinin veya eşinin, nişanlısının, kan ve sıhri alt ve üst soyunun, üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve ikinci dereceye kadar (bu derece dahil) sıhri hısımlarının işlerine bakamaz. Bir icra müdürünün, öz kardeşinin alacaklı olduğu bir takip dosyasında borçlunun taşınır mallarını haczetmesi durumunda, yapılan bu işlemin hukuki akıbeti ve başvurulacak yol aşağıdakilerden hangisidir?
- İşlem hükümsüzdür ve bu işleme karşı süresiz şikayet yoluyla icra mahkemesinden işlemin iptali istenebilir.Answer
- Bİşlem mutlak butlanla sakat olduğundan kendiliğinden geçersizdir ve icra mahkemesi tarafından şikayete gerek kalmaksızın her zaman re'sen iptal edilir.
- CBu durum bir yasaklılık hali değil, reddi hakim kurallarına paralel bir ret sebebidir ve taraflarca 7 gün içinde ileri sürülmedikçe yapılan işlem geçerliliğini korur.
- DYapılan işlem usule aykırı olsa da geçerlidir; ancak borçlu, işlemin öğrenilmesinden itibaren 7 günlük şikayet süresi içinde icra mahkemesine başvurmalıdır.
- Eİşlem hukuken tamamen geçerli kabul edilir; ancak borçlunun bu işlem nedeniyle doğan zararları için icra müdürüne karşı doğrudan tazminat davası açma hakkı doğar.
Answer
İşlem hükümsüzdür ve bu işleme karşı süresiz şikayet yoluyla icra mahkemesinden işlemin iptali istenebilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 10. maddesi, icra memurlarının tarafsızlığını korumak amacıyla belirli hısımları arasındaki işleri görmesini yasaklamıştır. Öz kardeş ikinci derece kan hısımı olduğu için bu yasak kapsamındadır. Kanunun 11. maddesi ise bu yasağa aykırı işlemlerin 'hükümsüz' olduğunu belirtir. Doktrin ve Yargıtay uygulamasına göre bu hükümsüzlük kamu düzenine ilişkindir ve icra mahkemesi nezdinde süresiz şikayet yoluyla işlemin iptali sağlanır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
İcra Memurunun Yasaklılık Halleri ve Hükümsüzlük
Practice More
İcra memurlarının yasaklılık halleri ile reddi arasındaki farkları ve reddi halinde görevli merciyi inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s